Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » TEKEL direnişinden dayanışma manzaraları

TEKEL direnişinden dayanışma manzaraları

TEKEL direnişi ilk gününden itibaren yarattığı dayanışma ortamıyla da konuşulmayı hak ediyor. Ankara sanki uzun zamandır böyle bir direnişi bekliyormuşcasına coşkuyla karşıladı TEKEL direnişini.

Bir emekli, maaşından arta kalan 40 ytl ile doldurduğu poşeti ile geliyor çadıra. Bir emekçi kadın revire ilaçlarıyla geliyor. Bir başka kadın işçi, tüm komşularını buraya yardım için seferber edeceğini söylüyor çadır gezmelerinden sonra. İki ayı aşkın bir süredir çok sayıda sendika da işçilerin barınağı haline gelmiş durumda. İşçiler akşam eve gidiyorum diyor bu sendikalara giderken. Sakarya esnafı ilk günden itibaren ayrı bir anlam taşıyor işçiler için. Barda kalan işçilerden, “TEKEL işçisine ücretsizdir” denilen çaylara, tuvaletlere kadar çok yönlü desteği ile ama özellikle de “esnaf rahatsız oluyor” yalanlarına karşı işçilere destekleriyle Sakarya esnafı bütünleştiriyor kendini TEKEL direnişi içinde. İşçilerin içinde eriyen kendine yer bulan bir başka grup ise Genç-Sen. İşçiler “Herkesi seviyoruz ama Genç-Sen’i biraz daha fazla” diyor. Ama en başa devrimcileri aynı soğuğu, aynı açlığı iki aydır yaşayıp bıkmadan işçilere kendi güçlerini anlatan devrimcileri yazmak gerek. Grev işçinin olduğu gibi devrimcilerin de okulu oldu. Hem işçiler hem de devrimciler çok şey öğrendiler bugüne kadar.

TEKEL direnişi kararlılığı ve soluğu ile Ankara’nın ötesini de harekete geçirmeyi başardı. Öğrenci kafileleri geldiler ziyarete. Sanatçılar soluk verdiler direnişe. Şehirler harekete geçti. Sinop balığını, Bodrum mandalinasını, bir çok şehir kendi imkanlarını sundu direnişe. İtfaiye işçileri, Mutaf, Kent-AŞ ve bir çok direniş kendi mücadelesiyle birleştirdi TEKEL direnişini. Yurtdışından da özellikle Alman sendikalarının dayanışması TEKEL işçisinde muazzam bir mutluluk yarattı.

Tüm bunlara rağmen dayanışmanın eylemlilik boyutu zayıf kaldı. 4- C’ye ilk etapta geçirilmek istenen 50 bin işçinin desteği sağlanamadı ki direnişin en zayıf yönünü bu oluşturdu. Bir saatlik, dört saatlik iş bırakmaları ve grev dayanışma boyutuyla güdüktü. Dayanışma, Sakarya’nın dışına doğru da çok taşırılamadı. Sendikasız işçilerin, hizmet sektörünün vs. de buraya doğru yönelimi oluşturulamadı. 4-C’deki iyileştirmeler sadece TEKEL işçilerini değil tüm 4-C’dekileri etkiledi. Bu boyutuyla TEKEL işçilerinin talepleri tüm işçi sınıfının ortak taleplerine dönüştürülebilirdi. Ortak bir talep olarak ortak bir mücadelenin zemini oluşturulup buradan bir dayanışma örülebilirdi burada da eksik kalındı.

Hemen yanı başımızda bir direniş dayanışmanın eksik ve geliştirilmesi gereken noktalarında önümüze yeni sorumluluklar koyarak devam etmekte.

Ankara’dan Devrimci Proletarya okuru

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*