Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Taşeron işçiler BEDAŞ önünde direniyorlar

Taşeron işçiler BEDAŞ önünde direniyorlar

İşten atılan BEDAŞ sayaç okuma işçileri işe geri alınma talebiyle direnişe başladılar. Bugün saat 12.00’de Taksim Tramvay Durağı’nda bir araya gelen işten atılan 120 işçi sloganlarla BEDAŞ önüne bir yürüyüş gerçekleştirdi. Taksim-Talimhane’deki BEDAŞ Genel Müdürlüğü önünde sürecek direniş işçilerin sendikalı olarak işe iadesi ve ödenmeyen maaşlarının ödenmesi talebiyle devam edecek.

Enerji-Sen’de örgütlü elektrik sayaç okuma işçileri, maaşlarının ödenmesini sağlamak amacıyla taşeron şirket bünyesinde bir günlük bir iş bırakma eylemi gerçekleştirmişlerdi. Taşeron şirketin buna yanıtı esas işveren BEDAŞ’ın onayıyla 120 işçiyi birden işten çıkartmak oldu. Bununla kalmayıp taşeron şirket patronu, Ülkü Ocakları’ndan grev kırıcıları atılan işçilerin yerine yerleştirmeye ve özel yetkili savcılara sendikayı “terörist yuvası” diyerek şikâyet etmeye kalktı.

Enerji-Sen Başkanı Kamil Kartal AKP, polis, TEDAŞ, BEDAŞ, taşeron şirketler, Ülkü Ocakları bloğunun bu son saldırı hamlesini, Enerji-Sen’in enerji sektöründen tasfiyesini amaçlayan bir saldırı olarak değerlendiriyor. Yaklaşık 1,5 yıldır özellikle sektördeki taşeron işçileri örgütleme hedefiyle yola çıkmış olan sendikanın DİSK’e başvuru yapmış olmasına karşın henüz konfederasyon üyelik başvurusunun kabul edilmemiş oluşunun sendikayı karalamaya dönük bir hamleye çevrilmesine izin vermeyeceklerini ifade ediyor. DİSK Genel Başkan Yardımcısı Küçükosmanoğlu’nun eyleme desteği, bunun yanı sıra BDP, Halkevleri, Has Parti, CHP gibi geniş bir yelpazeden parti temsilcilerinin eyleme destek amaçlı katılımı bu oyunu boşa çıkarma çabası olarak da değerlendirilebilir.

Enerji-Sen’in İstanbul’da örgütlü olduğu taşeron işçi kesimleri sadece işten atılan elektrik sayaç okuma işçileri ile sınırlı değil. İşten atılan işçilerin biran evvel işe geri alınmaları sağlanmazsa, önümüzdeki günlerde açma-kapama işçilerinin ve doğalgaz işçilerinin de direnişe katılımları gündemde. Önümüzdeki günlerde iş saatleri boyunca BEDAŞ önünde eylemlerini sürdürecek işçiler birebir konuşmalarına da yansıyan biçimde kararlılıklarını sloganlarla ifade ediyorlar. BEDAŞ’ın emekleri üzerinden sermaye biriktirdiği işçiler birkaç gün içerisinde sonuç alamazlarsa direniş çadırı kuracaklarını belirtiyorlar. İşçiler verilen sefalet ücretinin dahi gasp edilip işsiz bırakılmalarına karşı tepkilerini önümüzdeki günlerde de çeşitli eylemlerle gösterecekler.

DP: Bize kendinizi tanıtır mısınız, direniş sürecine nasıl gelindi?

—Adım Selçuk Karababa. Bedaş Gaziosmanpaşa işletmesinde sayaç okuma elemanı olarak çalışıyorum. Çalıştığımız taşeron firma maaşlarımızı zamanında yatırmıyor, yatırdığında da kesintili olarak yatırıyordu. Maaş gecikmelerimizi protesto etmek için ana kurumumuz BEDAŞ’a dilekçe verdik. Ayın 18’inde verdiğimiz dilekçelerde 34. iş maddesine dayanarak eğer 20 işgünü içerisinde maaşlarımız verilmezse, 21. günü biz işimizi bırakacak, iş edinmeme hakkımızı kullanacağız dedik. O hat doğrultusunda yola çıktık ve maaşlarımız ayın 21’inde yatırılmadığı için gerekeni yaptık. Bu karşılığında bize bedel olarak, işten çıkarma dayatması olarak döndü. Biz şimdi haklarımızı korumak için direneceğiz. Ne şirket ne kurum bu süreçte bizi muhatap alıyor, bize sendikasızlığı, sendikanızdan soyunun da gelin şeklinde dayatıyor. Biz de bunu kabul etmiyoruz ve bu yüzden direnişimizi, ekmek davamızı Taksim’e taşıdık, Taksim’de halkımızla paylaşmaya karar verdik.

DP: Bundan sonrasında neler yapmayı planladınız, planlıyorsunuz?

—Bundan sonra Taksim eylemlerimiz sürecek, katılımı çoğaltıp boyutlandırarak sürdürmeyi düşünüyoruz. İşlerimize dönebileceğimize inanıyoruz, çünkü çoğu arkadaşımız gördüğünüz gibi kararlı insanlar. Israr ve kararlılıkla mücadeleyi kazanabileceğimizi düşünüyoruz.

DP: Peki direnişe destek ve katılım açısından gerek taşeron gerek kadrolu işçilerden beklentileriniz neler?

—Taşeron işçiler özellikle hepimiz ortak sorunları yaşıyoruz. Ortak sorunları yaşadığımız için her an bir patronun iki dudağı arasında olmak ya da bir kurumla patronun el ele vermesi sonucunda dışarıda bırakılmak her an başımıza gelebilecek bir şey olduğu için, bizim de sürecimize destek vermelerini bekliyoruz. Çünkü herkesin, tüm taşeronların başına gelebilecek bir şey bu. Onun haricinde de, tüm kadrolu işçilerden de istediğimiz eylemimizi görmezden gelmesinler, gelsin katılsınlar, destek olsunlar, hep birlikte kazanalım. İsteğimiz budur.

DP: En son 23 Mayıs’ta kamu grevi oldu, Hava-İş’te fiili bir grev yaşanıyor. Ancak bu eylemlerin sonuç alabilmesi açısından bir günlük grev genellikle yeterli olmuyor. Sizce hakların kazanılması açısından süresiz bir grevin örülmesi için neler yapılması gerekir?

—Tüm çalışanların birlikte olabilmesi koşul oluyor doğal olarak. Ortak zeminlerde birleştirip örgütlülüğümüz arttırarak, dayanışmamızı güçlendirerek hep birlikte, hep birlikte mücadele edersek uzun vadeli grevler de öreriz, uzun vadeli kazanımlar da elde ederiz diye düşünüyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*