Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Taksim 1 Mayısından bir gözlem

Taksim 1 Mayısından bir gözlem

1 Mayıs öncesi toplantılarda aslında tahmin ettiğimizden çok farklı bir şey çıkmadı. Devlet önceki 1 Mayıslardan ve Gezi’den aldığı dersi bu sefer farklı bir taktik deneyerek sokakta gösterdi. En ufak gurubun dahi bir araya gelmesini engellemeye yönelik bir strateji yürüttü. İnsanları evlerinden çıkartmamaya, her semti bölüp içine kapatmaya yönelik bir saldırıydı bu. Bu kadar “titizlik” bir başka yönden çözümsüzlüğünün de, bir korkunun da bir başka ifadesiydi.

Resmen sıkıyönetim ilan edildi ve işçilere savaş açıldı. Tüm şehir durduruldu, polisler, helikopterler, binbir çeşit şehir teknolojisi seferber edildi, başlı başına burjuva devlet despotizminin ve zevkine göre nasıl işçiler üzerinde sınırsızca güç gösterisi yapıldığını gördük, diğer yandan da yoğun bir psikolojik savaş yürüttü. Ulaşım araçları işçilerin ulaşımının engellenmesi için kullanıldı.

Devlet daha öncesinde Taksim’de işçi sınıfının bıraktığı izi, çizdiği devlet iktidarı imajının rövanşını intikam hırsıyla da almaya çalışıyordu. Devlet isyanı bastırmanın “bilimsel yöntemi”ni resmen üzerimizde denedi. Şehir kameralarından, eylem alanlarına çıkan ara yollara hepsinin dijital koordinatına varana kadar hesabını yapmıştı. Gezi direnişinin deneyimiyle donanmışlardı ama burada tek donanımlı olan devlet ve onun polisleri değildi. İşçiler için kent savaşları da normalleşmişti. Çok cesaretli, gözü kara, mermilerin üstüne üstüne giden her türlü teknik donanımlı koskoca bir silahlı ordunun üzerine basit savaşım araçları ile daldılar. Özellikle kadınlar bambaşka, işçi kadınlar bambaşka, o kadar sakinler ki, o kadar rahat ve cesaretliler ki konuşmaya bile gerek yok.

Diğer yandan çatışmalar televizyonda görüldüğü gibi az vs. değil aslında çok parçalıydı. Bin-5 bin kişilik bir dizi eylemin dışındaki ufak ufak basına bile yansımayan mahalle arası çatışmaların çoğu yok sayıldı. Bir araya gelip kalıcı savaşım noktalarının yaratıldığı her yerde eylemler yığınsallaştı. Ancak daha geniş bir kesim ise, sürekli bir koşturmaca, bir araya gelememe, çıkış noktası bulamama sorunları yaşadı.. Aynı yerde konumlanamama sürekli yer değiştirme bir noktada birikmeyi engelledi. Ağlar bu anlamda çok geniş bir alana dağılmış ve geçiş noktaları engellenmiş dağınık kitleleri bir araya getirmede yeterince etkin kullanılamadı. Devlet kullandığı yeni yöntem ve taktiklerle kitleyi kontrol edip etkisizleştirmeyi yine başaramadı ama, bu alanlara akmış varolan kitle potansiyeli ve arayışı da daha organize biçimlerde yeterince değerlendirilemedi.

İşçi sınıfına yasak; “madem Yenikapı’ya gitmiyorsunuz o zaman şehire çıkmayı da yasaklıyoruz size” şeklindeydi. Ancak bir zayıflığa ve organizasyon sorunlarına karşın mega kentin kendisinin sınıf muharebesine ve savaşına dönmesini engelleyemediler.

İşçilerdeki öfke birikimi çok fazla, çözümsüzlükleri de öyle, sendikalar ve diğer örgütlerin hepsi işçilerin bu büyük tepki ve arayışının, hareketlenme ve seferberliklerinin daha örgütlü hale getirilmesini sağlayamıyor.

Görülüyor işçilerin en çok yığınsallaştığı bu şehir merkezleri, ama aynı zamanda çokta büyük bir sermaye birikiminin merkezi olmasıyla çok daha büyük isyan ve eylem biçimlerini ortaya çıkartacak, Gezi’nin yıl dönümü, toplumsal ekonomik kriz koşulları, siyasal, sınıfsal, sosyal krizler ve rejim çıkmazları, yaklaşan ve artmakta olan savaş krizleri hepsi hepsi bu kentlerin sembolik noktalarında patlayacak ve daha da artacak gibi, mekan savaşları çok daha büyük muharebeler ortaya çıkartacak gibi. Kentler burada sınıflar arasındaki kutuplaşmayı ve uzlaşmaz karşıtlığın boyutlarını çok iyi ifade ediyor. Bunun karşısında burjuvazi de bu meydanları işçi sınıfından “koruma”nın, kitlelerin örgütlenip eylem yapmasına fırsat tanımadan ya kendine soğuracak şekilde ya da bu kentleri tüm yaklaşan yeni muharebelerle kontrol altına alabilecek düzeyde kenti yeniden dizayn etmek istiyor. 2014 1 Mayısı giderek yoğunlaşan, dinamik, gelişen, her seferinde yeni yönlerin de ortaya çıktığı savaşımın yeni momentinden de öğrenerek, daha organize ve daha etkin kitle savaşım süreçlerine hızla yönelmemiz gerekiyor.

Taksim eylemlerinde yer alan bir DP okuru

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*