Anasayfa » Etiket Arşivi: Zafer yuksel

Etiket Arşivi: Zafer yuksel

Susturamayacaklar!

Bir dinlenmelik oturmanın adisyon karşılığı olduğu, şehrin çarşı ilan edilmiş muhitlerinde, varlıklarıyla çok derde deva olan tek afiş asımlık bir trafodur mekanımız. Sahne tanıdık; trafonun dibinde iki poşet. Uzaktan seyirte seyirte gelen, patlamış poşetlerin olağan şüphelisi kedimiz ilk poşeti yüz vermeden geçti bile. Kokluyor, uzanan boynu, burnun hızla açılıp kapanması bir şeyler olacağını delillendiriyor ve bütün çöpleri dağıtan kedi algımı ...

Devamını Oku »

Aristo Yaşıyor; Hem de Bu Topraklarda

Sahi ya, niye yeşil değildi ki? Ortaokulda münazarada sütün yeşil olduğunu savunacaktık. Tutunduğumuz tek dal ineğin yediği otların yeşil olmasıydı. Zaten Aristo mantığının dışına da çıkamadığından ufkumuz, tutunduğumuz bu dalla münazarayı kazandık. Ben mi çabuk büyüdüm, insanların bir bölümü mü ortaokulu çok sevdi ve orda kalmak istedi çözemedim. Gördüğüm o ki bu topraklar Aristo’yu çok sevmiş ve ateşli bir savunucusu ...

Devamını Oku »

Mesele

Sel gider; kum kalır. Sel gitmeseydi suyla, gidince de kumla boğulmak istenmek; çarın yağlı urganıyla, şansolyenin parıltılı kurşunun arasında kalmak gibi.Urganla kurşun arasında yükselen umutla kuşatılmış sesin sahibi Bolşevik bir asker. O ses “Bu savaş bizim değil; biz kendi savaşımızı vermediğimiz sürece, kazanılan hiçbir zafer bizim değil.” diyordu bir asır evvelden. Darbe daha mengenesini gevşetmemişken duyulmuştu ya Netaş işçisinin sesi; ...

Devamını Oku »

Dünyamıza Çoktan İndi Ölüm!

“….. Göğün yücelerinden geldiler çocukları öldürmek için Çocuk kanları boydan boya Çocuk kanlarıyla akan kentin sokaklarından Çakalların iğrendiği çakallar Kuru dikenlerin ısırırken tüküreceği taşlar Engereklerin lânetlediği engerekler ….. Gelin görün sokaklar kan Gelin görün Sokaklar kan Gelin görün kanı Sokaklar boyunca akan” Farkı kalmadı anlaşılan, Cizre’nin de, Neruda’nın resmettiği İspanya sokaklarından. İnsan utanıyor; Ümit, Barış, Musa, Yasin, Nihat sırada kim ...

Devamını Oku »

Direnmek Yaşamaktır! (Berxwedan Jiyane)

Direnmek Yaşamaktır! (Berxwedan Jiyane) Nazımın en kısa şiiridir bu; ötesi berisi olmadan, sadece bu kadar; “1+1=1″. Bir bir daha nasıl iki etmez diye düşündüm yıllarca, iki etmiyorsa toplamak niye? Birle biri toplayınca, ayrıksı iki parça olmaktan kurtulamıyorsak diyorum şimdilerde, toplanmak niye? Bu şiiri uzatsaydı Nazım, hem de öyle böyle değil, sadece bir satır, yazardı muhtemelen “1-1=0″ diye. Sudan çıkarsaydık Oksijeni, ...

Devamını Oku »

İşçi İso’nun Ölümü Üzerine

İşçi İso var ya hani. Canım mutlaka görmüşsünüzdür. Hani yarım akıllı görünüp milleti dalgaya alan. Sen de mandaval çıktın deyip de kovalanan delikanlı, işte o, işçi İso yani. Ona bir haller oldu şu sıralar. “Ben, kalırım” dedi, “bayramın ilk günü mesaiye beni yazın” . Aslında herkes biliyordu ki, kimsenin istemediği bir çalışma varsa mutlaka İsmail’e kalır ihale. Ama öyle hemen ...

Devamını Oku »

Nenni Bebek Bebek

Tezene, çelikle dansını bam telinde notalaştırıp, sahneye, onlarca yılın yorgunluğunu taşıyan bir ağıdı davet ediverdi. Belki de bininci kez buldular, kendi hikayelerini yankılayacak yürekleri. Ardından, ben de faili pek meçhul olmayan acılarımı, öfkelerimi kattım gözyaşıma, düşürüverdim gardımla beraber. “….. sana bebek diyemedim, ak sütümden vere..”. Nasırlaşmışsa kendine ait olan acıların, uzun bir yolculuğun kısa bir ihtiyaç molası kadar alıkoyuyor seni ...

Devamını Oku »

Düşlerimiz kadar güzel olacak Sosyalizm

Güneş, kara gebe olan bulutların arkasında, bir göz kırpmalık yer bulmasından utanmıyordu artık. Eh, tembellik hakkını kullandığı böyle bir kış ikindisinde, bu utanmazlığını hiç bir insanın, sırf yoksul olduğu için üşümeyeceğini bilmesinden alıyordu. Gene de bu kış ikindisi, güneşin ısıtamadığı yeryüzünde, utanan biri vardı. Ahmet, ne kendisine böcek gibi davranan patrona bir çift laf edememenin, ne de maaşın alınamadığı bir ...

Devamını Oku »

1-2-3-5

Helallik alıp da çıktığı sabahın öğleninde, bir son dakika haberinde 10 puntoya, Satılmış ARSLAN’la, Ahmet ŞEKER arasında kendisine yer bulan Hasan BOZACI, 1-2-3-5′ten yalnızca birisi. Ayrıca Hasan BOZACI 2013 yılında Ocak ayında ölen 81 işçiden, madende ölen 91 işçiden birisi. Yüzgeci görünce köpekbalığına tamamlayan bir balıkçı, ufkundaki buluttan yağmuru sezen çiftçi, henüz çatallaşmış bir sesin hudutsuz bir öfkeye kapı açacağını ...

Devamını Oku »