Anasayfa » Etiket Arşivi: Ercan Akpınar (sayfa 4)

Etiket Arşivi: Ercan Akpınar

Sincan F Tipi Hapishanesinde Yayın Yasağı

Bugünlerde, mevsimin aşırı sıcağının yanında siyasal süreçte de yakıcı bir sıcaklık söz konusu. Büyük gözaltılar ve tutuklamalar furyası hızlanarak devam ediyor. Bu süreçte Sincan F Tipi Hapishanesi idaresi de payına düşeni yapıyor haliyle. Ercan Akpınar‘dan aldığımız habere göre, 4 Ağustos 2015 tarihi itibarı ile İşçi Meclisi, Halkın Günlüğü, Yürüyüş, Özgür Gelecek, Mücadele Birliği, Kızıl bayrak gibi yayınlar kısmen (belli sayfaları) ...

Devamını Oku »

Derinlik Sarhoşluğu Ya da Dibe Vuruş

Türkiye Devrimci Hareketi (TDH)  Sınıf mücadelesi tarihinin en barbar, en alçak ve korkak saldırısını yaşadı. Ezilen Kürt halkı ve onun mücadelesiyle dayanışmak, Kobané’nin faşist IŞİD çetesinin saldırısı altında açılan yaralarını bir nebze olsun sarmak, geleceğe dair umud ve cesareti taşımak için Suruç’a giden devrimci gençlere faşist IŞİD çetesi tarafından bir saldırı düzenlendi. 32 Devrimci fidanımızı kaybettik. Acımız, Öfkemiz mücadlel kararlılığımız ...

Devamını Oku »

2015 Genel Seçimleri Üzerine

Editorial Not: Bu yazı seçim sürecinin hemen ardından devrimci tutsak Ercan Akpınar (1 Nolu F Tipi Cezaevi, C-71, Sincan) tarafından kaleme alınmıştır. Ancak Cezaevi yönetiminin baskıcı tutumu sonucu ancak elimize ulaşmıştır. Hem yazarın emeği hemde güncel sürece dair belirlemeler içerdiği için yazıyı geçte olsa siz okurlarımızla paylaşıyoruz.   Faşizmin neoliberal burjuva demokrasisine doğru çözülürken başkanlık modeli olarak kodlanan gerici merkezileşme ...

Devamını Oku »

Suriye sınırına tampon bölge: Bir kez daha hüsran!

Öyle olur ki bazan, stratejik yönelimleri gereği içine girilen bir taktik politika zaman içerisinde ayağa bağlanmış bir taş misali sahibini düzenli bir şekilde, artan orandaki şiddetiyle aşağıya çekmeye başlar. Taktik bir süre sonra stratejinin kendisi olmaya başlar. Hal böyle olmaya başlamışsa ölüm çanları vurmaya başlamış demektir. Taktiği hayata geçirebilme pahasına yapıp edilen herşey ayaktaki şiddetli basıncı artırmaktan, güç ve direnci ...

Devamını Oku »

Temel İhtiyaç Fiili, Meşru, Militan Sokak Siyasetidir!

“…Ama bir sınıfı ezebilmek için, ona hiç değilse kendi kölece varlığını sürdürebileceği bir takım koşulların sağlanması gerekir… Modern emekçi ise, tersine sanayinin gelişmesiyle yükseleceği yerde, gittikçe daha çok kendi sınıfının varlık koşullarının altına düşüyor. Sadakaya muhtaç bir kimse oluyor ve sadakaya muhtaçlık, nüfustan ve servetten daha hızlı gelişiyor. Ve burjuvazinin artık toplamda egemen sınıf olarak kalacak ve kendi varlık koşullarını ...

Devamını Oku »

1 Mayıs’ın Çağrısı: Ya barbarlık içinde yokoluş, ya sosyalizm!

1 Mayıs’ın Çağrısı: Ya barbarlık içinde yokoluş, ya sosyalizm! İşçi sınıfının Uluslar arası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı bugün dünya proletaryası neredeyse bulunduğu her alanda emperyalist kapitalizmin yıkıcı, yokedici saldırıları altında karşılamaya hazırlanıyor. Emperyalist kapitalizmin yapısal ekonomik, siyasal hegemonya ve toplumsal krizlerinin faturası emekçi insanlığa çıkartılmakta, vahşi bir çılgınlık sendromu içinde azami kara ve egemenliğe duyulan kurt ...

Devamını Oku »

“KOMÜNİST NEFER”

“… Uyuyamayacaksınız Düzelmeden memleketin hali Düzelmeden dünyanın hali Gözüne uyku girmez ki Uyuyamayacaksın Bir sis çanı gibi gecenin içinde Ta gün ışıyıncaya kadar Vakur metin sade Çalacaksınız.” Melih Cevdet Anday Komünist devrimciliğimizin temel mottosu her tarafı kana ve sömürüye, acı ve göz yaşına kesmiş memleketin ve dünyanın bir sömürgen çılgınlığına boğulmuş kesif, gri, dumanlı havasını dağıtmak, parlak güneşli bir günü ...

Devamını Oku »

Çanlar Kimin İçin Çalıyor

Ortadoğu’da sarsıntılar arasında yükseltilmeye çalışılan yeniden yapılanma süreci bölgedeki çelişik güç ve hegamonya mücadeleleri arasında arkasında derin bir kaos ve yıkım bırakarak ilerliyor. Devasa bir savaş arenasına çevrilmiş bölge boydan boya bir neoliberal kriz ve yıkım içerisine sokulmuştur. Suriye’nin neredeyse Şam hariç tüm şehirleri harabeye döndü. Benzer bir süreç şu an da Irak’ta da yaşanıyor. Musul kuşatmasına, saldırısına yol açmak ...

Devamını Oku »

Kamu Düzenini, Yani Sermayeyi Korumak

Kürt sorunu bağlamında son günlerde en çok duyduğumuz kavram herhalde “kamu düzenini korumak” argümanı oldu. Kobane serhıldanı ardından eli ayağı birbirine dolanan sermaye devleti ve onun burjuva neoliberal hükümeti, sarsılan otoritesini yeniden kurmak ve Kürt halkının kazanımlarına, demokratik hak ve özgürlük taleplerine olan düşmanlığı nedeniyle yapıp ettiği herşeyin üzerini örtmek için ortaya attı bu kavramı. Aslında durumun devlet açısından ne ...

Devamını Oku »

Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız hapishanelerine bakmanız yeterlidir

“Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız hapishanelerine bakmanız yeterlidir” denilir. Bu klişeleşmiş söz bugün Türkiye’ nin hal-i pür melalinede fena halde uygun görünüyor. 19 Aralık 2000′de kanlı bir operasyonun ardından açılan hücre tipi hapishanelerle yerleşikleştirilmek istenen yeni cezaevleri rejiminin temel amacı neoliberalizmin bireyciliğine uygun bir yapı kurmaktı. Bir önceki hapishane sisteminde koğuş ortamında kurulan toplumsallık, dayanışma, saldırılara karşı birlikte direnme, kolektif-komünal yaşam kapitalizmin ...

Devamını Oku »