Anasayfa » DÜNYA » Suriye’de eylemlere devam

Suriye’de eylemlere devam

Suriye’de 18 Mart‘ta başlayan Esad rejimine karşı protesto ve gösterilerde şimdiye kadar yaklaşık 350 kişi öldü, onlarca kişi de hâlâ kayıp.

Suriyeli muhalifler son 48 saatte 112 kişinin olaylarda can verdiğini açıkladı. Yönetimin rejim karşıtlarına yönelik operasyon başlattığı, başkent Şam yakınlarında çok sayıda muhalifin gözaltına alındığı belirtiliyor.

Olayların başladığı Dera‘da elektrik ve iletişimin kesik olduğu ve kentten silah seslerinin duyulduğu kaydediliyor. Suriye İçişleri Bakanlığı’ysa askerlerin silahlı gruplarca hedef alındığını, bir kontrol noktasına düzenlenen saldırıda beş askerin öldüğünü duyurdu. AFP‘nin haberine göre Şam’daki cenazenin düzenlendiği bölgede, camiden mezarlığa doğru ilerlenirken, çevredeki binalarda bulunan keskin nişancılar tarafından kalabalığa ateş açıldı. Cenaze törenine katılanlar yönetim karşıtı ve Devlet Başkanı Beşar Esad aleyhine sloganlar attı. En az 12 kişi daha öldürüldü.

Suriye Ulusal İnsan Hakları Örgütü‘nden Ammar Kurabi ülkede son iki günde çıkan olaylarda ölenlerin sayısının 120 olduğunu söyledi.

Ülkede son 5 haftadaki gösterilerde ölenlerin sayısının ise 300’ü geçtiği bildiriliyor.

Bu noktaya nasıl gelindi?

Mart ayının ortalarından bu yana gösteriler yapan Suriyeliler, daha fazla özgürlük ve kapsamlı reformlar talep ediyor. İlk başlarda pek fazla önemsenmeyen bu gösteriler, ülkenin dört bir yanına yayılmaya başlayınca Devlet Başkanı Beşar Esad‘da mart ayı sonunda televizyon ekranlarından halka seslendi. Esad, “Şu anda size olağanüstü koşullar altında hitap ediyorum. Meydana gelen olaylar, gerek ulusal birliğimiz gerekse yönetimimizin istikrarı açısından büyük bir imtihandır. Vatanımıza karşı sürekli komplolar geliştirildiğinden, böylesine imtihanlarla her an yeniden karşılaşabiliriz” şeklinde konuştu.

Gösterileri “komplo” olarak nitelendirmekte ısrar eden Esad’ın bu tutumu, protestoları daha da körükledi. Sonunda durumun ciddiyetini anlayan Beşar Esad, 1963 yılından beri yürürlükte olan olağanüstü hâl yasasını kaldırdı. Ancak bu adım da protestoları yatıştırmaya yetmedi.

Şam ve Berlin’de gazetecilik yapan Kristin Helberg, bunun nedenlerini şöyle özetliyor: “Daha hızlı ve kapsamlı reformları yapabilecek cesareti göstermesini umuyordum. Ne yazık ki Esad bunu yapamadı. Olağanüstü hâlin kaldırılması da gerilimi azaltmaya yetmedi. Zira muhalifler, gösteri düzenleyebilmek için şimdi resmî makamlardan izin almak zorunda. İçişleri Bakanlığı ise onlara bu izni vermiyor. Bu durumda protestolar hâlâ yasadışı. Yani değişen hiç birşey yok. Göstericilere, sanki azılı kanun kaçaklarıymış gibi şiddet uygulanmaya devam ediliyor.”

Bekle ve gör!

Suriye ve Yemen arasında büyük paralellikler gören Ortadoğu uzmanı Alman siyaset bilimci Michael Lüders, gerek Beşar Esad’ın gerekse görevini bir ay içinde bırakacağını açıklamasına rağmen Ali Abdullah Salih‘in “bekle ve gör” politikası izlediklerini savunuyor. Lüders, “Kanaatimce gerek Yemen gerekse Suriye, özellikle Libya’daki savaşın seyrinin ne yönde olacağını bekleyip görmek istiyor. Eğer Kaddafi devrilirse o zaman Salih de gider. Ama Kaddafi kalırsa, o vakit hem Yemen hem de Suriye devlet başkanları zamana oynamaya çalışacaklardır” diyor.

Türkiye, Rusya ve Çin, geçtiğimiz haftalarda Beşar Esad’a destek veren açıklamalarda bulunmuştu. ABD Başkanı Barack Obama ise güvenlik güçlerinin, göstericilere aşırı şiddet kullanmasını sert bir dille kınadı. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de Esad’a yaptığı çağrıda, kapsamlı siyasi reformlara gidilmesi, temel vatandaşlık ve insan hakları kurallarına da riayet edilmesini istedi.

Bir yorum

  1. Suriye`de gerici diktatörlük kana doymuyor

    Göstericiler: Özgürlük ve onur için

    Suriye`de gerici Baas Diktatörlüğü cuma gösterilerini yine kana buladı.Emekçilerin en ufak demokratik taleplerini bile kanla bastıran diktatörlük, özgürlük isteyen göstericilere katliamla karşılık verdi.Suriye’nin birçok kentinde ve yerleşim biriminde göstericiler meydanlara inerek özgürlük taleplerini dile getirdiler. Yaşanan bu ölçüdeki katliam ve yıldırma politikalarına rağmen Suriyeli emekçilerin özgürlük talebi her geçen gün artıyor.
    El Arabiya haber kanalıdan alınan bilgiye göre, güvenlik güçlerinin göstericilere müdahale etmesi sonucu Duma’da en az 5 Humus’ta da 14 kişi öldü. Hama kentinde devam eden gösterilere sivil giyimli katiller tarafından ateş açıldığı bildirildi..El Cezire’de Banyas’ta 1 kişinin ve Der’a’ya 30 km uzaklıktaki Azraa’da 7 kişinin ve öldüğünü açıkladı.Görgü tanıkları “Biz barışçıl şekilde protesto gösterisi düzenliyoruz. Ancak binalara çıkmış keskin nişancılar bize ateş açıyor. mermilerin nereden geldiğini göremiyoruz” diyordu. Haseke’de yaklaşık 500 kişilik grup eylem yaptı. Banyas’ta binlerce kişi meydanlara toplanarak protesto gösterisi düzenledi. Binlerce gösterici rejim karşıtı sloganlar attı. Diktatör Hafız Esad’ın 1982 yılında onbinlerce insanı katlettiği Hama şehri ise gösterilerin başından bu yana ilk kez hareketlendi. Suriye’nin Hama kentinde düzenlenen gösteriye 10 binlerce insan katıldı. Muhalifler “Biz sadece özgürlük ve onur istiyoruz” açıklamasını yaptı.
    Gerici Baas diktatörlüğünün bir yandan şiddeti temel sindirme politikası olarak kullanarak, diğer yandan da emperyalistlerin akıl hocalığında alel acele gerçekleştirdiği reformlarla büyüyen özgürlük mücadelesini kontrol edilebilir sınırlara çekme girişimi şimdilik mümkün görünmüyor.Hatırlanacağı gibi geçen hafta içinde Ülkedeki olağanüstü hal ve Devlet Güvenlik Mahkemesi kaldırlmış ve ölen eski Diktatatör Esadın oğlu Beşar reformlar vaad etmişti.
    Muhalefetin talepleri :
    Kırk yıldır Suriyeli işçi ve emekçilerin tepesine bir Kabus gibi çökmüş olan gerici Baas diktatörlüğü, Muhalefetin aşağıda görülebileceği gibi normal koşullar altında en rafine temel özgürlükleri bile tam olarak içermeyen sınırlı taleplerini acımasız bir biçimde bastırmaya çalışıyor. Dikkati çeken diğer bir nokta, beş haftadır yoğun bir şekilde başlayan gösterilerin, en büyük kentten küçük yerleşim birimlerine kadar, komiteler biçiminde bir örgütlenmenin temelinin ortaya çıkmasına yol açmış bulunması oluyor.
    “Suriye Yerel Örgütlenme Komiteleri” adıyla yayımlanan bildiride talepler şöyle sıralandı:
    İşkence, cinayet, tutuklamalar ve şiddete son verilmesi.
    Devletin gösterilerde ölenler için üç günlük yas ilan etmesi.
    Ölümlerle ilgili soruşturma başlatılması ve bulgular ışığında adli sürecin işletilmesi.
    Tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması.
    Cumhurbaşkanının görev süresinin iki dönemle sınırlandırılması dahil Suriye Anayasası’nda değişiklikler yapılması.

    Suriyeli emekçilerin Diktatörlükle hesaplaşması böylece yeni bir düzleme sıçramış bulunuyor. Emperyalistlerin ve Suriye Burjuvazisinin elinde, emekçilerin Diktatörlüğü yıkma talebine doğru bir genişleme olasılığına karşı,emekçileri din ve mezhep temelinde bölme planlarının olduğu biliniyor. Gerici burjuva diktatörlüğüne karşı ancak işçi sınıfının devrimci programı temelinde hareket edilerek kesin sonuca varabiliriz. Diktatörlükler işçi ve emekçilerin sosyalist talepleriyle ortadan kaldırılıp gerçek özgürlükler dünyasına, hakkedilmiş onura ulaşılabilinir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*