Anasayfa » DÜNYA » Suriye’de emperyalist kapitalist savaş yeniden gündemleşiyor

Suriye’de emperyalist kapitalist savaş yeniden gündemleşiyor

Suriye’de hem küresel hem de bölgesel kapitalist güç merkezlerinin içerisinde bulunduğu çatışma denkleminde, küresel mali oligarşinin bölge entegrasyonu ihtiyaçlarıyla kesişecek bir silahlı müdahale seçeneği tekrar gündeme geliyor. Uzunca zamandır bir diğer emperyalist tekelci kapitalist güç merkezi Rusya-İran-Çin ile küresel diplomasi düzlemini içererek süren iç çatışma durumunu, kapitalist aktörlerin birbirini suçlayarak konumlarını güçlendirmek istediği kimyasal silah kullanımı haberleri ile bozmak, Ortadoğu’nun kapitalist yeniden dizaynı için süreklileşen katliamlardan faydalanmak istiyorlar. Suriye‘yi bölgesel kapitalist etkinliğini arttırmak, orta-ileri düzeyde yoğunlaşmış sermaye için yeni bir birikim alanı olarak dizayn etmek adına gözüne kestiren, sürecin başından beri en saldırgan dış politikayı üreten parça olarak sivrilen Türkiye burjuvazisi bu fırsatı kaçırmıyor. Bölgesel krizin ürettiği güncel gelişmeler eşliğinde stratejik hegemonya politikası kırılıma uğrayan Türkiye burjuvazisi, bölgenin ana kapitalist aktörü olma emellerini güncellemek istiyor, Suriye’de olası emperyalist kapitalist müdahale seçeneğini kışkırtıyor, bölge işçi sınıfının kanını emerek kazanacakları yeni karları salyalar saçarak bekliyor.

Türkiye’nin saldırgan bölge politikasının mimarlarından Davutoğlu, bugün yaptığı açıklamada Suriye’de kimyasal silah kullanımının karşılıksız kalamayacağını söyledi. “Yapılan saldırı, uluslararası toplumun keskin müeyyidelerle mukabelede bulunması gereken bir saldırı niteliğindedir” sözleriyle emperyalist kapitalist siyasal aktörleri yine müdahaleye çağırdı. Mali oligarşik siyasal merkezlerden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi‘ni de yaptırıma çağıran Davutoğlu, elimizde çok güçlü bir tezkere var ancak ihtiyaç durumunda yeniden TBMM’ye başvururuz diyerek çok istediği savaş seçeneğini yeniden söylemleştirdi.

Operasyon haberleri günlerdir savaş naraları atan Türkiye medyasında olduğu gibi olduğu gibi ABD basınında da revaçta. Washington Post gazetesi, BM heyetinin Suriye’den ayrılmasının ardından operasyonun başlayabileceğini yazdı. Operasyon detaylarında saldırının Cruise füzeleri ve uzun menzilli bombardıman uçakları ile gerçekleştirileceği anlatılırken, Şam, Humus, Halep, Hama ve Lazkiye gibi kentlerde veya yakınlarında bulunan askeri tesislerin vurulacağı söylendi. Haberde İngiliz denizaltılarının da operasyona destek vereceği ve bölgedeki ABD ve İngiltere askeri üslerinde hareketlilik olduğu bilgisi yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde ABD, Doğu Akdeniz’deki savaş gemisi sayısını 4’e çıkartmıştı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry dün yaptığı açıklamada Suriye’nin kimyasal silah kullandığının açık olduğunu söylemiş, Suriye tarafından delillerin karartılmaya çalışıldığını iddia etmişti.

Öte yandan Suriye’de kimyasal silah kullanımına dair farklı taraflardan farklı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Salih Müslim, saldırıyı Esad’ın değil, Esad’a yönelik operasyon gerçekleştirmek isteyen başka güçlerin gerçekleştirdiğini söyledi. Rejimin böyle aptalca birşey yapmasını olası görmediğini söyleyen Müslim “Bu araştırılması gereken bir konudur” dedi.

Rusya-Çin cephesinden ise, ABD-AB eksenli kurulması ve müdahaleyi gerçekleştirmesi istenen savaş koalisyonu ve müdahalenin halen kolayca hayata geçirilemeyeceğini gösteren açıklamalar geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Alexander Lukaşeviç bugün yaptığı açıklamada, Suriye krizi konusunda uluslararası toplumu sağduyulu olmaya ve uluslararası hukuku gözetmeye çağırdı. Dün ise Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov,  BM kararı olmadan Suriye’ye girişilecek bir müdahaleyle “uluslararası hukukun ağır bir şekilde çiğneneceğini” söylemişti. Çin’in resmi haber ajansı Şinhua‘da da kimin kimyasal silah kullandığı konusunda Batılı ülkelerin acele davrandığı söylemine yer verildi.

Ortadoğu işçi ve emekçilerinin kanları üzerine kurulan bu emperyalist kapitalist çatışma, katliam, yeri geldiğinde müzakere, yeni taktik dizayn ve savaş düzlemini işçi sınıfının “Artık yeter” demesi durdurabilir. Bölgesel tekelci kapitalist hegemonya savaşlarını, sermayenin üstten birikimi hesaplarını işçilerin bölgesel düzeyde birliğiyle kabusa çevirebilir, katliama, savaşa karşı barışı sermayeyi bölgeden tümüyle defederek, sosyalist işçi iktidarıyla hakim kılabiliriz. Türkiye’nin saldırgan dış politikası, hem Türkiye hem de bölge işçi sınıfının kanını dökerek işlemekte, işçilerin emeğini artan boyutlarda sömürme dürtüsüyle ilerlemektedir. “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi” ve onun yarattığı krizleri, yaşam hakkı dahil tüm hakları gaspedilen bölge işçi sınıfının bütünleşen çıkarlarıyla, küresel kapitalist boyundurluk ile derinleşen karşıtlığıyla, hepsinin eli kanlı küresel-bölgesel emperyalist kamplarından bağımsız sınıf hattı, sosyalizm savaşımıyla, her türden köleliğe karşı sınıfsal, cinsel, ulusal özgürlük mücadelesiyle paramparça etmeli, bölgeyi kanla değil insanlığın yaratıcı enerjisi, kolektif zenginliği, sınırsız üretkenliğiyle yeniden yaratmalıyız.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*