Anasayfa » DÜNYA » Suriye Devrimci Solu’ndan enternasyonal dayanışma çağrısı

Suriye Devrimci Solu’ndan enternasyonal dayanışma çağrısı

Suriye Devrimci Solu tarafından 23 Eylül 2012’de yapılan çağrıda, Esad’a karşı verilen mücadelenin dünyanın diğer yerlerinde küresel kapitalizme karşı yürütülen özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelelerinin bir parçası olduğu belirtilerek, tüm ilerici/demokrat güçlerin Baas diktatörlüğüne karşı Suriye’deki halk hareketini ve devrimci solu desteklemesi istendi.

İspanya’da ortaya çıkan Öfkeliler hareketinin ve Wall Street’te başlayarak dünyanın birçok yerine yayılan işgal hareketlerinin Arap devrimlerinden etkilendiğinin hatırlatılmasıyla başlayan açıklamada, tıpkı Yunanistan’da AB-IMF tarafından dayatılan programlara direniş gibi, Suriye’deki ayaklanmanın sebeplerinden birinin de IMF ve Dünya Bankası tarafından desteklenen otoriter rejimin uyguladığı neoliberal politikalar olduğu vurgulandı. Suriye Devrimci Solu’nun açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Neoliberal politikalar ülkedeki kamu hizmetlerini zayıflatmak ve parçalamak, özellikle temel ihtiyaçlar için devlet yardımlarının kesilmesini sağlamak ve özelleştirme sürecini hızlandırmak için, politik iktidarda bağlantılı egemen sınıfların lehine kullanıldı. Rejimin neoliberal reformları, yabancı yatırımları teşvik etme, ihracatı ve özellikle turizm alanında hizmet sektörünü geliştirme yönünde politikalara cesaret verdi. Baskıcı rejim aygıtı bu şirketlerin “güvenlik ajanı” gibi çalıştı, onları düzensizliklerden ve sosyal taleplerden korudu. Devlet çokuluslu şirketler için çöpçatan rolü oynarken, rejimle bağlantılı burjuva sınıfın zenginleşmesini garanti altına aldı.”

Beşar Esad’ın yoksullaştırma politikaları

Ekonomik liberalleştirme sürecinin Suriye’deki eşitsizlikleri arttırdığı belirtilirken, enflasyonun 2008’de %17’ye ulaştığı; işsizliğin devrim öncesi tüm toplumda %20-%25 arasında seyrettiği, 30 yaş altındakilerin tüm nüfusun %65’ini oluşturduğu bir toplumda 25 yaş altındaki işsizlerin oranının %55’e ulaştığı ve yoksulluk sınırının altında yaşayan Suriyelilerin oranının 2000’de %11 iken resmi rakamlara göre 2010’da %33’e ulaştığı kaydedildi. Yoksulluk sınırı civarında yaşıyan bir diğer %30’un günlük gelirinin ise 2 doların altında olduğu dile getirildi. Bu durumun, Baas rejimi 1963’te darbeyle iktidarı ele geçirmeden önceki sosyo-ekonomik durumu yeniden yarattığı hatırlatıldı: nüfusun %5’inin tüm ulusal gelirin %50’sinden fazlasına sahip olması.

Suriye Devrimci Solu’nun açıklamasında, bu yüzden Suriye’deki hareketi oluşturanların büyük kısmının işçiler ve hem şehirlerde hem de köylerde hızla yoksullaşan orta sınıflar olduğu kaydedildi. Açıklamada, 2011 Aralık’ındaki grev ve sivil itaatsizlik eylemlerinin ülkenin en büyük merkezlerini felç ettiği, bunun da Suriye Devrimi’nin kalbinde işçilerin ve sömürülenlerin bulunduğunu gösterdiği ifade edildi. Baas rejimi bu süreçten sonraki 3 ay içerisinde 85 bin kişiyi işten çıkarmış ve protestoların dinamiğini kırmak üzere resmi rakamlara göre 187 fabrikayı kapatmıştı.

Suriyeli devrimciler, öğrenci hareketinin de devrimde önemli bir yer tuttuğuna işaret ederek, Halep, Şam, Deraa, Humus ve Deyrozor’daki üniversitelerde sürekli olarak kitlesel gösteriler yapıldığını belirtiyorlar. Suriye Özgür Öğrenci Sendikası’nın verilerine göre, 2011 Mart’ında ayaklanma başladığından beri rejim tarafından öldürülenlerin dörtte biri öğrenciydi.

Halkın kendi kendini yönetme deneyimi

40 binden fazla insanın rejim tarafından katledildiği, 200 bin kişinin tutuklandığı, 30 bin kişinin daha tutsak edildiği, 65 bin kişinin “kayıp” olduğu, 300 bin kişinin komşu ülkelere kaçtığı ve Suriye nüfusunun %10’undan fazlasının, 2.5 milyon kişinin ülke içinde yer değiştirdiği devrimci hareketin, bunca politik ve askeri baskıya ve katliamlara rağmen hâlâ sokaklardan, üniversitelerden ve işyerlerinden silinemediğinin vurgulandığı açıklamada, köylerde, mahallelerde, şehirlerde ve diğer bölgelerde kurulan halk komitelerinden bahsedildi. Halkın kendi kendini yönettiği bu komitelerin gösterileri koordine ettiği ve seçilmiş yöneticileriyle, her yerde düzensizliği yaratanın halk değil rejim olduğunu gösterdiği belirtiliyor.

Açıklamada ayrıca, Suriye halkının devrim başladığından beri, rejimin bu tehlikeli ateşi yakmaya yönelik çabalarına rağmen, mezhepçiliği reddettiği vurgulandı.

Hem ABD, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi güçlerin hem de Rusya, Çin ve İran’dan oluşan bloğun Suriye’deki halk hareketine kendi çıkarları doğrultusunda yaklaştığını savunan Suriye Devrimci Solu, ABD ile Rusya’nın 30 Haziran’da yaptıkları toplantıda olduğu gibi, Esad’ın gitmesi ve rejimin aynen kalması yönünde “Yemen-tipi” olarak adlandırılan çözümde uzlaşmak istediklerini hatırlattı.

Suriyeli solcular, İsrail ile sınırlarını “istikrarlı” hâle getiren, “terörizme karşı savaş” konusunda ABD ile birlikte hareket eden, 1991 ve 2003’teki Irak işgallerini destekleyen, 1976’da ile ABD ve İsrail ile anlaşarak Lübnan solunu ve Filistin direnişini ezen Baas rejimiyle Batı’nın hiçbir sorunu olmadığını dile getirdiler. Açıklamada, Beşar Esad’ın iktidara gelmesiyle birlikte hızlanan neoliberal politikaların, Suriye’yi Batılıların ve Körfez ülkelerinin sermayesine açtığı, bu sürecin Suriye halkını ise yoksulluğa ve sefalete sürüklediği hatırlatıldı.

Özgür bir Suriye için…

Suriye halkının ise tüm dış güçlerin müdahalesine rağmen yeni bir Suriye kurmak için devam ettiğinin belirtildiği açıklamada; özgür, demokratik, seküler ve devrimci bir Suriye kurmak için süren bu ısrarın her türlü eşitsizliği ve sosyal, etnik, dinsel veya cinsiyet ayrımcılığını gidereceği, Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını tanıyacağı ve bütün dinlere ve etnik azınlıklara saygı göstererek demokrasiyi ve siyasi özgürlükleri garanti altına alacağı ifade edildi.

Dünyanın her yerindeki ilerici ve demokratik güçlerin bu sebeple Suriye Devrimi’ni desteklemesi çağrısıyla sona eren açıklamada “Yaşasın Suriye Halk Devrimi!” denildi.

* İngilizce metnin tamamını okumak için:

http://syriafreedomforever.wordpress.com/2012/09/24/open-letter-of-the-syrian-revolutionary-left-to-support-the-syrian-popular-revolution/

marksist.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*