Anasayfa » GENÇLİK » Süpriz…

Süpriz…

Can DÜNDAR ve Erdem GÜL’ün tutuklanmalarının ardından kamera flaşları cezaevinde tutuklu gazeteci arar oldu. Hümanist burjuva bir aydın olan Can DÜNDAR’ın tutuklanmasına oh olsun diyecek halimiz yok fakat bugün Sosyalist ve Kürt gazetecileri el sallayarak cezaevlerine gönderen Kemalist zihniyetinde “vah vahlanmasına” katılacak değiliz.

Basın özgürlüğünü ne bir günde ölü ilan ederiz ne de dünkü basın özgürlüğü sınırlarıyla uzlaşırız. Burjuva medyanın gazetesiyle, televizyon programıyla, sosyal medya kampanyalarıyla Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmalarını beklenmedik bir durum olarak karşılaması, bugüne kadar tutuklanan gazetecileri görmezden gelen tavırları “Can Dündar’a haksızlık ediliyor ama tavırlarının yanında, Pozantı skandalını haber yapan DİHA muhabiri Özlem AĞUŞ ile birlikte 100’ü geçen gazetecilerin vardır bir kabahati” demesi aslında herşeyi açıkca anlatıyor.

ozgur-basin-devletin-teminatidir-26204Basın özgürlüğünün öldürüldüğünü Can Dündar’dan koyarak varılacak sonuç elbette kapitalist sistemle ne kadar uyumlu olduğundur. Burjuva demokrasisinin sürprizlerinden korka korka yaşayanları bir yana bırakalım biz işime bakalım.

Sermayenin geleceği için bugünün dünden daha fazla sömürüldüğü yarınının ise bugüne şükrettireceği bir sarmal gelişim vardır. Neoliberalizmin “sürprizlerinden” kaçmak elbette mümkün değil. Her geçen saniye büyüyen bir dalga gibi kaçıp kendini kurtarmaya çalıştıkça üstüne gelir. Sıyrılıp kurtulmak hayır, yakalamaması mümkün değil. Ta ki bizler durduruna kadar.

O aptal kutusu denen televizyonlarda her saniye ibret almamız gerekiyormuş gibi “Rus uçağını düşürdük, bakalım başımıza neler gelecek? Ha unutma bunu senin için yaptılar, bak unutma bunu, sakın ha!”, “Paris’te IŞİD katliamı… Ankara ne ki Paris’te bile bunlar katliam yapabiliyorlar, artık hiçbir yer güvenli değil. Kendine iyi bak, dikkatli ol, sokaklardan uzak dursan iyi olur.” ya da “Hindistan’da toplu tecavüz… Erkek sürüsünün iğrençlikleri, cinayetleri vs. tüm kadınlar için ibretlik birer hikayeye dönüştürülür. Aman dikkat edin bakın burada da Özgecan “kızımızın” başına neler neler gelmişti. Tekrar kendinize iyi bakın derler. Ama Hindistan’da ki son dönemlerde yükselen kadın hareketlerinin kitlesel eylemlerinden ya da Özgecan için yapılan set, baraj tanımaz öfke selinden hiç bahsedilmez.”

IŞİD çetesinin tarafından en ilkel ve vahşi yöntemlerle katledilen Türkmen ve Kürtler, kafir ilan edilirken, katledilen Ezidi’ler ve Aleviler ise sadece bilançoları verilerek halı altına süpürülür, Bayırbucak Türkmenleri adı altında bir ulus kurtarılıyormuş edasıyla cihatçı gruplara destek sağlanması ise övülür.

Gündemin akıcılığı ve yakıcılığından çok kısıtlı bir kısmına değinebildiğimiz gelişmeler her ne kadar gelişmemenin birer örnekleriyse de toplumu birey birey hücreye çevirerek yanlızlığın o mahzun “hadi bakalım, baş başasın yollar çiyanlarla, engereklerle dolu. Başarılar güzel kardeşim” ifadesiyle sorumluluğunu sana, bana yükleyip bir an olarak şimşek etkisiyle yaşamlarımıza vuran kapitalizmi unutuveririz.

Sahi kendi derdime düştüm sormayı unuttum. Geçen hafta/ dün/ az evvel girdiğin sınav nasıldı? Soru mu tekrarlıyorum verdiğin cevaplardan memnun musun demedim. Sınavın bir bütününden bahsediyorum. Ön izlemeyle rahatlatan ya da iyice içine kaçıran o kağıdı soruyorum. Eline ilk aldığında renginden, yazı puntolarından, kalınlığından bahsediyorum.

769806_129986527565419749156_OriginalMemnun musun? Senin de bir öğrenci olarak öznesi olman gerektiği bir eğitim sürecinde ki kapitalist performans sistemlerinin temeli olan ölçme sürecinde geçirdiğin bir sınavın nesnesi olmaktan. Sen kağıdı boş alıp doldurmak zorunda kalan olduğun milimetrik farklardan başka bir farkın olmadığı araştırma görevlisinin aynı kağıdı boş alıp dolu topladığı bir sistemden memnun musun?

Biliyorum senin için o kağıt şu an Ortadoğu’da dönen emperyalist paylaşım pazarlıklarından, iklim zirvesinden, G-20’den, maaşlarını alamayan SİDEMİR işçilerinden, Tahir ELÇİ’den, sokağa çıkma yasaklarında katledilen Kürt Halk’ından daha değerli görünüyor. Gerçekten daha mı değerli?

Sınıfsız Dergisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*