Anasayfa » DÜNYA » Sudan’dan sonra Cezayir’de de 100 binler ayakta

Sudan’dan sonra Cezayir’de de 100 binler ayakta

Sudan’da 2 aydır süren halk isyanı, devlet krizini derinleştirdi. İstihbarat teşkilatı başkanının darbe girişimine karşı devlet başkanı Ömer el Beşir’in karşı darbesiyle süresiz olağanüstü hal ilan edildi. Olağanüstü hale karşı başını yıkıcı işçileşme sürecinde olan meslek örgütlerinin çektiği isyan ve direniş hareketi işçi sendikalarının katılımı, liman ve telekom işçilerinden başlayıp yayılan fiili grev dalgasıyla sürüyor.

Sudan’dan sonra Cezayir de patlama noktasına geldi. 20 yıldır kapitalist devlet iktidarını elinde tutan Abdelaziz Bouteflika’nın 5. kez devlet başkanlığına “aday” olması, sabırları taşırdı.

Sosyal medyada bazı taban örgütlerinden başlayan anonim eylem çağrıları, çığ gibi yayıldı ve yüzbinler başkent ve büyük şehirlerde sokağa çıktı. Cezayir’den gelen son dakika haberleri, başkentte yüzbinlerin başkanlık sarayına yürüdüğünü belirtiyor.

Cezayir nedense 2011-13 dönemi Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki isyan dalgasında adı anılmayan bir ülke. Oysa Cezayir işçi sınıfı ve yoksul varoşları bu isyan dalgasının öncüllerindendi.

2007 yılında özelleştirme ve kapatma planına karşı tüm bir maden kenti direnişe geçmiş, barikatlar kurmuştu. Ordu harekatı ile bastırılan maden kenti isyan ve direnişinde, onlarca madenci ve yakını katledilmişti.

2009 yılında bu kez ağırlığını kamu işçilerinin oluşturduğu 1 milyon işçi, zamlara ve İMF paketine karşı süresiz genel grev genel direnişe çıktı. O dönem yüksek petrol gelir ve fonlarına sahip olan kapitalist devlet iktidarı bu dev grevi, “12 milyar dolarlık sosyal fon” vaadi ile yatıştırdı. Ancak bu vaat, özelleştirme ve güvencesizleştirme saldırılarının hızlandırılmasının kılıfından başka bir şey değildi.

2011 yılında bu kez işsizlik ve yoksulluğun korkunç boyutlarda olduğu varoşlar patladı, barikatlar, sokak eylem ve çatışmaları haftalarca sürdü. Cezayir devleti bu isyanı da, şeker, yağ, un gibi temel gıda ürünlerindeki fahiş zamları geçici olarak geri çekerek, “indirim” yaparak yatıştırmaya çalıştı.

Ancak Cezayirli işçilerin ve emekçilerin sosyal yıkımında bir değişim olmadı. Tam tersine petrol gelirlerinin de dibe vurmasının faturası da işçilere ve kent ve kır yoksullarına çıkarıldı.

Evet, Ortadoğu ve Afrika’da 2011-13 isyanları dalgasından sonra yeni bir büyük isyan ve direniş dalgası daha yükseliyor. Geçen yılın başında açılışı İran’da başlayan, Tunus, Ürdün, Lübnan, Irak’ta irili ufaklı isyan ve direniş hareketleri, Sudan ve Cezayir’de yeni bir düzeye doğru çıkıyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*