Anasayfa » BASINDAN » Sudan: Mücadelenin ikinci aşamasına geçildi, tüm iktidar halka!

Sudan: Mücadelenin ikinci aşamasına geçildi, tüm iktidar halka!

Sudan Komünist Partisi Siyasi Bürosu’nun Sudan’daki gelişmeleri değerlendirmesi:

Sudan’daki mevcut siyasi çıkmaz; buraya nasıl geldik?

Başlangıç

Aşağıdaki kısa paragraflarda, Sudan Komünist Partisi’nin (SKP), Sudan’da iktidarın geçici askeri konsey (GAK) tarafından ele geçirilmesinden bu yana ortaya çıkan karmaşık siyasi durumu aydınlatma çabası yer almaktadır. Bunu yaparken okura, partimizin konumunu ve koalisyonumuz Özgürlük ve Değişim Deklarasyonu Güçleri’nin (ÖDDG) karşı karşıya kaldığı zorlukları netleştirmeyi amaçlıyoruz.

⎯ Başlangıçta ve GAK iktidarı ilk olarak eline aldığında derhal konseyi görevden alınan diktatör Ömer el-Beşir’in güvenlik komitesi olarak tanıdık. Bu yüzden konseyle oturup müzakere etmeyi tüm iktidarın derhal, milyonlarca Sudanlıyı 5 aylık şiddetsiz protestolarla korkunç bir insan hakları ihlali siciline sahip dünyanın en kötü ünlü diktatörlerinden birisinin alt edilmesi zaferine önderlik eden, onların meşru temsilcisi ve lideri ÖDDG’ye devredilmesinin kabul edilmesi dışında reddettik.

⎯ Bununla birlikte, kısa bir süre sonra, partinin ÖDDG’deki ortaklarının çoğunluğunun isteklerine uyması ve GAK ile iktidarın paylaşılması şartları temelinde bir iktidar devredilme sürecini müzakere etmesi gerekiyordu. Bizim açımızdan, böyle sert bir pozisyon değişikliğinin, gerçek bir değişimle halkımızdan milyonların isteklerini karşılama anlamında ağır bir maliyetinin olacağını düşündük ve öte yandan bazı sadık üyelerimizin, dostlarımızın ve sempatizanlarımızın açık ve yüksek sesli hoşnutsuzluğuna da katlanmak zorunda kaldık. Ancak, ÖDDG’nin hüküm ve kurallarına tabi olduğumuzdan, pragmatik hareket ederek muhalefetin altındaki ÖDDG liderliği altında birliğini koruma pozisyonunu almayı seçtik.

⎯ Uzun ve yorucu bir süreç sonucunda, ÖDDG, geçici hükümetin süresiyle, bakanlık ve yasama konseylerinin her ikisinin de bileşimi ve referans şartlarıyla ilgili olarak GAK ile bir anlaşmaya varmayı başardı. Ancak, müzakereler yüksek konseyin bileşimi ve yüksek konseyin başkanının kim olacağı tartışmaları üzerine çöktü. Şu anda, en azından resmi olarak, ÖDDG ile GAK arasında müzakerelere devam etmiyor.

⎯ Bunlar olurken, GAK’ın niyetleri, doğası ve tarafsızlığı ile ilgili artan endişelerimiz mevut bulunmakta. Kısaca, aşağıdakilerden endişe duyuyoruz:

GAK yönetimindeki kısa süre içerisinde, insan haklarının defalarca ağır ihlallerine tanık olduk. Ve GAK’ı bu ihlallere doğrudan neden olmakla suçlamamakla birlikte Sudan halkının güvenliğini koruyamamaktan dolayı kesinlikle sorumlu tutuyoruz. Ayrıca GAK’ı halen etkin olan ve bari bir şekilde cezasızlığa sahip olarak faaliyet yürüten eski rejimin Güvenlik Güçleri ve Ulusal Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Güçleri (HDG) arasındaki ayrışmayı kasten gizlemekten dolayı suçluyoruz. Bu farklı silahlı grupların belirsiz durumunun sonucu, insan hakları suçlarının ve ihlallerinin hesaba sorulmadığı ve kimsenin sorumlu tutulmadığı bir güvenlik boşluğunun oluşturulmasıdır. Aşağıda bu olayların bir listesi bulunmaktadır:

i. Kutum’da gösteri – Darfur, 21 Nisan 2019

ii. Hartum’daki Kurtuba Salonu’nda toplantı, 27 Nisan 2019

iii. Nyala’daki gösteri – Darfur, 4 Mayıs 2019

iv. Hartum’daki Dostluk Salonu’ndaki toplantı, 8 Mayıs 2019

v. Hartum’daki ulusal elektrik şirketi merkezi, 12 Mayıs 2019

vi. Hartum’daki Büyük Oturma Eylemi Meydanı, 13 Mayıs 2019

vii. Nil Caddesi – Hartum, 29 Mayıs 2019

viii. Buri – Hartum, 30 Mayıs 2019

  • GAK, önceki rejimin kalıntıları etrafındaki çemberin daraltılmasında şeffaf, süratli ve etkin uygulama göstermede başarısız oldu. Önceki rejime sadık güvenlik güçlerinin özgürce faaliyet yürütmesi ve barışçıl göstericileri terörize etmesi gerçeğinden dolayı endişeliyiz. Ayrıca, eski diktatöre sadık finansal ve siyasi kurumlar veya bireyler üzerinde ciddi bir baskı oluşturulmamıştır. Hatta Sudan elçilerinin ve önceki rejime sadık diplomatik kişilerin çoğu, uluslararası toplumdan GAK için destek ve haksız meşruiyet arayışı içinde dünyada serbestçe çalışıyorlar.
  • GAK, tek taraflı olarak ve General Abdülfettah el-Burhan tarafından yayımlanan bir dizi kararname aracılığıyla ülkeyi uluslararası alanda temsil etme de dahil olmak üzere kendine çeşitli yetkiler verdi. Bu sayede, GAK üyeleri bölgede seyahat ediyor, sayısız ülkeyi ziyaret ediyor, halkımız adına konuşuyor ve bazılarından yasadışı bir şekilde mali ve lojistik destek almanın yanı sıra Sudan halkı adına karanlık anlaşmalar yapıyor ve vaatler veriyorlar. Öte yandan, GAK kendisini neredeyse Sudan’ın meşru hükümeti ilan etti ve şu an öyleymiş gibi davranıyor.
  • GAK, devir teslim sürecini sürüncemede bırakmak, tüm tarafları uzun, sıkıcı ve yorucu görüşmelere sokmak, değişken ve tutarsız müzakere pozisyonları almak vb. de dâhil olmak üzere bir dizi kuşku uyandıran yöntem kullanarak aktif bir biçimde Sudan halkının ve iradi liderliği ÖDDG’nin birliğini bozmaya ve sabrını taşırmaya çalışıyor.
  • GAK, barışçıl protestocuların yasal grev haklarını kullanmalarını ve amaçları olan sivil bir yönetimin ihdas edilmesini sağlamak için sivil itaatsizlik yöntemlerini kullanmalarını hem açıkça hem de üstü örtük bir şekilde tehdit ediyor.

⎯ Sudan Komünist Partisi, ayrıca, karşılıklı egemenlik haklarına saygı temelinde uluslararası topluma ve tüm komşularına riayet eden, halkımız ve diğer uluslar için barış ve adalet çizgisinde karşılıklı çıkarların gelişimi için çabalayan, özgür, sivil, adil ve demokratik bir Sudan hayal eden Sudan halkının çıkarlarıyla doğrudan çatışan kendi çıkarlarıyla Sudan’ın iç işlerine müdahale eden bazı yabancı hükümetlerin ve şirketlerin olumsuz rolünün ve yoğun girişimlerinin de farkındadır.

Yine, Sudan Komünist Partisi, Sudan’ın içinden ve dışından HDG ve lideri Muhammed Hamdan Daklu’nun faaliyetleri hakkında doğrulanmış raporlar alıyor. Raporlarımız, HDG’nin bazı yabancı hükümetlerden finansal, lojistik ve hatta askeri destek aldığını doğrulamıştır. Aynı zamanda, Sudan Ulusal Silahlı Kuvvetleri’nin sistematik silahsızlanmasına ve marjinalleşmesine tanık olduk. Özellikle Ulusal Silahlı Kuvvetler pahasına HDG’yi güçlendirme planlarını, barışçıl devrimimize doğrudan bir tehdit olarak ve ülkemizdeki milyonlarca Sudanlı genç insanın sivil bir yönetime sahip olma rüyasını durdurmanın bir aracı olarak görüyoruz. Bu, sadece Sudan’ı değil, bir bütün olarak bölgeyi toptan bir kaosun ve iç savaşın eşiğine sokan tehlikeli ve sorumsuz bir harekettir. HDG, Darfur’da binlerce masum sivili terörize edip öldüren milis çetelerinden başka bir şey değildir ve bizler HDG lideri Muhammed Hamdan Daklu’yu hem bir savaş lordu hem de bir savaş suçlusu olarak görüyoruz.

Şimdi nerede duruyoruz?

GAK’ın doğrudan görüşmelerde iktidarı ÖDDG’ye devretmesi konusunda defalarca başarısız olduktan sonra, Sudan Komünist Partisi geçen Salı ve Çarşamba 28-29 Mayıs 2019’da genel grev için çağrıda bulundu ve genel greve destek verdi. Ayrıca halkımızın hedeflerine ulaşmak için gelecekteki tüm grevlere, sivil itaatsizlik eylemlerine ve diğer tüm şiddet içermeyen protesto biçimlerine bütünüyle destek veriyoruz. Sudan’daki tüm üyelerimizi, dostlarımızı ve sempatizanlarımızı, askeri cuntayı halkın özgür ve sivil yönetimli bir Sudan isteğini dinlemeye zorlamak amacıyla yapılacak gelecek grevlere, gösterilere vb. katılmaya davet ediyoruz. Dahası, dostlarımızı ve yurtdışındaki uluslararası toplumu, davamız için dayanışma ve destek göstermeye ve Özgürlük, Barış ve Adalet konusundaki isteklerimizi öne çıkarmaya ve sergilemeye çağırıyoruz.

Uluslararası toplumu, HDG milislerinin silahlanmasını durdurmak üzere azami diplomatik baskı uygulamak için hızla harekete geçmeye ve sivil ve demokratik yeni bir dönemde Sudan halkının geri kalanıyla birlikte özgürlük, adalet ve barış arayışını yükselten onurlu alt rütbeli subay ve askerleriyle Ulusal Silahlı Kuvvetlerin desteklenmesini ve tanınmasını zorlamaya çağırıyoruz.

Son olarak, Sudan’da sivil yönetime barışçıl bir geçiş yapmak için 30 Nisan 2019’da açıklama yapan Afrika Birliği’ne bu fırsatla desteği nedeniyle minnettarlığımızı yinelemek istiyoruz. Troyka’nın 21 Mayıs 2019 tarihli GAK ile ÖDDG arasındaki görüşmelerin hızlı bir şekilde sonuçlanmasını ve ÖDDG’nin önderliği altında iktidarın sivil yönetime barışçıl bir biçimde aktarılmasını talep eden çağrısını da aynı şekilde memnuniyetle karşılıyoruz.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Avrupa Birliği tarafından verilen destek, Sudan’da daha iyi bir gelecek için büyük önem taşıyor. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el-Sisi’nin son dönemde yaptığı halkımızın isteklerine anlayış gösteren ve saygı duyan bazı açıklamaları bizim tarafımızdan, Mısır ve Sudan arasındaki karşılıklı saygı ve ortak çıkarların karşılıklılığına dayalı uzun ilişkide yeni bir sayfa olarak görülmektedir.

Sudan Komünist Partisi Siyasi Bürosu – Hartum

1 Haziran 2019

Kaynak: ETHA

Liberation News’ın Sudan Komünist Partisi Merkez Komite üyesi ve Enformasyon sekreteri Sadi El Fatl ile söyleşisi

Mücadelenin ikinci aşamasına geçildi, tüm iktidar halka!

Halk güçleri ile askeri güçler arasındaki müzakereler bağlamında Sudan’da mevcut durum nedir? Yakın gelecekte bir geçiş hükümeti olası mı?

Şimdiye dek iki taraf bir anlaşmaya varmayı başaramadı. Münakaşanın iki ana meselesi başkanlık konseyinin yöneticiliği ile hangi tarafın çoğunluğu elde tutacağı ile alakalı.

Bu farklılık, ülke içindeki iki anlatıyı ve onun muhalefet üzerindeki etkisini yansıtıyor. Baş çelişme El-Beşir’in devrilmesinin ardından, şu iki yaklaşım arasında: Biri, eski rejimi dağıtma ve tasfiye etmenin önemini vurguluyor, diğeri ise El-Beşir’in yerinden edilmesinden memnun ve iktidarı ordu ve eski rejimin kalıntılarıyla paylaşmaya hazır.

Bu iki üst anlatı, muhalefet güçleri içerisinde yaygın durumda ve geçmişten günümüze yaygın olageldi. Sudan Komünist Partisi böylesi bir konumlanışa karşı uyardı. “Yumuşak iniş projesi” diye tabir edilen bu konumlanış, muhalefetin bazı kesimlerini davet eden ancak Sudan’ı uluslararası sermayeye av eden eski bağımlılık politikalarını koruyan rejimin toplumsal tabanını genişletmek üzere demokrasinin hudutlarını şişiren hesaplı bir değişim çabası.

Ordunun müzakerelerin ilerleyişine set çekme ve iktidarı Değişim ve Özgürlük için İttifak’a teslim etmekte uzlaşmamasının ardında, generallerin kendi boyunlarını kurtarmak için liderlerininkini kurban etmeleri yatıyor.

Cunta, başta Mısır ve Suudi Arabistan olmak üzere, yerel gericilik ile bölgesel güçlerin koordinasyonu içerisinde gerçekleşti. Dışarıdan bakanlar için müzakereler başkanlık konseyindeki mevkiler ve sayılarla ilgili gibi görünüyor olabilir ancak aslında çok daha derine iniyor. Esas olarak ülkenin geleceği ve hangi kalkınma yolunu izleyeceğiyle alakalı.

An itibariyle yenişememe hali devam ederken, her iki taraf da ortak bir teknik komitenin tartışmalı konularla ilgilenmesine izin vermeyi kabul etti. İttifak, grevler ve sivil itaatsizlik hazırlıkları için çağrısını yaptı. Sudan Meslek Odaları Birliği ve Sudan Komünist Partisi, iktidarı ordudan söküp alma aracı olması ve de devrimin hedeflerine ulaşmasının önünü açması adına üyelerine örgütlenmesi kaçınılmaz ve an meselesi olan genel siyasi grev ve sivil itaatsizlik kampanyasını ikaz etmekte.

Ordu genelkurmayı önünde protesto eyleminde bulunan kitlelere 13 Mayıs’ta düzenlenen saldırıların arkasında hangi güçlerin olduğuna inanıyorsunuz? Bu olay halk mobilizasyonlarını nasıl etkiledi? Devam ediyorlar mı?

Askeri konseyin arkasında olan, onu destekleyen ve yöneten sınıf güçleri eski rejimin kalıntıları; devlet bürokrasisi tarafından temsil ediliyorlar, baskı organlarının en parayla satın alınabilenleri, ordu, polis ve güvenlik.

Rejimin yolsuz politikaları ve uygulamaları tarafından yetiştirilen yenin parazit burjuvazi, büyük yabancı sermayeye dayanan ve onu temsil eden bir toplumsal güç. Ek olarak, rejim tarafından işe alınanlar ordusu iktidar partisi ve onun yan organları içerisinde yönetici konumlardalar, örneğin devlet ticaret sendikaları, gençlik, öğrenciler ve kadın örgütleri ayrıca baskıcı güçleri teşkil ediyorlar.

Saldırıyı planlayan ve oturma eylemlerinin dağıtılmasından çıkarı olacağı düşünülen güçler, iktidar partisi içinde El Beşir’in iç dairesinin en tutucu olan kesimler. Ancak durumumuza ait deliller Acil Destek Kuvvetleri ve İslami grupların gölge militanlarını işaret ediyor.

Ordu tarafından kınanmasına karşılık, hiç kimse tutuklanması veya yargı önüne çıkarılmadı. Bu, saldırının ordu içerisindeki belirli elementlerin zımni desteği ile düzenlendiğini belirtiyor.

Kitlesel protesto eylemleri, her zaman olduğu gibi, başkentte ve diğer büyük kentlerde özellikle ordu karargahlarının karşısında örgütlenen günlük oturma eylemleri ve işgallerle sürüyor.

23 Mayıs Perşembe günü Hartum’daki ordu karargahı karşısındaki meydanda kitlesel bir yürüyüş örgütlendi. Eylem, ayaklanmanın ikinci aşamasının sloganı altında belirdi: Özgürlük, Barış, Adalet ve Halkın Tercihlerinin Sivil İktidarı

Ana talepler: İktidarın acilen Değişim ve Özgürlük İttifakı’na teslimi ve halka karşı suç işleyen herkesin hesap vermesi.

Yaklaşık altı aylık kesintisiz sokak gösterilerinin, oturma eylemlerinin, grevlerin ve diğer yığın eylemlerinin ardından rahatlıkla söyleyebiliriz ki, halk hareketi zindeliğini korumasını bildi lakin kapsam, vizyonda netlik ve hedefine ulaşma kararlılığı açısında güçlendi: Tüm iktidar halkın temsilcilerine!

Hangi sınıfsal güçler devrimci kamp içerisinde rol oynuyor? Sudan Komünist Partisi, Sudan Meslek Odaları Birliği ve de “Nidaa Sudan” gibi güçler arasındaki ilişki nasıldır?

Devrimci kamp işçi sınıfı içindeki radikal güçler, köylülük ve devrimci entelijansiyadan müteşekkil. Ayrıca öğrenci, gençlik ve kadın örgütleri arasındaki demokratik ve sosyalist güçleri de barındırıyor.

Aynı zamanda Sudan Komünist Partisi, Ulusal Konsensus Güçleri ve de Sudan Meslek Odaları Birliği içerisindeki radikal gruplarla mücadeleci işbirliğini güçlendirmek üzere aktif angajman içerisinde. Sudan Komünist Partisi, Değişim ve Özgürlük Bildirgesi Güçleri ile ortaklaşan tüm güçlerin cephesel örgütlülüğü ve bu cephenin inşası, muhafazası ve tanıtımı için hatrı sayılır önem vermekte.

Sudan Komünist Partisi, Abdül Wahid liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi ile El Hilu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi’nin radikal duruşlarını olumlu karşılıyor.

Sudan Komünist Partisi, Nidaa Sudan ile İttifak kapsamında işbirliği halinde. Söylemek gerekir ki bu cephesel yapılanma, farklı hedefleri olan değişik grupları içinde barındırıyor ve bunlardan bazıları Sudan Komünist Partisi’nin kavramlarıyla örtüşmeyebiliyor.

Sudan Komünist Partisi, Sudan Meslek Odaları Birliği ile oldukça yakın bir işbirliğini sürdürüyor. Aslında bir miktar Sudan Komünist Partili, Sudan Meslek Odaları Birliği içerisinde çalışma yürütüyor. Ayrıca parti olarak Sudan Komünist Partisi, sendikal hareketlerde sahada aktif ve Sudan Meslek Odaları Birliği’nin çalışmalarına kayda değer bir ilgi gösteriyor.

Protesto hareketinin Sudan’daki kimi silahlı iç çatışmalarla ilişkisi nasıl? Komünist Parti, Sudan’daki bu silahlı çatışmaları nasıl anlıyor ve tanımlıyor?

Protesto hareketinin en temel taleplerinden biri de Darfur’daki savaşı sona erdirmek ve Darfur halkının meşru haklarını tanımak. Esasında Batı Sudan halkları, Darfur, Kordufan ve Mavi Nil, rejime karşı mücadelenin başını çeken ön cepheler. Tüm silahlı grupların üyeleri ve destekçileri kitlesel protesto hareketinin bir iç parçasını oluşturuyorlar. Ulusal azınlıklar sorununa ve özellikle Darfur’a ilişkin çözüm, geçiş sürecinin sonu için planlanan anayasal konferansta layıkıyla tartışılacaktır.

Sudan Komünist Partisi olası bir geçiş hükümetinde ne tür bir rol oynamayı öngörüyor? Geçiş hükümeti durumda karşılaşılacak acil görevler ve zorluklar neler olur?

Sudan Komünist Partisi, El Beşir iktidarının 30 yıllık iflas etmiş politikalarının sonucu olan problemlerle başa çıkmak, icabına bakmak ve çözmek adına uygulanacak alternatif politikalar adına İttifak tarafından benimsenen programa katkılarda bulunuyor.

Sudan Komünist Partisi bir yandan da geçiş sürecinin en acil görevleriyle başa çıkabilmek için gereken acil durum planının özenle hazırlanmasında ciddi bir rol oynuyor.

Diğer partiler ve örgütler gibi Sudan Komünist Partisi, geçiş hükümeti için kendi üyesi olan ya da olmayan ancak ülkenin inşası için gerekli donanıma ve yeteneğe sahip adaylarını belirledi.

Sudan Komünist Partisi, hükümetin yürütme performansını gözlemeyecek ve denetleyecek olan yasama konseyinde temsil edilecek.

Sudan Komünist Partisi, hiçbir şekilde potansiyel bir gelecek hükümette liderlik rolü üstlenmiyor veya ayaklanmaya olan katkısından dolayı özel bir muamele talep etmiyor. Diğer güçler gibi Sudan Komünist Partisi de kendi rolünü oynadı ve sorumluluğunu omuzladı. Sudan Komünist Partisi eklemekten gurur duyar ki bugün bu rol yığınlar tarafından tanınmış durumda ve gençlerin akın akın partiye katılması bunu yansıtıyor.

Sudan Komünist Partisi’nin hedefi, nihai zafere kadar kavgaya devam etmektir; diktatörlük rejimini dağıtıp tasfiye etme yoluyla ulusal demokratik devrimin görevlerinin tamamlanacağı zeminin yaratılması ve Sudan’da sosyalizme açılan yolun inşası.

‘Devrim burada ya yenecek ya da yenilecek’

Dünyanın dört bir yanındaki ilerici güçler mücadelenizi desteklemek için neler yapabilir?

Sudan Komünist Partisi, defaatle uluslararası dayanışmanın yoğunlaştırılması çağrısı yaptı. SKP, halkımızın mücadelesine yükselen dayanışmayı gururla ifade ediyor.  Bahsetmek yeterli olacaktır ki uluslararası dayanışma, geçmişte, suçluların ellerinin bağlanmasında, siyasi tutukluların serbest bırakılmasında ve özellikle Avrupa Birliği’nden olmak üzere bazı hükümetlerin pozisyonlarını değiştirip mücadelemizi desteklemelerine katkı sundu.

Her zamankinden de fazla olarak bugün, Sudan halkının haklarını kazanma mücadelesine, bağımsız sivil iktidar organlarını kurmalarına ve hukukun egemenliği ile kalkınmalarına ve barış ile sosyal adalet için olduğu kadar demokratik hakların muhafazası ve tesisine olan destek özel bir önem arz ediyor.

Demin belirtildiği üzere [mücadeledeki] ikinci aşama, iktidarın ordunun elinden sökülüp alınması için. Devrim burada yenecek ya da yenilecek. Dolayısıyla Avrupa, ABD, Kanada, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Afrika Birliği hükümetlerine dönük bu yöndeki baskının yardımı dokunacaktır.

Sudan halkının günlük mücadelesinin bilgisini kamuoyunu etkileyebilecek toplumsal kesimlere taşımak da bir diğer başlıca talebimiz.

Kaynak: ilerihaber.org/27 Mayıs 2019

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*