Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Şubat ayında 42 işçi hayatını kaybetti

Şubat ayında 42 işçi hayatını kaybetti

Ölümler en çok enerji, inşaat ve gıda sektöründe yaşandı…
Elektrik çarpması ve direkten düşmelerle gündeme gelen enerji sektöründe bu sefer baraj kapaklarının patlamasıyla 10 işçi hayatını kaybetti. İnşaatlarda ise bu ay özellikle binalardan düşmeler ve nesne düşmeleri görüldü ve 7 işçi arkadaşımız can verdi. Gıda sektöründe ise 4 işçi hayatını kaybetti. 4 Şubat’ta ise tersanelerde tespit edilebilen 147. cinayet yaşandı. Tuzla’da bulunan Mengi Yay Yatçılık’ta kaplama yapılan alanda bulunan parlayıcı maddelerin peşpeşe patlaması sonucu 4 işçi yaralandı. Yaralanan işçilerden Ümit Damgacı’nın vücudunda yüzde 50 civarında bir yanık oluştu ve Ümit arkadaşımız 14 Şubat’ta aramızdan ayrıldı.

İş cinayetleri Adana, İstanbul, İzmir ve Hatay’da yoğunlaştı…
Şubat ayında tespit edebildiğimiz 42 iş cinayetinde 11 ölüm Adana’da, 8 ölüm İstanbul’da, 4 ölüm İzmir’de ve 3 ölüm Hatay’da yaşandı. Adana’da biri hariç ölümlerin nedeni baraj patlamasıydı. İstanbul’da ise Sultangazi’de bulunan bir metal fabrikasında çıkan yangında Serkan Aydın ve Murat Özkan yaşamını yitirdi. Serkan, Kars’tan çalışmaya gelmişti ve kalacak yeri yoktu. Murat ise kar yağışı nedeniyle ertesi gün işe geç kalmamak için fabrikada kalmıştı. Bu noktada geçen ay vurguladığımız işçilerin barınma sorunun iş cinayetlerinin nedeni olduğunu tekrar hatırlatıyoruz: Barınma sorunu, çalışma hayatının bir parçasıdır…

BEDAŞ’ta işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınsın…
3 Şubat’ta saat 11.00 civarında BEDAŞ Gaziosmanpaşa taşeron arıza şirketi Aram çalışanı Seyithan Ağır, Alibeyköy Barajı yakınındaki bir trafonun üstünde arıza sorununu giderirken 35 bin volta kapıldı ve kolunu kaybetti. Seyithan arkadaşımızın kolunu kaybetmesinin nedeni alınmayan işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri, uzun ve yoğun çalıştırma idi. İki yıl önce de taşeron işçi arkadaşımız Erkan Keleş, onarım için çıktığı direkte elektrik akımına kapılarak can vermişti. Bilirkişinin hazırladığı raporda taşeron şirket ve hiyerarşik olarak tüm BEDAŞ yönetimi suçlu ve kusurlu bulunmuştu…

“Vinç operatörü pahalı kiralarız daha iyi”, “İş güvenliği görevlisi gereksiz, telefonda bilgi veririz”, “İşçi güvenliği için gerekli ekipmanlar çok pahalı, alamayız” ve “Az işçi çalıştır, çok çalıştır” gibi uygulamalar biz BEDAŞ işçilerinin sağlığımızı kaybetmemize neden oluyor. Bu baskılara boyun eğmeyeceğiz. BEDAŞ’ta işçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için mücadelemizi güçlendireceğiz.

HES’ler hem doğayı hem işçileri katlediyor…
Son yıllarda halkın doğayı ve yaşam alanlarını savunmak için hidroelektrik santrallere karşı Artvin’den Munzur’a kadar mücadele ettiğini biliyoruz. Diğer yandan artan HES inşaatlarında her geçen gün bir iş cinayeti haberi alıyoruz. Geçtiğimiz ay Maraş’taki Kandil Barajı’nda üç arkadaşımızın hayatını kaybettiğine dikkat çekmiştik. İşte yine bir HES faciası daha yaşandı. 24 Şubat’ta Adana Kozan’da yapılan Gökdere Köprü Barajı inşaatında meydana gelen patlama sonucu sulara kapılan 3 işçi arkadaşımızın cenazesine ulaşıldı, 7 arkadaşımızdan haber alınamıyor. Bölgede incelemelerde bulunan İnşaat Mühendisleri Odası ve Enerji-Sen yetkililerinin verdikleri bilgilere göre katliam şöyle gelişmişti:

Gökdere Köprü Barajı’nda inşaat tamamlanmadan su tutulmaya başlanmış ve tünelde işçiler çalışmaya devam etmiştir. Mekanik tünel kapağını destekleyen betonarme yapıda kopmalar meydana gelmiş ve kapak arkası tıkaç betonları yapılmamıştır. Yine tünel kapağı ve bağlantıları azami su basıncına dayanıklı bir şekilde yapılmamıştır. Bunların sonucu olarak mekanik kapak basınca dayanamamış ve patlamıştır.

Baraj işçilerinin ölümünün nedeni, su kaynaklarımızın sermayeye peşkeş çekilmesi ve güvencesiz çalışmadır. Bu katliamın sorumluları ise, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı başta olmak üzere AKP iktidarı, barajın sahibi EnerjiSA ve inşaatı yapan Cengiz-Özaltın şirketleridir.

Bizler, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak, yaşanan iş cinayetlerinin takipçisi olacağız. Bu doğrultuda ülkemizdeki bütün emek örgütlerini, sağlıklı ve güvenli çalışma mücadelesini yükseltmeye ve İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclislerini oluşturmaya çağırıyoruz.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*