Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Steve Jobs’un hakettiği ölüm bu değildi

Steve Jobs’un hakettiği ölüm bu değildi

“Dünyayı değiştiren adam”a dünyayı, yaşamı yaratan işçi sınıfı, dünya nasıl değiştirilir gösterirken, kahrından ölmeliydi Steve Jobs.

Steve Jobs 2004 yılında yakalandığı kanser karşısında uzun süre modern tıp ile alternatif tıp tedavi yöntemleri arasında gidip gelerek tedavisini sürdürdü.

Fakat maalesef Steve Jobs kansere yenik düştü.

Steve Jobs’un hakettiği ölüm bu değildi.

İyi bakın yukardaki fotoğrafa bir işçi katili, bir kapitalist zebani göreceksiniz o fotoğrafta. Bu katil, bu zebani kanserden ölmemeliydi! Bir işçinin elinde ölmeliydi o!

Garajdan, plazalara slikon vadilerine sıçrarken kanını emdiği, sömürdüğü, katlettiği, sakat bıraktığı, intihara sürüklediği işçilerin birinin elinde ölmeliydi.

Bir işçi direnişinde yakasına yapışılmalı ve emeğin yumruğu konuşmalıydı Steve Jobs‘a.

“Dünyayı değiştiren adam”a dünyayı, yaşamı yaratan işçi sınıfı, dünya nasıl değiştirilir gösterirken, kahrından ölmeliydi Steve Jobs.

Foxconn fabrikasında işçilerin iş koşullarına dayanamayarak intihar etmesi üzerine Steve Jobs katıldığı konferansta durumun gözüktüğü kadar vahim olmadığını orasının herhangi bir dükkân değil fabrika olduğunu ve bu tür şartlarında normal olduğunu açıkladığı zaman bir Foxconn işçisi sarılmalıydı onun boğazına, hırıltılar içinde son nefesini verene dek.

“Boş bir hayatım olduğunu hissediyorum ve kendimi bir makine gibi çalışmak zorunda hissediyorum” diyen Apple için çalışan 22 yaşında ki bir kadın işçi, onu bırakmalıydı boşluktan aşağıya, beton zeminin öldürücü çekimine.

Bir aydan fazla süredir sürekli gece mesaisi yapan, kimi günler 24 saat aralıksız çalışan ve evinde, bilgisayar önünde ölmüş olarak bulunan mühendis, bir gece kabusu olmalıydı, Steve Jobs uyanamamalıydı o kabustan!

İşe alırken intihar etmeyeceksiniz diye imza attırılan işçiler Steve Jobs’u öldürmelilerdi. İntihar süsü verilmiş bir ölüm, yakışırdı Steve Jobs’a.

iPad almak için böbreğini satan işçi öldürmeliydi belkide, böbreklerini deşerek Steve Jobs’u.

Ya da “dünyayı değiştiren adam” kisvesine bürünürken emeklerini çaldığı sömürdüğü işçilerden herhangi biri yapmalıydı bunu. Herhangi bir şekilde.

İşlerin iyi gitmediğinde gözyaşları içinde bıraktığı mühendis yapmalıydı bu işi. Bir mühendis ustalığıyla.

Apple’ı, iMac, iPod, iPhone ve iPad
’in yaratıcısı işçiler Steve Jobs’un pankreas kanserine yenik düşmesine izin vermemeliydi. O 56 yaşını görmemeliydi.

35 yıl önce garajında diktiği “elma”yı, işçilerin kanıyla, canıyla büyütmesine izin verilmemeliydi. O diktiği “elma”ya asılmalıydı o garajda.

Disney-Pixar işçileri yapmalıydı bu işi. Öyle bir yapmalıydı ki en mükemmel aksiyon sahneleri gölgede kalmalıydı.

Steve Jobs cehenneme gitti ama Apple, Disney-Pixar gibi cehennemlerini bıraktı arkasından işçi sınıfına. Şimdi onları Steve Jobs’a kavuşturmak gerekmektedir. Steve Jobs’un elinden kaçıran işçi sınıfı yapacaktır bunu. Bu cehennemlerde Jobs zebanisi gider Tim Cook zebanisi gelir iştahla ateşin başına.

Cenneti görmek için cehennemi yakmalı yıkmalı içindeki zebanilerle birlikte.

Ölenin arkasından ne denilir ki; Ucuz kurtuldun Steve Jobs, şanslıymışsın…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*