Anasayfa » GENÇLİK » ‘Sorun işsizlik ve güvencesizlik değil: Plansız üretim’

‘Sorun işsizlik ve güvencesizlik değil: Plansız üretim’

Yeni bir Milli Eğitim Şurası “Eğitimde 2023 Vizyonu” ana teması altında 1 ekim günü başladı. Her ne kadar Şura’da alınan kararların bağlayıcılığı olmasa ve öneri niteliği taşıdığı söylense de kapitalist eğitim sisteminin gelecekte nasıl olacağının sinyallerini vermiştir.

Toplantının başında Eğitim-sen “Demokratik, katılımcı, bilimsel, eleştirel niteliklerden uzak ve farklı düşüncelere tahammülsüz olduğu”, “kız ve erkek için okulların ayrılması”, “zorunlu din dersi saatlerinin artırılması” gibi kararların çıkacağı ve bu dayatmacı sürecin parçası olmama adına şuradan çekilirken diğer sendikaların bir kısmı burjuvazi patentli AKP markalı eğitim sistemini öne çıkaran dönüşümlere vurgu yapmış bir kısmı ise zorunlu din dersi, 13 yıllık parçalı zorunlu eğitim gibi konularda tiyatro oynamaya devam etmişlerdir.

Şurada “tartışılan” bir konu ise işsizlik ve “güvenceli” çalışma üzerine olmuştur. Komisyonda alınan, eğitim alanında bütün çalışanların zamanla sözleşmeli yapılması önerisinin Şura’da karar halini alması ise sendika temsilcileri tarafından “şimdilik” engellenmiştir. KPSS’nin kaldırılması konusunda ise şimdilik böyle bir gündemlerinin olmadığının altı çizilmiştir.

Bu toplantının özeti ve en anlamlı açıklaması ise yine sistemin temsilcilerinden gelmiştir. Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey işsiz öğretmen meselesinin kaynağında “arz ve talep dengesi” olduğunu belirterek 5 günlük toplantının en gerçekçi açıklamasını yapmıştır.

Söz, yetki, karar; işçi komitelerine, meclislerine ve konseylerine

Evet sizin gözünüzde liseler üniversiteler ara mamül üreten işletmeler, YGS, LYS ve KPSS kalite kontrol mekanizmaları, üniversiteler ise ana mamül üreten fabrikalardır. Şans eseri mezun olanlardan (pardon! üretilenlerden) iş bulabilenlere satılan ürünler, işsizlere de stok fazlası dememeniz içinde hiç bir neden yok zaten. Buraya kadar sizin açınızdan hiçbir sorun yok anlaşılan. Sistemin bu değerli temsilcisinin de söylediği gibi en büyük sorun üretimi planlayamamaktadır. Bu konuda Şura’da alınan karar mı? Üniversite öğretiminin (Ya da üretimin) arz-talep dengesi gözeterek planlanması gerekmektedir.

Şura’nın sonucu mu? Otellerin büyük ve gösterişli salonlarında hangi kararları almak istiyorlarsa onu alabilirler. Çünkü alınan kararlar HÜKÜMSÜZDÜR. Eğitim sektöründe çalışan işçi sınıfını ve öğrencileri bağlamamaktadır. Fransız işçi sınıfının da gösterdiği gibi gerçek kararlar okullarda, dersanelerde, sokaklarda ve meydanlarda komite ve meclislerde örgülenmiş, sosyalist konsey demokrasisine inanmış şekilde alınmalıdır ve alınacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*