Anasayfa » BASINDAN » Somalı işçilerin anlatımlarından ücretli kölelik düzeni

Somalı işçilerin anlatımlarından ücretli kölelik düzeni

Katliamdan sonra AKP’nin de şirketin de yalanlarını ortaya çıkaran maden işçileri oldu. Bir haftadır basına ‘sosyetik kölelik’ dedikleri düzeni anlatan işçilerin konuşmalarını derledik. Bu konuşmalarda ne ararsanız var. “Üretim, daha fazla üretim” diye ölesiye çalışmaya zorlanan işçiler, taşeron dayıbaşılar, küflü maskeler, içten içe yanan ocakta ölüme yolculuk, işçilere siyaset yasak denilip  AKP propagandası yapılan ocaklar, para, kan, gözyaşı ve elbette isyan…

Ancak iş cinayetlerinde kitleler halinde katledildiklerinde sesleri duyulan maden işçilerinin ardından katliamın sorumluları yine yalancı gözyaşları döküyor. AKP “yetkilileri”, devlet “adamları”, “olay yeri”nde yine yüzlerce yıllık küflenmiş yalanları tekrarlıyor, basmakalıp açıklamalar yapıp bol keseden vaatlerde bulunuyor.

“Ölüm güzelliği”ne, “şehadet”e methiyeler dizip bu kadim işçi sınıfı kitlesini inanç tesellisiyle yatıştırmaya çalışıyorlar bir kez daha. “Kaza, kader ve fıtrat” dogmalarıyla kitlesel işçi tepkilerini ölümün kaçınılmazlığı karşısında uysallaştırmaya çalışıyorlar. Şirketin de kendini savunmak için yalandan başka çaresi yok.

Ne var ki ömrünü tüketmiş bu kirli iktidar taktikleri, yeraltı işçiliğinin bu tecrübeli kitlelerine artık sökmüyor. Artık yeraltından sadece sulu gözlü liberal medyanın ve mütevekkil İslamcı medyanın pek sevdiği yürek yakan sızlanmalar yükselmiyor. Yüzyıllardır işçilere mezar edilen yeraltı tünellerinden şimdi yavaş yavaş neoliberal yenisömürge kapitalizminin çatırtıları işitiliyor. İşçiler durmaksızın “konuşuyor”. İşten atılma tehdidine, bir daha ocaklarla iş bulamama ihtimaline, yuh çekeni bizzat kendisi tokatlayan bir başbakanla simgeleşen AKP faşizmine rağmen. Kendi deyimleriyle “sosyetik kölelik” düzenini anlatıyorlar.

soma_213 Mayıs’tan bugüne maddenden çıkarılan, madene arkadaşlarını çıkarmaya koşan, başka ocaklarda çalışıp günlerce kurtarma çalışmalarına katılan işçiler, her gün işçilerin ne yaşadığına şahit olan yakınları anneler, babalar, eşler, kardeşler öfkeli feryatlar, ağırbaşlı bir hesap sorma suskunluğu eşliğinde iktidarın da şirketin de maskesini indirdi, yalanla işleyen bu çarka çomak soktu.

Somalı madencilerin kendi dillerinden yükselen doğrular, anlayanlar için güvencesiz işçi sınıfı hareketinin bir “acemi manifesto”sunu dile getiriyor.

Asıl bilirkişi işçiler: Ocak yanıyordu, denetim vermediler, eğitim yapmadılar

İşçiler ilk günden itibaren AKP iktidarının ve şirketin yalanlarını ortaya çıkardılar. Henüz “uzman heyetler” açıklamalarını yapmadan yangının neden olduğunu da neden bu kadar arkadaşlarının yaşamını yitirdiğini bir bir anlattılar.

Turkish miners listen to the mining company s owner, Alp Gurkan,İşçiler daha ilk gün, ortaya atılan yaşananların trafo patlaması nedeniyle olduğu iddiasını reddettiler. Hemen tüm işçiler uzun süredir maddende sıcaklığın yükseldiğini, kendilerinin bu konuda amirleri uyardıklarını ancak hiçbir önlem alınmadan çalışmaya zorlandıklarını ifade ettiler. Şirket her türlü önlemi aldıklarını müfettişlerin kendileri için birinci sınıf dediğini söyler, AKP yetkilileri ilk anda şirketten kaynaklanan bir sorun yok yalanını dile getirip madenin sürekli denetlendiğini ifade ederken işçiler yine oyunu bozdu. Denetimlerin tamamen göstermelik olduğunu, denetimciler gelmeden patronların haber alıp ocağı düzelttiğini, denetim için gelenlerin ocağın belirli bir bölümünü gördüğünü ancak asıl sorunlu bölgelere uğramadığını söylüyorlardı.Maskelerinin yıllanmış olduğunu, nasıl takacaklarını dahi bilmediklerini işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi almadıklarını söyleyen, şirket yetkililerinin tatbikat yapılıyor yalanını ortaya çıkaran yine işçilerdi.

İşçiler: Taşeron var, fazla üretim için bizi öldürdüler

turkey-mine-deaths-wbİşçiler sistemin nasıl işlediğini de tüm “yetkililerden” daha iyi biliyor, anlatıyordu. Şirket “bizde taşeron yok” yalanını söylerken işçiler şirketin en büyük taşeron olduğunu, şirketin içinde çok sayıda taşeron olduğunu, hatta taşeronların da taşeronu olduğunu yüksek sesle dillendirdiler. İşçiler bu katliamı hazırlayan sermayenin “daha fazla üretim, daha fazla kar” politikasını da kendi sözleri ile ifade ediyorlardı: “Senin canın önemli değil. Önemli olan iş yürüsün, kömür çıksın.” Alım garantisi olan şirketin kendilerini ölesiye çalıştırdığını, sürekli bir üretim zorlaması olduğunu bu nedenle iş güvenliğine de dikkat edilmediğini, üretimi fazlalaştırmak için sürekli baskı gördüklerini, bakım ve tahkimat çalışmalarının yapılmadığını söylüyorlardı. İşçiler arkadaşlarının bile bile ölüme gönderildiğini, temiz hava çıkışlarının dahi fazla üretim yapabilmek için mekanizmalar kurarak kapatıldığını anlatıyorlardı.

AKP ile kol kola, işçileri ölüme yolladılar

Tayyip Erdoğan “patronu tanımam bilmem” diyedursun işçiler şirketin AKP ile ilişkilerini de deşifre ettiler. Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazazan Doğru’nun eşi ve aynı zamanda şirkette görev alan Melike Doğru’nun AKP Manisa Belediye Meclis Üyesi olduğunu da işçiler söyledi. Bununla kalmadı işçiler kendilerinebu işyerinde siyaset yasak dendiğini ancak seçim dönemlerinde ocağa başbakanın, AKP’nin, belediye başkan adaylarının resimlerinin asıldığını, kendilerine “Yeni saha ruhsatları alabilmemiz için AKP’ye oy verin” dendiğini de dile getirdiler. Üstelik yevmiyelerini alabilmek için AKP mitinglerine götürüldüklerini söylediler.

soma_1İşçiler “kölelik düzenini” anlatıyor: ‘Senin canın önemli değil, önemli olan iş yürüsün’

“Senin canın önemli değil. Önemli olan iş yürüsün, kömür çıksın, millet ne yaparsa yapsın, acından ölsün.”

“Şirketler özelleştikçe gariban eziliyor.”

“Madenden emekliydim, yine madende çalışıyordum. 1 Nisan’da çıkışımı verdiler, işçiyi azaltıp daha fazla yüklendiler. Üretimi yükseltmek için taşeron baskısı ile daha fazla çalıştırdılar. Bu facia bundan kaynaklı. Taşeronlar, patronlar, teknikerler… İşçiye aşırı baskı yapıldı. Çok insanı ezdiler.”

“Şirketler öyle bir tonaj yarışına girdi ki, iş güvenliği denen şey kalmadı. Kapılar kilitleniyor bizim üstümüze, vardiya bitince şef açıyor.” (Elmadere köyünden Diken’e konuşan İmbat Maden işçileri)

‘Gaz maskem küflüydü’

“Benim gaz maskem küflüydü. Bize sağlam diye verilen ve yanımızda taşıdığımız gaz maskesi safi küftü. Yanımda 140 kişi varsa bunların 70′i de maskeleri açtı, hepsinin gaz maskesi küflü ve çalışmıyordu.”

“Bu maskelerin kontrolü yapılıyordu. Nasıl yapılıyor? Normal bildiğiniz bu manavlardaki kantarlardan alınıp geliniyor. Maskeler vardiya sonunda kilosu ölçülüp, üzerindeki çamuru silinip sağlam diye gönderiliyor. Bu maskeleri bizim açma şansımız yok. Bu maskeler bir kullanımlıkmış. Hiçbir şey yokken maskeyi açarsan şirket senden 400 TL para kesiyor. O yüzden zaten biz daha önce bu gaz maskelerini hiç açmadık. Madenin dışında iş güvenliği ile ilgili derste bize maskeyi şöyle takacaksınız diye gösteriyorlardı. Ama gösteren kişi kendi üzerinde deniyordu. ‘Al sen de tak dene’ demiyordu. Sonra da kendi hayat hikayesini anlatıyordu. Bu işyerinde de en son iş güvenliği dersine ne zaman girdiğimi hatırlamıyorum. Belki de 6 yıl oldu”

soma_9Taşeron yok diyenler yalan söylüyor

“Taşeron olmadığını söylüyorlar, bunlar yalan. Biz mekanikçi olarak şirkette kayıtlıydık. Benim bildiğim 5-6 tane taşeron vardı. Kendi şirketi içinde taşeronların da taşeronu vardı. Yani taşeron içinde taşeron. “

“Özelleştirdiler, sonra tonaj üzerinden çalışıldığından para, para, para.”

“Her şey prim, para. Amirlere bir kürek mal fazla çıkığında, iki kilo kömür fazla çıktığında bunlara prim yazılıyor. Herkes prim peşinde. Seni aşağıda sıkıştırıyor. O seni sıkıştırıyor onun üstündeki de onu sıkıştırıyor, sistem böyle işliyor. Ben ilerlemeci, tünelciyim. Benden istenen iki kasa. İki kasa olmadığında, bir aksilik olduğunda adam aksilik oldu da koyamamış demiyor amirler. İllaki o iki kasayı koyacaksın. Diyorsun ki misal “gama yok, çöküntü olabilir, tahkimat yapamıyorum, üstünü gamalayamıyorum.” Diyor ki sana “Ya sen gamayı boşver, o arkadan gelir, kasayı atamasan bile deliği del topunu at, yani dinamiti patlat.” Benden sonraki vardiya gelene kadar ben attıktan sonra dinamiti bir çöküntü olsa kaza bela olur düşüncesi yok. İlla o iki kasa konacak. “ (İlerleme ekibinden bir bacacı  işçi)

“Taşeron iki üç saat madene gelir gider. Onlar kağıt üzerinden taşeron gözükmüyor. Taşeronlar da Soma Holding’e bağlıdır. Açıktan para alırlar. Üretim artarsa hak ediş diye bir paraları vardır. Üretim çoksa ocakta her şey tatlıdır. Her şey lay lay lom. Üretim oldu mu herkes rahat eder.”

soma_8‘Sosyetik kölelik yaptırıyorlar, başka bir şey değil’

“Yemek saati yok, taşeron ve dayıbaşılar yemek yiyeceğimiz saati belirliyor. Yeraltında tuvalete giremiyoruz. Herkes yemeğini kendisi götürüyor, suyu da.”

“İşveren sendikaya ‘ben varsam sen varsın’ diyor, sendikaya ‘işçiye söylerim herkesi istifa ettiririm’ diyor.”

“120 kiloyu tek başımıza kaldırmak zorunda kalıyoruz, hepimizde bel fıtığı var. Geliyoruz, 7 gün iğne verip ‘geçer’ diyorlar.”

“Resmi bordroda benim maaşım 850 lira. İkramiye yol parası, yemek parası veriliyor. Böylece ancak 1300 – 1400 lira kazanıyorum ayda.”

“Benim günlüğüm 40 lira, 2 kişi yemek bile yiyemeyiz.”

“Şirket elektrik tasarrufu yapmak için lambalarımızı bile evlerimizde bize doldurtuyor. Ama olur da lambanı evde unutursan yevmiye cezasını veriyor”

soma_4‘Çalışmaya başladığımızda kimliklerimizde fotoğraf bile yoktu’

“Madende çalışmaya başladığımızda öyle küçüktük, kimliklerimizde fotoğraf bile yoktu.”

“İmbat Madencilik’te çalışıyorum, yeraltında ağırlık taşırken belimden rahatsızlandım. Doktora gittim, 4 platin koydular. İşyerine gittiğimde çıkışını al dediler. Rahatsızlanıyoruz, işyeri bakıyor ki iş yapamıyoruz direkt çıkış veriyor.”

“2007 yılında madende iş kazası geçirdik. 5 arkadaş yaralandık. Ben bacağımı kaybettim. Şirket bize sahip çıkmadı.”

“Seni yayında görse hemen tazminatsız çıkış veriyor. Herkes konuşmalı ki aydınlansın.”

“Sosyetik kölelik yaptırıyorlar başka bir şey değil.”

“50 adam getir sen de taşeronluk yap. İlkokul mezunları. Maden işçisi. Hiç madencilik bilmeyen de yapar.”

‘Denetimler yalan, her şey on numara beş yıldız!’

soma_7“Denetimler fiyasko. Ankara’dan gelmeden önce heyet haber gönderiyor ‘Şu tarihte ocağınızı denetlemeye geliyoruz’ diye. Bir hafta önce bunlar üretimi yavaşlatıyorlar, temizlik yapıyorlar. Her yer on numara beş yıldız. Adam geliyor ana yolları, galerileri geziyor, on numara beş yıldız. ‘A çok güzel’ diyor, ‘olur raporu’ verip gidiyor; işte sonucu bu facia. Bu şirkete ait Atabacası’nda başka bir ocakta çalışıyorum. Sadece üretime odaklılar. Kaza olsa işçiyi çıkaracak yolları yok.”

“Denetlemeleri danışıklı dövüş. En kral yerlerde otellerde yerleri ayırttırılıyor. En iyi yerlerde yemek yediriyorlar. Onlar gittikten sonra işçinin gırtlağına çöküyorlar. İşçinin yemek yiyecek yeri bile yok.”

“8 yıldır Soma’dayım, kazaların büyük çoğunluğu özel sektörde yaşandı. Yeni iş güvenliği yasası çıkarıldı. Usulen birer ikişer günlük iş güvenliği eğitimi verilir herkese. Herkes sorumluluğu sırtına almıştır o saatten sonra. ‘Ben eğitimi verdim’ demiştir, ‘Başına ne gelirse gelsin’ artık patron yırtmıştır, yani her şey işçinin sırtındadır.”

Mine explosion in Turkey“Bu ocakta kara tumba var. Mekanize ayak veya klasik ayak değil. Türkiye’de yasak. Mekanize ya da yar Tüneli sürüyorsun dinamit ata ata söke söke yukardan göçüre göçüre geliyorsun. Bu ocakta bu kullanılıyor. Kazma kullanılmıyor diye kamuoyunda söylenen yalan. Bu ocakta 2 tane mekanize var. Geri kalanı kara tumba klasik ayak bacacılar ne yapıyor mekanize mi çalışıyor. “

“Devletin müfettiş gönderip delil aramasına gerek yok. Daha önce gelen müfettişleri denetleyecek. Onlara sorması lazım nasıl çalışma izni verdiniz, nasıl rapor tuttunuz. Sadece amirleri içeri atmakla olmuyor çünkü o izni onlara veren onlar.”

Ocakta bir AKP’ye siyaset serbest

“İş yerinde siyaset yasak dediler bize, AKP’nin, başbakanın, belediye başkanının resimlerini  astılar ocağa.”

“Yevmiyeleri almak için zorla mitinge götürdüler bizi, yemek fişlerine el koydular.”

“Bizi destekleyeceksiniz yoksa çıkış veririz diye tehdit ettiler, oy vereceksiniz diye.”

“Şirkette işe girmek istedim. Ak Parti üyesi olmadığım için alınmadım.”

“Alevi bunlar, kesin isyan ederler diye başta bizi işe de almıyorlardı zaten. Buradan AKP’ye oy çıkmaz ya, umursamıyorlar.” (Elmadere’den işçiler)

ss-140513-turkey-mining-accident-jms-2256.nbcnews-ux-1280-900‘Ne zaman tarım bitti, gariban takımı madene hücum etti’

“Yerimizi, yurdumuzu, köyümüzü bıraktık. Topraklarımızdan verim alamıyoruz. Yerin altında ömrümüzü çürütüyoruz. İnşallah devletimiz biraz daha insancıl olur, taşeronla insanları ölüme göndermez, taşeronluk kalkmalı.”

“Soma’da duruyorsan madenci oluyorsun. Başka alternatifin yok.”

“Bu ovada bundan 10 sene evvel pancarı vardı. Pamuğu vardı. Tütünü vardı. Bu madende ölen gençler 3 ay pamuk topluyordu. Pancar söküyordu. Gariban takımı karnını doyuruyordu. Ne zamanki bunlar bitti gariban takımı madene hücum etti. Başka çare yok”

‘Bir çuval kömüre oyunu, bir avuç kömüre canını verme’

“İşçi, köylü kesime sesleniyorum bir çuval kömüre oyunu, bir avuç kömüre canını verme”

“Niye hala hastanemiz yok!”

“İşçi arkadaşlarımızı, kader arkadaşlarımızı kaybettik. İçimiz yanıyor. Artık bu kazalar yeter.”

“Bizimki alınteri değil artık, kan. Maden için kan döküyoruz”

“Diyor ki ‘fıtratında var’, bu insanlar intihar bombacısı mı?”

“Bunlar kanla gözyaşıyla beslenmeye alıştılar”

“Kendi ceplerini doldurmaktan başka bir şey bilmiyor bu şerefsizler, yazıklar olsun bu devlete.”

“Bunlar milleti kandırıyor. Koskoca bakan milleti kandırıyor. Çalışma var diyor, hani nerede çalışma?”

“Yandan taşla kömürü karıştırıyorlar. Devlete taşı satıyorlar taşı. Ama bunlar ortak bu işin içinde Enerji Bakanı yoksa beni hemen idam etsin başbakan.”

“Ayda işçi alıyor maksimum 1.5 milyar maaş Ramazan Doğru kaç milyar alıyor belli değil”

“Vura vura vura bizi büktüler eğildikçe eğildik, eğildikçe eğildik. Ne diye susacakmışım.”

soma-10Katliam nasıl “hazırlandı” işçiler anlatıyor

“Güvenlik önlemleri diye bir şey yok, emniyet ayaklar altında. Önceden ısınma vardı. Önceden beliydi bunun olacağı. 28 Nisan günü gündüz vardiyasında inanılmaz bir ısınma vardı. İnsanlar daha çalışmadan terliyor, boğulacak gibi oluyorlardı. Ayaktan aldığımız kömürler yanıyordu, sıcak bir kömür taş gelir. 28 Nisan’dan sonra 2 Mayıs akşamı gittim işyerine. Ocak ağzı girişinde inanılmaz bir su vardı. Sorduğumuzda borular patladı dediler. Ama 3-5 gün geçti bunun normal su değil de kül suyu olduğunu kendimiz anladık.

Vardiya sonrası çıkışta dik rampa olan yerden zorlanmaya başladık çünkü metan gazı vardı. Bacakların gücü kesiliyordu. Kül suyu da yerlerdeydi. Ocaktaki ısınma dile getiriyor. Kime gitsen sana ‘sen işine bak’ diyorlar. Bunu tüm amirler, emniyetçiler hepsi görüyordu. Nefesliklerden diz kıra kıra gidebiliyorsun. Tahkimat diye bir şey yoktu sadece üretim vardı. Sürekli gaz yoğunluğu vardı. Üretim olsun diye kapatılmış yerler yeniden açıldı. Olayın olduğu hafta pazartesi günü. Gece vardiyesindeydik insanılmaz bir sıcak vardı. Amir ‘8 saatlik işi götürü veriyim, 5’te bitirir gidersiniz’ dedi. 3 vardiya çalışıyor. Bakım diye bir şey yok.  Gece üçüncü ayak dediğimiz yer ayak içinde ağaç sarma  var. Bu yanmış oradaki pano amirine, mühendise söylüyorlar normalde bu o ısınmadan yanıyor ağaç. Panonun kapatılması kül basılması lazım ama üretim devam ediliyor aynısı tüm panolarda yapılıyor. Üretim kesme diye bir şey yok. Bu trafodan da olsa bakım yok. Aynı. Akın Çelik ‘tatbikat yapıyoruz 15 günde bir’ dedi. Ben orda yıllardır çalışıyorum bir gün tatbikat görmedim. Bu yalan. Sığınma cepleri o da yok. Daha önce S panosu dediğimiz noktada 2 tane çıkış vardı biri hava geçişi biri de temiz hava girişi. Temiz hava girişini kapattı şirket. Oraya tam mekanize ayak kurdu. Üretim yapabilmek için. Üretim için o hava girişini kapatmasa bu kadar ölüm olmazdı. Ocağın bu sıkıntıyı doğuracağı belliydi çavuşlara dedik. Ama yetkileri yok. Bu sıkıntı hep vardı bu şirkette tek şey var üretim durmasın şirkette. (BBC Türkçe – Tarama ekibinden, tahkimat ekibinden bir işçi).

Kaynak için not: İşçilerin konuşmaları Sendika.Org, Çapul.Tv, Hayat.Tv, CNNTürk, Diken.com.tr, T24, bianet  sitelerindeki video ve röportajlardan derlenmiştir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*