Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kadın Çalıştayı yapıldı

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kadın Çalıştayı yapıldı

“Evde, işte çalışıyoruz… Sağlığımızdan olmak istemiyoruz…” başlığıyla örgütlenen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kadın Çalıştayı Petrol-İş Sendikası Genel Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Yaklaşık 150 kişinin katıldığı çalıştayda katılımın %90’nını kadınların oluşturması çalıştayın başarılı yönlerinden birisi olarak öne çıktı.

Farklı işkollarından işçi ve emekçi kadınların bir araya geldiği çalıştay yaşamını yitiren tüm emekçiler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Çalıştay’ın açılış konuşmasını yapan Petrol-İş Kadın Dergisi’nden Selin Zırhlı Kaplan, bu alanda da kadının görünür kılınmasının amaçlandığını vurguladı.

Çalıştay’da konuşan Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Berna Güler Müftüoğlu, çalıştayın çerçeve sunumunu gerçekleştirdi. Müftüoğlu, “Yaşanan iş cinayetleri politik ve ekonomik şiddet olarak karşımıza çıkıyor” diyerek, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin aylık olarak yayımladığı raporlarına dayanarak günde 4 işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiğini ifade etti. Ayrıca Müftüoğlu, sadece 2012 yılında 61 kadın işçinin yaşamını yitirdiğini, erkek şiddetinden kaynaklı günde 4 kadının öldürüldüğünü söyledi.

Müftüoğlu’nun ardından Neslihan Karatepe, tarımda kadın emeğine ilişkin sunumunda kırsal alanda kadın yapısının hatlarını ortaya koydu. Tarımda cinsiyete dayalı iş bölümü, istihdamın cinsiyete göre dağılımı, mevsimlik tarım işçisi kadınların durumu, tarımda çalışan kadın işçilerin sağlık sorunları, iş kanunundaki ilgili düzenlemeler anlatıldı.

Sağlık emekçilerinin çalışma koşullarına ilişkin sunumu gerçekleştiren Zehra Koçyiğit ve Gülşen Türker, sağlıkta dönüşüm politikalarının yarattığı sonuçları aktardılar. Sağlıkta dönüşüm programının nasıl ortaya çıktığı, neyi kapsadığı, sağlık çalaışanlarına bunun ne getirdiği, sağlık sektöründe kadın işçilerde görülen sorunlar, sağlık alanında yaşanan mobbing gibi konulara değindiler.

İmece Kadın Sendikası adına konuşma yapan Serpil Kemalbay, ev işlerinde çalışan kadınların çalışma koşullarını aktardı.

Ev Eksenli Çalışanlar Sendikası kurucu üyesi Gülsüm Coşkun da ev ve bakım hizmetlerinin yapısını, çalışma şekillerini,şartlarını ve ev eksenli çalışanların taleplerini dile getirdi.

Mimar mühendis şehir plancılarından Nedret Durukan, kadınların meslekleri üzerinden yıpratılması ve aşağılanmasına dikkat çekti. MMŞP Kadınların çalışma hayatındaki yeri, kadın teknik elemanların genel sorunları, işe alımlarda ve çalışma hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları,meslek hastalıklarını, iş kazalarının başlıca sebeplerini anlattı.

Avukat Dr. Yıldız Ertuğ Ünder ise “adalete ulaşmak için hukuk gerekir” dedi ve iş kanunu ile borçlar kanunundaki düzenlemelerden bahsetti.

Sendikal Güç Birliği Platformu Kadın Koordinasyonu’ndan Emel Türker, Deri-İş, TÜMTİS, Petrol-İş, Birleşik Metal-İş ve Hava-İş sendikalarının raporlarında, iş cinayetleri ve iş güvenliği, çalışma koşullarıyla ilgili kadınların yaşadıkları sorunlarda yeterli verilere ulaşamadıkları bilgisini verdi.

Verilen kısa aradan sonra bir müzik ve şiir dinletisi gerçekleşti.

Kadın Çalıştayı’nın 2. bölümünde DHL’de direnen işçilerden Aysel Şimşek söz aldı.Çalışma koşullarını, yaşadıkları sorunları ve işten atılmayla birlikte başlayan direnişlerini anlattı ve kadınlardan destek, dayanışma istedi.

Deri-İş’te örgütlendikleri için işten çıkarılan İsmaco işçilerinden Münevver Uyar, şefinden gördüğü cinsel taciz nedeniyle dava açtığını, bu nedenle yoğun bir mobingg saldırısına maruz kaldığını anlattı.

263 gündür süren THY direnişinden Neslihan Canıoğlu, direnişlerinin işten çıkartılan 305 işçi dönünceye kadar süreceğini belirtti. Kadın çalışanların yaşadıkları sağlık sorunlarından, baskılardan ve mobbingten bahsetti.

Birleşik Metal-İş Sendikası İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Sinem Derya Çetinkaya, sektörlerinde yaşanan sorunlara ve kreş sorununa yaklaşımdaki ayrımcılığa dikkat çekti. Metal sektöründe kadın çalışan sayısının azlığından, kadınların çalıştıkları sınırlı alandaki yaşanan sıkıntılardan ve meslek hastalıklarından bahsetti.

Harita mühendisi olan ablasını işyerinde vincin devrilmesi ile iş kazasında yitiren Hatice Yurttaş, neler yaşadıklarını, hukuki sürecin ne kadar uzun sürdüğünü anlattı.

Maden mühendisi ve iş güvenliği uzmanı Arzu Oğurkurt ise bir kadın mühendis olarak iş hayatında işe alım sürecinden çalışma koşullarına, iş kıyafetlerinden, işverenle ve çalışma arkadaşları ile yaşadıklarına kadar bütün çalışma yaşamı boyunca bir kadın olarak hangi engellerle ve sıkıntılarla karşılaştığına değindi.

Çalıştayda Bağdagül TanışMaden Şehri Kadınları” başlıklı sunumuyla, Zonguldak’ta yaşayan kadınların sorunlarını dile getirdi.

Öğretim Görevlisi Aslı Odman da Fransa’da asbest üretimi yapan Amisol Fabrikası’ndaki kadınların çalışma koşullarına karşı verdiği tarihsel mücadeleyi aktardı.

Dev Sağlık İş sendikasında örgütlü ve Taksim İlkyardım Hastanesindeki direniş ile tanınan Güllü Hanoğlu işyerinde yaşanan mobbingleri, işten atılma sürecini ve 34 gün süren direniş ve işe iade zaferini anlattı.

Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği Kadın Komitesinden bir kadın arkadaş sunum yaptı.

İşçilerin Birliği Derneği’nden Gamze Tarhan Gaziosmanpaşa’da tekstil sektöründe çalışan bir kadın olarak söz aldı ve yaşadıklarını anlattı.

OSİMDER’den Güneş Altay Sinter direnişinden bahsetti. Kadınların sektörde ne kadar zor iş bulduklarını ve yaşadıkları ayrımcılıklar ile baskıları anlattı. Tabandan, taban komiteleri kurarak örgütlenmenin önemine işaret ederek “söz, yetki ve kararın işçilerde olması” için örgütlenmenin ve mücadelenin zorunlu olduğundan bahsetti.

Etkinlik mini bir tiyatro gösterisi ile sona erdi. Gösteride tekel direniş sürecini anlatan bir sinevizyon da vardı.

Tiyatronun ardından Berna GÜLER MÜFTÜOĞLU kapanış konuşmasında 8 Mart’a çağrı yaptı.

Çalıştay’ın sonunda 12 maddelik bir sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgeyi paylaşıyoruz.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kadın Çalıştayı sonuç bildirgesi

1. Toplumsal cinsiyetçi iş bölümüne son verilmelidir.
2. Kadın işlerinin ‘tehlikesiz ve basit’ olduğu ön yargısı yıkılmalıdır.
3. Yeniden üretim atölyelerine dönüşen evler ve iş yerleri sağlık ve güvenlik risklerine karşı güvenli hale getirilmelidir.
4. Gerek devlet tarafından gerekse emek ve meslek örgütleri tarafından oluşturulan işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının toplumsal cinsiyet açısından düzenlenmelidir.
5. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, işyerlerinde ve evlerde kadınların ağırlıklı olarak çalıştığı işlerin ve bu işlerde çalışan kadınlarda rastlanan ortak sağlık sorunları ve riskleri rapor edilmeli ve kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılmalıdır.
6. Kadınların çalışma alanlarındaki kimyasal, biyolojik, fiziksel, ergonomik vb. riskler saptanmalıdır.
7. İşyerinde kadına yönelik cinsel şiddet, taciz, cinsel sataşma tehlikesine karşı başvuru masası oluşturulmalıdır.
8. Emek ve meslek örgütleri kadın işçi sağlığı konusunda sektörlerine göre veri toplamalı ve raporlandırmalıdır.
9. Tüm çalışma alanlarında kadınların örgütlenmesi ve birleşik mücadelesi gereklidir.
10. Kadınlar çifte mesaisinin yıpratıcılığı ve üstlerindeki aşırı iş yüküne bağlı fiziksel ve ruhsal zararlar toplamı bir meslek hastalığı tanımı getirilmelidir.
11. Ücretli ücretsiz kadın işçilere yıpranma payı/ erken emeklilik uygulamaları getirilmelidir.
12. Ev ve bakım hizmetleri azami ölçüde kamusal alandan ücretsiz karşılanmalıdır.

Bir yorum

  1. BEN DE BİR ZONGULDAK KADINI OLARAK ÇALŞTAYDA BAĞDAGÜL TANIŞ HANIMIN SUNDUĞU “MADEN ŞEHRİ KADINLARI ” ADLI SUNUMU MAİL ADRESİME ULAŞTIRABİLİRSENİZ SEVİNİRİM ………ŞİMDİDEN ÇOK TEŞEKKÜR

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*