Anasayfa » BASINDAN » Sıradaki ülke Suudi Arabistan mı?

Sıradaki ülke Suudi Arabistan mı?

SERVET YILDIRIM – 23/02/2011 – Radikal

Libya’yı, Bahreyn’i, Fas’ı ve Tunus’u topladığınızda ancak bir Suudi Arabistan eder.

Ortadoğu’nun en önemli ülkesi, hiç tartışmasız Suudi Arabistan’dır. Dünya petrol arzının yüzde 12’sini tek başına sağlar. Var olan petrol rezervlerinin ise yüzde 20’sine sahiptir. Petrol fiyatlarının belirlenmesinde en büyük söz hakkı onundur. İslam dünyasının önemli kutsal mekânlarının kontrolünü elinde tutar. Ekonomik güçlükleri ve gelir dağılım bozukluğu vardır, ama hesaplarında 450 milyar dolara yakın döviz rezervi taşır. Ortadoğu’nun en büyük ekonomisidir. Libya’yı, Bahreyn’i, Fas’ı ve Tunus’u topladığınızda ancak bir Suudi Arabistan eder. Bir de dezavantajları vardır. Gençlerin önemli bir bölümü işsiz ve rahatsızdır. Bir ayaklanma için potansiyel grupturlar. Ülkedeki Şii azınlık ayrımcılığa tabi tutulduğunu öne sürer ve rahatsızdır. Onlar da olası bir ayaklanmaya destek verebilirler. Ülkeyi yöneten 87 yaşındaki Kral Abdullah’ın sağlık sorunu var. Irak, Yemen, Bahreyn gibi sınır komşusu olduğu ülkeler istikrarsızlığa çok yatkındır, askeri yönden kendisini tehdit altında hisseder. Bu yüzden kendini güvenli kılmak için Batı’ya bağımlıdır. Artılara ve eksilere bakınca “Sıradaki ülke Suudi Arabistan mı” sorusuna ne yanıt verirsiniz? Bence Suudi Arabistan’da gösteriler olsa bile bu tabloda rejim değişikliği çok yakın görünmüyor.

Petrol fiyatlarında yeni hedef ne?
Ortadoğu kriziyle birlikte petrol fiyatları 100-110 dolar bandına yükseldi. Eğer ayaklanma Suudi Arabistan’a sıçrarsa o zaman 150 dolara doğru bir gidiş başlar. Eğer sıçramazsa geriye dönüş mümkün olur mu? Burada en önemli anahtar OPEC. Hep şu soru sorulur: Petrol piyasalarında şu anda var olan arz yeterli mi? OPEC’e göre yeterli. Hatta talebin çok üzerinde bir arz var. Dolayısıyla üretimi arttırmaya ihtiyaç yok.

Tüketici ülkeler ise arzın yeterli olmadığını ve OPEC’in süratle kota artışı yapması gerektiğini söylerler. OPEC, talep garantisi olmadan üretimi arttırması halinde, fiyatların bir anda çökeceğinden korkar. Aklımıza hemen 2008 ortasındaki durum geliyor. O zaman da aynı tartışmalar yaşanmış, OPEC yeterli arzın olduğunu söylemiş, ama petrol fiyatları yıl ortasında 147 dolarla rekor düzeyini görmüştü. Bugün biraz daha farklı. Tüketici ülkelerin rezervleri ve stokları daha güçlü, ama bugün olup da o gün olmayan ciddi bir jeopolitik risk faktörü var. Dünya petrol rezervlerinin yüzde 60’ının bulunduğu coğrafya kaynıyor. Bu politik risk, artık fiyatlara daha fazla yansımaya başladı.

Acil toplantı gelebilir
Bu durumda hazirandaki toplantısına kadar durumu izleyip, bir kota artışı yapmama niyetinde olan OPEC, acil bir toplantı ile üretimi arttırmak zorunda kalabilir. OPEC en son, küresel kriz nedeniyle talep azalıp fiyatlar düştüğünde üretim değişikliği kararı almıştı. 2008 Aralık ayında üretimi 4.2 milyon varil düşüren OPEC, neredeyse 2.5 yıldır parmağını kıpırdatmadı. OPEC’in güvercinlerinden Suudi Arabistan hâlâ 70-80 dolar bandının en adil fiyat olduğunu söylüyor. Bu seviyede üreticilerin yatırım yapmayı sürdürebileceğini, tüketicilerin ise fazla zarar görmeyeceklerini belirtiyor. Suudi Arabistan önemli oyuncu. Fiyatların çok yükselmesini istemiyor.

Bunu ayağına kurşun sıkmak olarak görüyor. Yüksek fiyatların kısa vadede sağlayacağı kazancın uzun vadede aleyhine olacağını biliyor. Ama Suudi Arabistan, arzın yüzde 10’u. Geri kalan yüzde 90 için fiyat artışı arzulayan şahinler de var. Biz Suudi Arabistan’ın girişimine rağmen 2008’dekine benzer bir tabloyu yeniden yaşayabiliriz. Yani fiyatlar ekonomik kriz olmadıkça Suudilerin istediği banda gelmez; aksine, daha da yukarı gidebilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*