Anasayfa » GENÇLİK » Sınıfsız Dergisinin 8. Sayı Çıktı

Sınıfsız Dergisinin 8. Sayı Çıktı

Sınıfsız Dergisi’nin yeni sayısı  Ortadoğu’da savaşın kızgınlığında, Avrupa ve Meksika’da gençlerin anti-kapitalist direnişinin sıcaklığında çıktı.

Dergimizin 3. sayfasında dillere pelesenk olan “demokrasi” sorununa dair bizlerin bakış açısını ortaya koyarak giriş yaptık.

“Neoliberal demokrasi işçi öğrenciler için tek alternatif değildir. Kendi kendini yönetebilmenin organlarını yaratan sosyalist işçi demokrasisi neoliberal demokrasinin hem zıttı hem
de tek alternatifidir.”

Üniversitelerde ki baskıların giderek arttığı dönemde üniversitede ki baskı politikasını anlatan Koceli Üniversite’sinden bir okur mektubuna dergimizde yer verdik.

Toplumsal cinsiyet köşemizde; Rojava’da, Kobani’de savaşın kızgınlığında, dövüşen kadınları, emperyalist gerici savaşın karşısında direngen kadınları, bu direngenliği ise  “Rojava’da Kadın Özgürlüğünün Teminatı Sosyalizmdir!” diyerek Rojava ve sosyalizm bağını kurarak Rojava’da ki kadın hareketine değindik.

“Kadın doğası gereği savaşa yatkın değildir.Yapısında narinlik, kırılganlık vardır. Kadınların toplumsal işlevi üremek, erkeğinki üremenin devamlılığını sağlamaktır.” diyen burjuva yasaları, Rojava- Kobané direnişinde alaşağı edilmiştir. Rojava kadını da kendi yaşamını özgürleşmesi için, yaşamsal değerlerinin tehdit altında olduğu bu süreçte kaçmayı eğil, ölümü üzerine giyip savaşmayı seçmiştir.”

6 Kasım sürecini ardımızda bıraktığımız dönemde “6 Kasımdan dersler çıkartarak daha ileriye”. dedik

” 6 Kasım’ların bölük pörçük yaşanmasının temel sebebi siyasetlerin kibirli politik bir yönelim izlemeleridir. Örgütsüz hiçbir üniversite öğrencisinin katılmadığı, kendimizin kapalı evresinin gündeminden başka hiç bir alana temas edemeyen, “takvim geldi” diye yapılmış eylemsellikler yaşama dokunmamakta, sadece bizleri tatmin etmektedir. Sermayenin yoğun saldırıları olmasına rağmen, üniversite gençliğinin bu kadar sıkışmasına , AKP ve sermaye karşıtlığının nüveleri açığa çıkmasına rağmen bu birikim devrimci gençlik örgütlerinin mevcut hantallığı ve dağınıklığı nedeniyle sermaye devletinin dümenine su taşımaktadır.”

Üniversitlerin sermayeleştiği bu evrede, bir sınıf kesimi olarak ortaya çıkan işçileşen öğrenciler örgütlü mücadelesini, tabandan emek-sermaye çelişkisi esas alan bir biçimde platformlar etrafında örgütlenme gerekliliğini vurgulayan  “İşçi Öğrenciler Platform Girişimi” olarak “Platformlara Yürüyoruz”  yazımızda;  “Barınma, ulaşım ve yemek sorunu neredeyse her üniversitede var olan en temel sorunlardan birisidir. Bu anlamıyla ücretsiz ve insanca bir ulaşım talebinden tutalım da her semtte işçi-öğrencilerin rahatlıkla ulaşabileceği ücretsiz yemek evleri ve ücretsiz konforlu barınma evleri olmalıdır. Ulaşım sorunu sadece okul ile ev ya da yurt arasında bir sorun da değildir.Örneğin eğitim fakültelerinde staj yaparken en ücra semtlere staja giden işçi-öğrencilere yol ücretsiz olmalı mevcut yerel yönetimler stajyer işçi-öğrencilere ücretsiz yol hakkını tanımalıdır. Platform bu talepler ekseninde de bir mücadele aracı olmalıdır.”  sözlerine yer verdik.

Yeni sayımız tüm üniversitelere, kampüslere, dersliklere ulaştırma şiarıyla okuyucularımızla buluşacaktır.

www.sinifsiz.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*