Anasayfa » GENÇLİK » Sınıfsız Dergisi 7. Sayısı Çıktı

Sınıfsız Dergisi 7. Sayısı Çıktı

Sınıfsız dergisinin 7. sayısı ” Soma’nın Öfkesiyle Yaşamı Özgürleştireceğiz” başlığıyla çıktı. Dergi 1 Mayıs değerlendirmesi ve Haziran İsyanı gündemlerinin yanı sıra yine Kadın, Çevre, Bilim, Kitap Tanıtımı, Spor, Kürt Gençliği konularıyla dolu dolu bir dergi. Derginin Merhaba yazısı ve içindeki yazılardan küçük pasajları sizlerle paylaşıyoruz.

Merhaba…!

7. sayımızla yeniden sizlerleyiz.  1 Mayıs’ın ardından Haziran Direnişi’nin 1. yıl dönümüne yürüdüğümüz günlerden geçiyoruz. Burjuvazi Haziran İsyanı’nın ön günlerinde Soma’da bir işçi katliamı gerçekleştirerek yüreklerimizi dağladı. Ancak sınıf kardeşlerimizi kaybetmenin bu hüznü aynı zamanda kapitalizme olan nefretimizi daha da güçlendirdi. Biz gençleri kapitalizme karşı daha da nefret dolu bir noktaya taşıdı. Taşeronluk güvencesizlik ve geleceksiz kıskacında Soma’da yüzlerce sınıf kardeşimiz yaşamını yitirdi. Acıları acımızdır. Ve bu acının hesabını kapitalizmden soracağız. 19 yaşında okul masrafları için yaşamını kaybeden genç kardeşimiz Celal, diplomalı işsizlik kıskacındaki 2 atanamayan öğretmen, 4 stajer işçi-öğrenci bu katliamda yaşamını kaybetti.

Biz gençlerin hangi sınıftan olduğunun en açık göstergesidir bu ölümler. Hangi sınıfın bizim düşmanımız olduğunun ve taşeron köleliğine karşı mücadeleyi büyütmek gerektiğinin… Gençlik madenci katliamına sesiz kalmadı. İstanbul Teknik, Mimar Sinan, Boğaziçi üniversitelerinde işgallerin yanı sıra, Mersin, Hacettepe ve ODTÜ başta olmak üzere birçok üniversitede ve liselerde ders boykotları yapıldı. Sınıfsız okurları da bu eylemlerde yerlerini aldı. Sokakların öfkesi Soma için tutuşturuldu. Birçok yerde militan sokak eylemleri yapıldı. Soma katliamının hesabı sorulmadan kapitalistlerin yakasını bırakmayacağız. Haziran İsyanı’nın yıl dönümüne burjuvazinin korkularını daha da büyüterek, sınıfsal ve toplumsal taleplerimizi kazanmanın sosyalist bir dünya yaratmanın bilinci ve karalılığı ile yürümeliyiz.

Dergimizin bu sayısında ana gündemimiz 1 Mayıs süreci ve Haziran Direnişi. Tabi bu ana gündemlerin yanında Kadın, Spor, Bilim, Çevre ve Kent yazılarımızda dergimizde yer alıyor. Ayrıca 1 Mayıs, Soma ve ODTÜ Devrim Yürüyüşü haberleri ve okurlarımızdan gelen mektuplar da bu sayımızda sizlerle buluşuyor. Soma’da yaşanan cinayeti de sayfalarımıza taşımadan yapamazdık. 7. sayımızla birlikte bu dönemi geride bırakmış oluyoruz. Yaz sürecinde Sınıfsız Dergisi’nin basılı hali sizlerle buluşmayacak ancak dergimizin internet sitesinden gündeme dair haber, yorum ve yazılar ile sizlerle olacağız. Yaz sürecinde de Sınıfsız olarak bir gençlik yaz kampı düzenleyeceğiz.

Yeni bir bahar sürecinde kavgayı daha da büyütmenin umuduyla hoşçakalın.

Haziran’da Ölmek Zor

İşçi sınıfı ve işçi öğrenciler olarak sembolik anlamlar taşıyan birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak ve tüm dünya proletaryası için yekvücut olan 1 Mayıs’ı geride bırakarak Türkiye’de yaşanan bir çığ dönümüne yaklaşıyoruz. 27 Mayıs 2013 günü Taksim Dayanışması aktivistleri Gezi Parkı ve Taksim yayalaştırma
projesi kapsamında gerçekleştirilen inşaata müdahale ettiler. Yoğun saldırıyla karşılaşan yaklaşık 50 kişi milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in sonradan gruba katılarak, araya girişi ve iş makinelerinin önüne geçişiyle direniş görünür hale gelmiştir. 29 Mayıs sabahı saat 05.00 sularında polisin gece baskını ve çadırları yakmasıyla direnişte toplumsallaşmaya başlamaktadır. Polis müdahaleleriyle geçilen 29 ve 30 Mayıs günleri kitleselleşerek gelen 31 Mayıs günü en doruk noktasına ulaşarak 31 Mayıs gecesini 1 Haziran’a bağlatmamış çatışmalar tüm gece sürmüştür…

Tabi ki Nükleer “Temiz Enerjidir”

Yeni bir heyecan yaşıyoruz. Bir yatırım, bir kalkınma… Tıpkı duble yollar gibi, ihtişamlı viyadükler gibi, su selinde ölsek de peşinden koşmak zorunda kaldığımız Toki konutları gibi… Evet bu müjde “Nükleer Santralimiz”in inşaatının başlamasıdır. Mersin’in Akkuyu ilçesinde hani şu Ecemiş fay hatının 25 km mesafe uzaklığında hani şu doğamıza hiç karbon salmayacak diye sevindiğimiz santralimiz…

Patriyarkal Kapitalizmin Erkek Kalıbı

Ataerkillik erkeklik olgusuyla ortaya çıkmıştır. Erkeklik olgusu da kültürel bir sürecin inşası içinde bilince ulaşmasıdır. Salt bilincin ortaya koyduğu ”şey” değil. Bu ataerkil yapı kültürel, zamansal, mekansal farklılık gösterir. Her toplum kendi kültürüne göre kendi erkekliğini ortaya çıkarıyor. Kendi hegomanyasına, kendi benliğine göre kutsallaştırdığı eril yapıyı var ediyor.

Biz Sokağın Gerçekliğiyiz

Yeni militan gençlik kuşakları yine duvarlarda esprili sloganları, direniş alanlarından yollanan selfie görüntüleriyle bize korkuyu yenerek ilerlediğini ve daha deneyimli bir sürece evrildiği gerçeğini gösterdi. Gençlik kesimleri burjuvaziden, liberal reformistlere kadar kendisini sandığa hapsetmeye çalışanlara da bir ders verdi. Sokakta
ısrar artık önüne geçilemeyecek bir noktada durmaktadır. Binlerce polis, binlerce barikat gençliğin kararlı ve militan duruşu önünde adeta eridi, yok oldu.

www.sinifsiz.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*