Anasayfa » GENÇLİK » Sınıfsız bir dünyayı ve “Sınıfsız” dergisini birlikte yaratmak için

Sınıfsız bir dünyayı ve “Sınıfsız” dergisini birlikte yaratmak için

Sınıfsız’ın ilk sayısına Kütüphane bölümünden ulaşabilirsiniz.

Sınıfsız’la karşınızdayız.
Sınıfsız koyun olup da kendi bacağından asılmaya karşı olanların dergisi.
Birleşik, kitlesel, militan ve kolektif bir gençlik hareketinin mayasını çalmak isteyenlerin dergisi.
Burjuva toplumun gençliğe yaydığı bireyci yaşam tarzını alt üst eden, kolektif bir yaşamın varedilebileceğini göstermek isteyen bir el feneri.
Sınavlarla boyunduruk altına alınan ve daha yolun en başında genç olmaları sistem tarafından ellerinden alınan liseli gençlere bu eğitim sistemine karşı mücadele çağrısı.
Sınıfsız bir genç dergi…

Başlangıç için iki ayda bir çıkmayı planlıyoruz.
Yayın periyodumuz tamamen bir grup liseli-üniversiteli-işçi genç insanın bu dergi için verdikleri emeğe bağlıdır.
Emeğimiz maddi, yazınsal, örgütsel, insani bir niteliğe sahiptir. Ortaklaşadır.
Ulaştığı her alandan gençlik kesimlerinin emeği, paylaşımları ve deneyimlerinin bu dergide yeri vardır.
Dergimizin en temel ilkesi kolektivizm ilkesidir.
Sınıfsız dergisi, etrafında toplanan gençler için birlikte var olabilecekleri bir alan olacaktır.

Arkamızda büyük medya tekelleri, arkamızda dağıtım şirketleri, arkamızda para babaları yok. “Ah olsa” da değil; istemiyoruz.
İstediğimiz onların canlarına okumak.
Çünkü biz bu sınıflı dünyadan çok bıktık.
Emeğimizin göz göre göre sömürülmesinden, çalınmasından, kullanılmasından bıktık.
Kapitalist biçimde sistemleşmiş bu dünyada herkesin bunu kanıksamasından, normalleştirmesinden bıktık.
Bir hayatın böyle usulca geçip gitmesinden, bizim akışa seyirci kalmamızdan, büyük hayallerden büyük umutsuzluklara düşmekten, tutunamamaktan sıkıldık.
Böyle gelmiş böyle gider diyenlere inat. Böyle gelmedi yaşam değişti, değiştirdi ve değişecek diyoruz.

Dünyanın kasalara doğru dönmesine gerek yok.
Hep böyle olmuş ve böyle olacak diyenlere kanmayın, kimse bugün neden böyle yaşadığımızı açıklayamaz.
Bütün hayatımız boyunca çalışıyoruz, birinin/bir şeyin gelip elimizden alması için.
İnsanlar borçlarını erteleyerek yaşıyor.
İnsanlar yaşamlarını erteleyerek yaşıyor.
Herkes kolye yerine kredi kartı takıyor.
Kölelik giydiklerimizin dikişlerine sinmiş.
Cezaevleri yapmaya devam etmek, dolduruyor cezaevlerini.
Bomba yapmaya devam etmek, atacak yer bulduruyor o bombaları.
Kimse bizi kandırmasın.
F tipi yaşamınız sizin olsun.
Biz sınıfsız bir dünya istiyoruz.

Komünizmin özgürlük dünyası, nasıl kurulur, nasıl yapacağız, neye benzer, belki bunu bir matematikçi kesinliğiyle tarif etmekte yeterli değiliz.
Ama nelerin olmaması gerektiği konusunda da az buçuk bilgimiz ve irademiz var.
Sınavların boyunduruğuna kafamızı uzatmayacağız örneğin, siz bizi ölçmeye/değerlendirmeye ehil değilsiniz.
İşsizlik sopası karşısında boyun eğmeyeceğiz, siz bizi sürü psikolojisiyle, açlık kamçısıyla, gelecek korkusuyla terbiye edemeyeceksiniz.
Bize sattığınız eğitimi parayla almaktan nefret ediyoruz. Allayıp pulladığınız, paketleyip sattığınız burjuva eğitiminizin amacı bizi kendi sınıfımız için değil, patronların kafasıyla düşünmeye alıştırmaktan ibaret.

Torna tezgâhında, fabrikada, sanayi sitesinde, tershanede, Mc-işlerde, çağrı merkezlerinde, pizzacılarda, asistan öğrencilikte, sokak tezgâhında, çeviri bürolarında, tekstilde, metalde, kaçakta çalışan gençleriz biz.
Yaşamak için çalışmak zorundaysak, çalışırken patronlara direnmeyi de öğreniriz elbet.
Kürdüz biz, kadınız, ataması yapılmayan, âşık olan ve kopya çekmekten korkmayanlarız.
Kapitalist savaşa karşıyız, hazır asker değiliz, işgalcilerden iğreniyoruz.
Emredin komutanım’a, siz daha iyi bilirsiniz başbakanım’a, tamam patron’a, özür dilerim bu hayattan’a, ben yokum abi’ye inat vardık, varız, var olacağız.

Yaşam, özgürlük, insanlık, bilinç, kavga, aşk, devrim, isyan sadece birer kelime değildir, bizdendir.
Kırıntıları değil, dünyayı istiyoruz.
Sınırsız, sömürüsüz, parasız, baskısız, patronsuz bir dünya istiyoruz.
Sınıfsız bir dünya istiyoruz.

Gençlik mücadelesinin geniş bir alan olduğunu biliyoruz. Çevre sorunundan kadın sorununa, Kürt gençliğinin taleplerinden genç işçilerin ihtiyaçlarına, işçi-öğrencilerin mücadele deneyimlerinden liseli gençlerin kavgalarına kadar…
Her alanın kapitalist ilişki biçimleri ve kapitalizmin yasalarıyla şekillediği bir dünyanın kolektif bakış açısıyla nasıl değiştirilebileceğini göstermek istiyoruz.

Bu dergi bu yolda bizim mütevazı başlangıç adımımız.
Önümüzdeki sayılarda daha geniş bir ekiple yola devam etmek istiyoruz.
“Sınıfsız çıksa da okusak ya da alsak” değil, Sınıfsız’ın çıkması için sizi bir el uzatmaya çağırıyoruz.
Bu dergi sizin de olsun istiyorsanız, bize yazın, bize ulaşın.
Birşeyleri kuracaksak, birlikte kuracağız.
Ve hiçbir şey kolay olmayacak belki, ama er geç olacak.
Yoksa yandık…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*