Anasayfa » DÜNYA » Şili’de işçi-öğrenci hareketinin yeni eşiği

Şili’de işçi-öğrenci hareketinin yeni eşiği

Şili’de 600 bin kişinin gösterilere katıldığı, öğrencilerle polisler arasında barikat savaşları ve çatışmaların yaşandığı, 16 yaşında bir öğrencinin polis kurşunuyla öldürüldüğü, bin 200 kişinin gözaltına alındığı, 200 gösterici ve polisin yaralandığı 2 günlük genel grevin sarsıntıları devam ediyor.

Sıkışan hükümet her zamanki cellat papaz yöntemine başvurmaya başladı. Ekonomi bakanı, “ben de eğitimin pahalılığı nedeniyle 2 çocuğumdan sadece birini üniversitede okutabiliyorum. Şili’nin gerçeği buysa, bunu değiştirmek için ben de barışçıl gösterilere katılırdım.” dedi.

Hükümetin Biebo bölgesi valisi ise, “Gösterilere katılanların çoğu evlilik dışı yapılmış çocuklardır. Şili’deki çocukların yüzde 65’i evlilik dışıdır. Bugün Şili ailesiz bir ülkedir. Aile himayesi ve sevgisi ile büyütülmemiş çocuklar, şimdi nefretlerini sokaklarda kusuyorlar.” diyerek öğrencilerin tepkisini daha da artırdı.

Daha önce göstericileri terörist ve yasa dışı ilan eden başkan Pinera ise giderek yığınsallaşan ve militanlaşan eylemler karşısında taktik değiştirerek, öğrenci ve eğitim işçilerinin temsilcileri ile başkanlık sarayında kabul edip görüşeceğini açıkladı. “Ülkemizde 3 aydır süren şiddet, çelişki ve kaos ikliminden sonra artık barış, birlik, diyalog ve uzlaşmanın zamanıdır” diyen Pinera, öğrenci, öğretmen, öğretim üyesi ve öğrenci velilerinin temsilcileri ile başkanlık sarayı ve parlamentoda uzlaşmayla yapılacak bir eğitim reformu için görüşmeler yürütüleceğini söyledi.

Bazı okul ve üniversiteleri işgal altında tutan öğrenci temsilcileri ve eylemler sırasında oluşan öğrenci komiteleri ise Pinera’nın teklifini göz boyama olarak niteleyip hafta sonunda yapacakları toplantılarla değerlendireceklerini belirttiler.

Şili’de 3 aydır yükselerek süren öğrenci, işçi, yoksul köylü ve yerlilerin eylemlerinde talepler iş güvenliği, iş güvencesi, özelleştirmelerin durdurulması, parasız eğitim, sağlık, ulaşım, eğitim ve sağlığa daha fazla bütçe ayrılması, terörle mücadele yasasının kaldırılması, genel affa kadar yaygınlaştığı gibi, eğitim, sağlık politika ve reformlarında halk referandumuyla yeni bir anayasa istemine doğru uzanmaya başladı. Şili’de 1973-90 arasındaki faşist Pinochet rejimi gitmesine ve bir dizi geri düzeyde burjuva demokratik yeniden düzenleme ve yargılama yapılmasına karşın, tüm yetkileri başkanlık sisteminde toplayan ve neoliberal özelleştirme ve düzenlemeleri güvence altına alan Pinochet anayasasının sürmesine karşı da tepkiler artıyor.

Şili’de sosyal liberal reformist Komünist Partisi’nin genel grev yapan işçi sendikaları ve öğrenci federasyonları içinde belli bir etkisi var. Ancak “sağcı Pienera’ya karşı Hristiyan sol, liberal yeni sol ile birlikte ‘birlikte yapabiliriz-sol cephe’ içinde yer alan “Komünist” Parti’nin politikaları da “Pinochet anayasasına karşı demokratik reformlar, sosyal adalet, sendikal işçi haklarını içeren burjuva demokratik bir anayasa”nın ötesine geçmiyor. Sosyal liberal reformist “cephe” hareketi de, Brezilya’daki Lulizm, İzlanda’daki anayasa hareketi ve İskandinav ülkelerindeki sosyal demokrat uygulamaları model olarak alıyor ve kitle hareketine empoze ediyor.

Şili’de maden, liman, ulaşım işçileri, sağlık ve eğitim işçileri, öğrenciler, yoksul köylüler, yerlilerin 3 aydır dalga dalga yükselen ve militanlaşma eğilimi de gösteren hareketi yeni bir eşiğe dayanmış durumda. Neoliberal politakaların -henüz Pinochet döneminde- en erken başladığı ve en vahşi uygulandığı Şili’deki birikimli yıkıcılığına ve Pinochet anayasasına karşı tepkiler büyürken ve Pinera ve hükümetini sarsarken, hareketin yeni “barış, diyalog” tuzaklarını ve sosyal liberal cephe barikatını aşıp aşamayacağını zaman gösterecek.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*