Anasayfa » GÜNDEM » Taksim 1 Mayıs’ına Türk-İş ve Kamu-Sen blokajı!

Taksim 1 Mayıs’ına Türk-İş ve Kamu-Sen blokajı!

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, Taksim Gezi Parkında 1 Mayıs açıklaması yaptı.

Açıklamayı okuyan Erol Ekici, gazetecilerin Türk-İş’in neden ortak 1 Mayıs’ta yer almadığı sorusu üzerine, Türk-İş ve Kamu-Sen’in “Kürt sorunu, Suriye ve 4+4+4 eğitim yasası ile ilgili bölümlerde, siyasal mesaj verilmesine karşı çıktığını” söyledi.

Türk-İş’in yalnız, savaş ve eğitim politikalarını eleştiren bölümlere değil, “ulusal istihdam stratejisi” ve kıdem tazminatı hakkının gaspı dahil hükümeti eleştiren tüm konulara karşı çıktığı ve 1 Mayıs’ta siyaset yasakçılığı yapmaya çalıştığı öğrenildi.

Türk-İş ve Kamu-Sen 1 Mayıs’ı İzmir’de “kutlayacaklarını” açıklarken, Türk-İş İstanbul 1. bölge temsilciliği ise “İzmir kararının tartışmalı olduğunu, Türk-İş İstanbul şubelerinin Taksim’de olacaklarını” açıkladı.

DİSK ve KESK’in 1 Mayıs’ı AKP ve MHP’li sendikalarla birlikte yapma adına açıklamayı ve 1 Mayıs çalışmalarını geciktirmesi eleştirilere neden oldu.

Türk-İş Genel Merkezi’nin işçi sınıfına 4+4+4 eğitim yasası, “ulusal istihdam stratejisi” ve kıdem tazminatının gaspı gibi saldırıları, Kürt halkına saldırı politikalarını ve Suriye ile saldırgan savaş politikasını destekleyen ve bunların eleştirilmesini bile hem de 1 Mayıs’ta işçi sınıfına yasaklamaya kalkışan tutumunun Türk-İş tabanı ve işçilerde tepkiye yol açması bekleniyor.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin ortak 1 Mayıs açıklaması:

1 MAYIS‘TA TAKSİM 1 MAYIS ALANI‘NDAYIZ!

Değerli Basın Emekçileri
Sevgili Mücadele Arkadaşlarım

Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs kutlamaları için yeniden alanlardayız.

Bu yıl da İstanbul‘da Taksim‘de ve ülkenin dört bir tarafında 1 Mayıs alanlarını milyonlarla dolduracağız.

1 Mayıs 2012 İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamaları emeğin kazanılmış haklarına yönelik yeni saldırıların gündeme geldiği bir dönemde gerçekleşmektedir.

Bir yanda kıdem tazminatının kademeli olarak kaldırılması, Özel İstihdam Büroları‘nın kölelik büroları haline getirilmesi, bölgesel asgari ücret uygulaması ile asgari ücretin düşürülmesi, taşeronluğun, esnekliğin güvencesiz ve kuralsız çalışmanın “Ulusal İstihdam Stratejisi” adı altında yaygınlaştırılması hesapları yapılırken, diğer yandan grev yasaklarında ısrar eden, işçi sınıfının önüne konulan barajları koruyan, yasakçı bir sendikalar yasası bizlere dayatılmaktadır.

Bu dayatmalarla örgütsüz, güvencesiz, korumasız ve güvenliksiz bırakılan işyerlerinde üstüste yaşanan iş cinayetlerinde büyük artış yaşanmakta, milyonlarca işçi ise ölümün kucağında çalışma koşullarına terk edilmektedir. Hükümetin bunları önlemek için adım atması bir yana, bu cinayetlere adeta çanak tutan taşeron (alt işveren) uygulamasının yaygınlaşmasını sağlayacak yasa değişikliğine hazırlandığı görülmektedir.

“4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile kamu emekçilerine anti demokratik çalışma ve yaşam koşulları, toplumda 4+4+4 diye anılan “İlköğretim ve Eğitim Kanunu” ile eğitim sisteminde dayatmacı, baskıcı, gerici yasal düzenlemeler planlanması siyasal iktidarın uyguladığı baskıcı politikaların en büyük göstergesidir.

Daha geçtiğimiz günlerde yaşanan kamu emekçilerine yönelik saldırılar bütün toplumun gözünün önünde gerçekleşmiştir.

Her türlü hak alma çabasının ve mücadelesinin baskı ve şiddet ile durdurulmak istendiği, hapishanelerdeki tecrit uygulamalarının devam ettiği, kentsel dönüşüm adı altında kentlerimizin yağmalandığı, kâr uğruna çevrenin talan edildiği, sağlık ve eğitim alanın ticarileştiği, kadın cinayetlerini artıran anlayışın yayıldığı, gazetecilerin, sendikacıların tutuklandığı, zorun ve baskının hakim olduğu, ülkenin Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetildiği bir devlet yönetiminin izlerini hissetmekteyiz.

Bu süreçte özellikle Kürt halkının demokratik taleplerinin, baskı ve tutuklamalar ile yok sayıldığı, özel yetkili mahkemeler ve terörle mücadele yasası adı altında her türlü hak alma talebinin suç görülerek yaratılan baskı iklimi ortadadır. Ortadoğu‘da ve Suriye‘de emperyalizmin işgal politikalarının taşeronluğuna soyunmak, ülkemizi içinden çıkılamaz bir cendereye doğru sürüklemektedir.

Bizler emek ve meslek örgütleri olarak, 1 Mayıs 2012 Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü‘nü en geniş birlikteliği yaratarak kutlamak için, başta Taksim 1 Mayıs Alanı olmak üzere ülkenin dört bir tarafında tüm mağdurlarla, yoksullarla, dışlananlarla, işsizlerle, işçilerle, kamu emekçileriyle, mimar ve mühendislerle, aydınlarla, sanatçılarla, kadınlarla, gençlerle, emeklilerle, basın emekçileriyle, 1 Mayıs alanlarında olacağız.

1 Mayıs alanlarını, milyonların adalet isteğinin kürsüleri haline dönüştüreceğiz ve taleplerimizle, rengarenk bayraklarımızla, türkülerimizle, halaylarımızla Taksim 1 Mayıs Alanı‘nda olacağız.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*