Anasayfa » BASINDAN » Satranç zengin sporu mudur?

Satranç zengin sporu mudur?

SATRANÇ ZENGİN SPORU MUDUR ?

Bu soru satranç camiası içerisinde uzun zamandır beri tartışılmaktadır.

Ben de yazımda bu soruya cevap bulmaya çalışacağım…

Çocuklarımız satranca muhtemelen bir kulüpte grup dersi almayla başlamakta, velilerimiz de bu grup derslerine yaklaşık 200-300 TL ödeme yapmaktadırlar.

Turnuvalar da gelmeye başlayan dereceler ve hocalarımızın; ‘’bu çocuğumuz çok yetenekli ancak kendini geliştirebilmesi için grup derslerinin yanında özel derste alması gerekir’’ telkinleriyle çocuklarımız özel derslere başlamakta, bu dersler için de velilerimizin bütçesinden ayırması gereken rakam aylık 1000 TL’yi bulmaktadır.

Yine çevremizin ve hocalarımızın; ’’Böyle yetenekli çocuğumuzun tecrübe kazanması için şehir dışındaki ulusal ve uluslararası turnuvalara katılması gerekir’’ fikirleri, çocuğunun gelişimi için her şeyi yapmaya çalışan biz velilerin ekonomik şartlarını zorlasa da, velilerimiz çocuğunu bu turnuvalara göndermek için turnuva başına 1500-2000 TL harcama yapmayı göze almaktadırlar.

Çocuğumuzun aldığı bütün bu dersler ve katıldığı turnuvalar sonucu kazandığı tecrübeyle , çocuğumuzun başarısı yükselmekte ve Antalya da yapılan

Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Şampiyonasın da, Türkiye dereceleri gelmeye başlamaktadır.

Gelen bu Türkiye dereceleri biz velileri tabi ki gururlandırmakta ve onurlandırmaktadır.

Ancak velilerimizin de çocuğunu bu seviyeye getirebilmek için büyük bir maddi yükün altına girdiği aşikardır.

Yapılan Türkiye dereceleri ile birlikte federasyondan gelen Avrupa veya Dünya şampiyonalarına katılma daveti biz veliler için büyük bir gurur kaynağı olmakla beraber, getireceği büyük maddi yük öğrenildiğinde adeta, ’’sevincimiz kursağımızda kaldı’’ deyimine uygun olarak bizleri kara kara düşünmeye yol açacaktır.

Çünkü Federasyon çocuğun masraflarının karşılamakla beraber velinin masraflarını karşılamamaktadır.

8-9 yaşlarındaki çocuğunu tek başına turnuvaya gönderemeyeceğini düşünen veli kendi maddi imkanlarının da buna yetmeyeceğini bildiği için federasyonun, spor bakanlığının, devletin diğer kurumlarının ve hatta belediyelerin bu başarılı çocuğa sahip çıkacağını düşünerek bu kurumlara başvurmaya başlayacaktır.

Ancak federasyon için turnuvaya, hak eden sporcunun katılmasının değil de parası olan çocuğun katılmasının yeterli olduğu öğrenildiğinde veli için çocuğunu bu spora niye soktuğu ile ilgili kafasında soru işaretleri belirmeye başlayacaktır.

Devletin diğer kurumları ve belediyeler satrancı zaten spor olarak görmedikleri için onların cevabı da çocuklara başarı dilemekten başka bir yere gitmeyecektir.

Veli için,bu kadar emek vermiş çocuğunu bu gururdan mahrum etmemek adına, maddi imkanlarını zorlayacak da olsa kredi çekerek, çocuğunu turnuvaya götürmek dışında bir seçenek kalmamıştır.

Turnuva sonucun da evine gururla dönen veli çocuğunun satrancı için yıllık 30.000 TL harcadığını hesapladığında ve aile gelirinin de 50.000 TL olarak düşündüğün de, veli için yapılacak bir şey kalmamıştır.

Çünkü yıllık gelirinin yarısından fazlasını çocuğu için harcama imkanın olmadığını bilen veli, çocuğunun bütün bu başarılara rağmen satrançı bu düzeyde yapmasının mümkün olmadığını çocuğu ile paylaşmak zorunda kalacaktır.

Bu durum veli için hayatının en zor anlarından biridir.

Çünkü çocuğumuz bütün bu başarılarına rağmen niye satrancını il sınırları içerisinde sınırlamak gerektiğini sorgulayacak ve bir müddet sonra da kopma noktasına gelecektir.

Satranç zengin sporu değildir diyerek daha çok yurtdışı organizasyonlarında ve 5 yıldızlı otellerde gördüğümüz sayın federasyon yetkililerine ve siz sayın velilerimize tekrar soruyorum

SİZCE DE SATRANÇ ZENGİN SPORU HALİNE GELMEMİŞ MİDİR ?

Bir satranç velisi tarafından paylaşılan bu yazı, Satranç Gönüllüleri Birliği Sayfasından alınmıştır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*