Anasayfa » GÜNDEM » Saray’da büyük burjuva mutabakatı

Saray’da büyük burjuva mutabakatı

AKP-Erdoğan, darbe girişiminin ardından küresel mali oligarşik burjuvaziye derin bağlılığını sunmak, güven telkin etmek ve istedikleri neoliberal yatırım ortamı programlarını birinci öncelikleri arasında olduğunu göstermek için çırpınıyor.

Darbe girişiminin hemen ardından Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, en büyük 3 emperyalist yatırım bankasının telekonferans sistemiyle organize ettiği bir toplantıda, küresel mali sermaye gruplarının Türkiye’deki yatırım ve çıkarlarına ilişkin kan ter içinde güvenceler verdi.

Daha sonra bu kez JP Morgan, HSBC, Credit Suisse, BGC Partners gibi küresel mali oligarşik sermaye gruplarının düzenlediği, 2 bin küresel büyük sermaye yatırımcısının katıldığı ve 2 gün süren bir telekonferansta, AKP Hükümeti yine sorguya çekildi, küresel mali sermayeye kan ter içinde bağlılığını sundu, güven vermeye çalıştı.

Hükümetin darbe girişimi sonrasında Türkiye’de ilk görüştüğü büyük sermaye kesimi de yine en büyük küresel tekelci sermaye gruplarının Türkiye şubesi temsilcileri, YASED oldu.

Ardından Maliye Bakanı Nihat Zeybekçi, YASED, TÜSİAD ve TOBB’un istemiyle Türkiye’deki tüm sermaye kesim ve örgütlerinin katıldığı, bir “Ekonomik İstişare” toplantısı düzenledi. Bu toplantıda da Zeybekçi, “muassır medeniyet” türünden laflar eşliğinde, hükümetin tekelci oligarşik sermayeye bağlılık, güven telkini ve (teşvik, yatırım ortamını daha fazla neoliberalize etme, azami kar, sermayeyi rahatsız edecek politikalardan kaçınma gibi) vaatlerini yineledi.

Ancak anlaşıldığı kadarıyla küresel mali oligarşi ve TÜSİAD, bu toplantıyı ve daha önce TÜSİAD’ın ciddi gerilimler yaşadığı Maliye Bakanı Nihat Zeybekçi düzeyini, yeterli bulmadı ve teminat olarak kabul etmedi.

Bunun üzerine Hükümet, YASED ve TÜSİAD’ın tercih ettiği Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’le (Babacan ekibindendir), Türkiye’deki tüm küresel banka ve tekeller, ortakları ve baş ekonomistlerinin bulunacağı bir toplantı daha organize etti.

Bu toplantı yarın (3 Ağustos) İstanbul’da yapılacaktı. Herhalde bu da yeterli bulunmamış olmalı ki, YASED ve TOBB’un istek ve organizasyonuyla bugün Saray’da “Uluslararası Yatırımcılarla Yüksek Düzeyli Ekonomi Diyaloğu Toplantısı” düzenlendi. Küresel mali oligarşi, çıkarlarına, yatırımlarına ve neoliberal düzenleme politikalarının devamına ilişkin en üst düzeyde resmi teminat istiyordu! “Yüksek Düzeyli Ekonomi Toplantısı”, Erdoğan’ın, Hükümetin tüm ekonomiyle ilgili bakanlarının, Türkiye’de bulunan tüm büyük küresel mali ve tekelci sermaye grupları ve “yerli” ortaklarının katılımıyla yapıldı.

Erdoğan Sarayında küresel mali oligarşi Türkiye temsilcilerine yaptığı konuşmada, darbe girişimi sonrası icraatlarını izah etmeye çalıştı, ve en üst düzeyde resmi teminatlarda bulundu. Konuşmanın tamamı, OHAL ve diğer icraatların küresel mali oligarşiye bir tehdit içermediği, mali oligarşiye sadakat ve teminat yeminleri ile doludur:

“Kanun Hükmünde Kararnameler nedeniyle ekonomik reformların tıkanması söz konusu değildir. Atılan her adım anayasa ve yasalara uygun olarak gerçekleştirilmiş. Ekonominin işleyisini en küçük bir müdahale edilmemiştir. Edilmeyecektir. Ülkemizdeki OHAL uygulması Avrupa Birliği prosedürlerine uygundur. 

Göçmen krizinde dahi yaşadığımız gerilime rağmen Avrupa’yı sıkıntıya sokacak adımlar atmadık. Açık konuşuyorum Avrupayı biz koruduk. Mültecileri ülkemizde barındırarak Avrupa’yı biz koruduk. Biz tüm sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. 

Rusya ile krizde Rusya’dan atılan kırıcı adımlara rağmen biz onlara hiçbir sınırlama koymadık. Yapmak zorunda kaldıklarımızı da çok sınırlı bir şekilde uyguladık. 9 Ağustos’ta da ilişkilerimizi yoluna koymak için ziyaretimizi yapacağız.

Yatırımcılara zarar verecek ve onları üzecek hiçbir gelişmeye ben şahsım başta olmak üzere asla müsade etmeyiz. Türkiye’de yetişmiş insan kaynağı sıkıntısı yoktur. 3 milyon kamu çalışanlarından açığa alınanların sayısı 62 bindir. Soruşturmalar neticesinde bu kişilerin bazıları görevlerine geri dönebileceklerdir. Şimdi diyecekler ki bazı kesimlerde oran çok yüksek… Mesela Adalet mekanizmasın.. Biliniz ki yeni alımlar da yapılacak… Ve bu alanlar da hiç bir sıkıntımız yoktur.

Kamuda yatırımcılar olarak size engeller çıkaran varsa hemen ilgili birimlere bildirin, anında kapıya koyacağız. Artık yatırımcıların önünde himmet ver, harç ver diyen bu tür işlerle uğraşmayacağız.

Bizim gündemimizde sadece darbe girişimi, sadece terör örgülterinin faaliyetlerine ilişkin gündemler yok. Bizim günemimizde Yavuz Sultan Selim Köprüsü var. Açılışını yapacağımız Avrasya Tünelimiz var. 1915 Çanakkale Köprüsü var. Mulaka hayata geçirmek istediğimiz Kanal İstanbul projesi var. Bizim gündemimiz de yatırımı, ihracatı artırma, yeni nesillere vizyon kazandırma, ülkemizi ileri taşıma arzusu var.

Benim sizden istirhamım var. Gelin savunma saniyisine girin. Şu an insansız hava aracı yapıyoruz. Uçaklar, füzeler üreteceğiz. Bunları başaracğız. Biz geçmiştn aldığımız dersler ışığında geleceği inşa etme amacındayız.”

Maliye Bakanı Nihat Zeybekçi de yaptığı konuşmada, küresel mali oligarşiye övgüler düzdü, AKP Hükümetinin yabancı yatırımcılara büyük hizmetlerini anlattı. Şu anki OHAL’in “devletin sanayiye, devletin ekonomiye değil”, yatırım ve ihracata engel olmak isteyenlere karşı OHAL’i olduğuna dair teminat üstüne teminat verdi.

“Bir hafta içinde, Türkiye’nin yeni yatırım teşvik kapsamını, özel teşvik programlarını, yatırımcımızın önüne turkuaz halı serme, aynı zamanda ihracat teşvik kapsamında yeni kararlarımızı tüm dünyayla paylaşacağız”

yemin billahlarını yineledi.

TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu,

“Sarayla Yüksek Ekonomi Toplantısı” vesilesiyle yaptığı açıklamada, “TOBB, YASED ve Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmış Uluslar arası şirketler olarak bir araya geldik ve bir durum değerlendirmesi yaptık. Türkiye’nin güçlü bir büyüme vizyonu için atılacak (neoliberal-bn) reform adımları doğrultusundaki kararlılığımızı yineliyoruz. Tüm katılımcılarla ortak bir açıklama metnini birlikte hazırlıyoruz.”

dedi.

TOBB başkanı, tekelci oligarşik sermayenin öncelikle istemlerini şöyle sıraladı:

1- “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Kanunu, Sınai Mülkiyet Kanunu Taslağı, Üretim Reform Paketi, Yatırım-İhracat Teşvikleri” yasalarının çıkarılması
2- Kamu-özel sektör diyalog mekanizmasının kurulması.
3- Yeni bir mali oligarşik neoliberal anayasa mutabakatının sağlanması.

“Özellikle bu reform paketlerinin uluslararası yatırımcılara yönelik yeni teşvik unsurlarını içerecek şekilde güçlendirilmesi, Türkiye’nin yüksek teknolojili yatırımlara pozitif ayrımcılık yapan bir vergi reformuna gitmesi, önümüzdeki dönemde ülkemizin yatırım çekmesine katkı sağlayacaktır.

“Yaşadığımız hareketli dönemde, şirketlerimizin kamu ile yürüttükleri günlük işlerinde hiçbir aksama olmamasının temin edilmesi ve reform sürecinin özel sektörle iletişim içerisinde şeffaf bir biçimde yürütülmesi için etkin bir kamu-özel sektör diyalog mekanizmasının oluşturulmasını önemsiyoruz. Bugünkü yüksek düzeyli diyalog toplantısını da bu yakın iş birliğinin önemli bir adımı olarak görüyoruz.”

“Darbe girişimi sonrasında Meclisteki siyasi partiler arasında oluşan mutabakat zemininin, Türkiye’de (tekelci oligarşik sermaye için-bn) demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü güçlendirecek, yargı bağımsızlığını garanti altına alacak yeni bir anayasa mutabakatına dönüştürülmesi önem taşımaktadır. Avrupa Birliği süreci de bu kurumsal dönüşümü kolaylaştıracaktır.”

YASED ve TOBB’un aynı zamanda küresel mali oligarşi ve TÜSİAD demektir. Zaten TOBB başkanının açıkladığı 3 ayaklı neoliberal tekelci-oligarşik siyasal ve ekonomik eşgüdümlü yeniden yapılandırma programı da bunların programıdır.

Erdoğan’ın, “Kamuda yatırımcılar olarak size engeller çıkaran varsa hemen ilgili birimlere bildirin, anında kapıya koyacağız. Artık yatırımcıların önünde himmet ver, harç ver diyen bu tür işlerle uğraşmayacağız.”, Zeybekçi’nin “yatırımcının önüne turkuaz halı sereceğiz” sözlerine bakılırsa, “darbe girişimini fırsata çevirmede” tekelci oligarşik sermayenin AKP’yi yayan bıraktığı söylenebilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*