Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Referandumun kanlı yolları

Referandumun kanlı yolları

Bursa’da, 24 Temmuz’da, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin mitinginden sonra, Kürtlere karşı kanlı bir provakasyon düzenlendi. MHPli faşistlerin, bir Kürt minübüs şoförünün yolunu kesip, öldüresiye dövmesiyle başlayan provakasyon; Kürtlere karşı kitlesel linç saldırısına dönüştü.

Dövülen minübüs şoförünün arkadaşlarıyla birlikte, hesap sormak için saldırganların bulunduğu kahveye gitmesi, çatışmayı büyüttü. Polis, elbette, Kürtleri gözaltına alarak karakola götürdü. Bir süre sonra, gündüzki mitinge katılan faşist güruhun tümü, karakol önündeydi: “Onları bize verin!” Daha sonra da, polis arabalarını ateşe verdiler, karakolu taşladılar. Kürtlerin yaşadığı evlere saldırdılar, işyerlerini yaktılar… Kürtler ise, ilçeye daha kalabalık faşist grupların gelmesini engellemek için, Bursa-Eskişehir yolunu trafiğe kapattılar…

Bursa Valisi Harput’un açıklaması; “yanlış anlama” oldu: “Karakolumuza, belediyemize saldırıldı. Bir kısım araçlar tahrip edildi. Camlar kırıldı. Niçin yapıldığının izahı yok. Bir gençlik grubunun yaptığı yanlış, üzüntü vesilesi olmuştur. Olayın gerisinde yanlış anlamaya dayalı provokasyon vardır. Olayların daha da büyümesi engellenmiştir. İşin ilginç yanı, bu eylemi yapanlar vatanını milletini seven insanlar. Birçok kişi, bu olayın gerçek yüzü anlaşılınca ‘Ya biz ne yaptık, bize hizmet eden devletimizin aracına nasıl saldırdık’ diyeceklerdir.” Vali’nin, “yanlış anlama” dediği; faşistlerin bütün bir gece boyunca, “PKK İnegöl’ü bastı!” naralarıyla yaptıkları bilinçli kışkırtmaydı!

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise; Kürtleri “mağdur” olarak gösteriyordu: “Acaba bunu mağdur olan Kürtler yapmış olsaydı ne olurdu? Şer odaklarına karşı mağdurların bir saf oluşturması gerekiyor.”

26 Temmuz’da ise; 15 Aralık 2009’da, DTP’nin kapatılmasını protesto edenlerin üzerine ateş edip 2 kişiyi öldürenlerin davasında; JİTEM katilleri Turan ve Metin Bilen’in davasında, katiller için serbest bırakılmaları talep edilirken; bu katiller tarafından tarananlar arasında bulunan 8 kişi, 11 yıl ikişer ay hapis cezasına çarptırıldı. Hatırlanacaktır; JİTEM’in katillerinin davası Samsun’a kaçırılmış; burada Ahmet Türk saldırıya uğramıştı. Dava, Ankara’ya taşınmıştı! Davada savcı, JİTEM katillerinin “meşru müdafa” yaptıklarını söyleyerek, serbest bırakılmalarını istedi…

Yine 26 Temmuz’da, İstanbul-Taksim’de; Van’da kışladan açılan ateş sonucunda öldürülen 16 yaşındaki Canan Saldık için, bir protesto yürüyüşü düzenlendi.

Kürt çocuklarına, işçi ve emekçilerine karşı geliştirilen linç ve saldırı kampanyaları; referandum yolunda daha da şiddetlenmekte…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*