Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Referandum sonrası burjuva siyasetinde kriz ve kem kümcülük…

Referandum sonrası burjuva siyasetinde kriz ve kem kümcülük…

Referandum her düzeyde burjuva faşist iktidarın meşruiyet, yönetememe, rejim krizlerini derinleştirdiğiyle kaldı. Özellikle kitlelerin yılgınlığa kapılmadan referandum darbesini mahkum ederek Hayır’ının arkasında durması ve Hayır’ı sokaklarda dile getirmeye devam etmesi, burjuva siyasette kriz ve sarsıntıları artırdı.

İşte basından alıntılarla burjuva siyaset sahnesindeki sıkıntı, sıkışma ve kıvırmalardan bir kaç örnek:

Bir AKP fotoğrafı:

“Şen gidip yaslı döndükleri her hallerinden belliydi. Her grup toplantısına getirilen amigolar bile neşelendiremiyordu yaslı AKP mebuslarını. Devlet Bahçeli’yi suçlayanı mı ararsınız… Faturayı Bülent Arınç’a, Abdullah Gül’e, Ahmet Davutoğlu’na keseni mi.. “Reis, Kadir Topbaş ile Melih Gökçek’in kafasını koparacak” diyeni mi… Saray danışmanlarına en ağır hakaretleri yağdıranları mı.. Eğer zamanında yapılırsa 2019 seçimleri için felaket tabloları çizenleri mi… “Binali Yıldırım tekrar Ulaştırma Bakanlığı’na döner” diyenleri mi… AKP’de herkesin elinde bir liste “gizli hayırcıları” kulaklara fısıldıyor, kendilerinin ise sahada ne kadar aşırı gayret gösterdiklerinden dem vuruyorlardı. Referandum sonrasında sonuç yüzde 51 ile “evet” çıksa da AKPMHP’deki panik, telaş ve korku, Meclis kulislerinden dışarı taşıp Çankaya ve Ulus istikametine doğru yayılıyordu!..
Diğer yandan, MHP kulislerinde iktidarın kendilerine kestiği “başarısızlık” faturasından kurtulmanın telaşı gözlenirken, AKP, derinden, kendi tabanındaki fireleri de sorguluyordu. “Kayyumların getirdiği oylarla yüzde 51’i elde ettik”, “AKP’de büyük fireyi kimse görmüyor mu” diyen iktidar mebuslarına rastladık. MHP kulislerindeki diğer önemli bir gözlemimiz ise, referandum öncesi Balgat yönetimine vaat edilenlerin yerine getirilmeyeceği tedirginliği ve kaygısıydı!..” (Ahmet Takan, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/bu-neyin-hazirligi-idari-yapi-degisiyor-18-yeni-il-geliyor-42466yy.htm)

Bir CHP fotoğrafı: (Hileli referandum sonrasında “dayatılan bu referandum sonuçlarını tanımıyoruz” bile diyemeyen, yoğun taban ve hayır’cı kitle tepkileri sonrası “tanımıyoruz”u ancak Anayasa Mahkemesi ve AİHM’e havale eden CHP’nin kitlelerden yediği çizik üzerine kem küm kıvırmaları)

“Referandumun ardından Pazar akşamı ve Pazartesi günü sosyal medyada, Hayır oyu veren gençlerden CHP yönetiminin tavrına yönelik eleştiriler geldi.
Bu eleştirilerle ilgili olarak Kılıçdaroğlu, Pazar günkü açıklamanın sadece YSK ile ilgili olması gerektiği nedeniyle bu tepkilerin geldiğini, ayrıntılara Salı günkü grup toplantısında girdiğini söyledi:
“Pazar günü yaptığım açıklama gençleri tatmin etmedi. Oysa o açıklama sadece Yüksek Seçim Kurulu kararlarına endekslenen bir açıklamaydı. Yüksek Seçim Kurulu’nun mühürsüz seçim pusulalarını ve zarfları kabul etmesinin yapılan referandumun meşruiyetine gölge düşürdüğünü ve bu karardan dönmesi gerektiğini söylemiştim. Genel olarak referanduma girmemiştim.
“Ona bugün (Salı) girdim. Oysa o gençler o akşam benden çok daha heyecanlı bir açıklama bekliyorlardı. Doğru değildi çünkü YSK’yı doğrudan hedef aldık. YSK bizim kararımıza uyup, ‘evet o gece oylar kabul edilmeyecektir’ diye karar alsaydı bizim meşruiyet tartışması açmamamız halinde Hayır çıkarsa, onun da meşruiyeti tartışmalı olacaktı.” (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/723818/Kemal_Kilicdaroglu_ndan__sokak_eylemleri__aciklamasi.html)

Bir TKP fotoğrafı: (Hileli referandum sonuçlarını “HDP içindeki Barzaniciler Kürt illerinde evet’i artırdı” türünden demogojilerle yine Kürt düşmanlığıyla realize etmeye çalışan TKP önde gelenlerinin sosyal medya paylaşımlarının büyük tepki çekmesi üzerine, TKP’nin yapmaya çalıştığı örtük düzeltme ve Kürt halkından özürü)

“Demirtaş hapiste olabilir ve kalmaya daha da devam edebilir. Ama AKP’nin Kürt coğrafyasına her tür şiddet, hile ve siyaset aracıyla girme çabaları, özetle başarısızdır. Erdoğan birtakım devlet yanlısı, sağcı aşiretlerin feodal ilişkileri sayesinde tulum evet çıkan sandıkların üstünde hareket edemez. Kürt Hizbullahı Hüda-Par’ın “evet’e çok katkımız oldu” böbürlenmeleri boş laftır. Barzani’nin evet çağrısının suratına kapı kapanmıştır… Yani Kürt dünyasında siyasetin HDP’siz akmaya devam edemeyeceği yazmaktadır, referandum sonuçlarında.” (Aydemir Güler, http://haber.sol.org.tr/yazarlar/aydemir-guler/erdogan-16-nisani-da-kaybetti-193467)

Söyleyene değil, söyletene bak derler ya…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*