Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Referandum darbesi ve işçi sınıfına saldırı programı
Indonesian workers march during a May Day rally in Jakarta, Indonesia, Sunday, May 1, 2016. Thousands of workers urged the government to raise minimum wages and improve working condition. (AP Photo/Achmad Ibrahim)

Referandum darbesi ve işçi sınıfına saldırı programı

Burjuva mali oligarşik devlet iktidarı, burjuvazinin tüm kesimlerinin desteklediği ve organize ettiği referandum darbesiyle faşist rejim ve devlet biçiminin pekiştirilmesini oldu bittiye getirmeye çalışırken, bir yanda da uzun zamandır dört gözle bekledikleri yeni neoliberal kapitalist saldırganlık programını dayatmaya hazırlanıyor.

Kıdem tazminatı hakkının fona devredilerek tasfiyesi,
Memurların işgüvencesinin kaldırılarak “performans ve sözleşmeliğe” dayalı neoliberal despotik çalışma rejiminin getirilmesi,
“Taşerona kadro” adı altında gerçekte kadroluların da taşeronlaştırılması ve kiralık işçiliğin yaygınlaştırılması,
Sosyal Güvenlik’ten geriye ne kaldıysa özelleştirilmesinin hızlandırılması,
Organize sanayi bölgelerinde sermayeye yatırım ve karların kolaylaştırılması,
Sermayeye devlet denetiminin son kalıntılarının kaldırılması,
Üniversite ve teknik liselerin yönetiminin daha dolaysız biçimde sermayeye bırakılması,
Teknik eğitimin fabrikalaşması ve sermayeyle daha dolaysız kaynaştırılması,
Sermayenin istemlerinin bürokrasi ve yargı süreçlerinin üstünde sayılması,
Bürokrasi ve yargının sermaye için kolaylaştırılması ve hızlandırılması…

Türkiye burjuvazinin “evet”ten ilk elde beklediği emek, insan ve doğa yıkıcısı saldırı düzenlemeleri arasında yer alıyor. Bu saldırıların çoğunun burjuva-faşist devlet iktidarı tarafından yürütülen hazırlıkları son aşamalarına gelmiş bulunuyor.

Referandum darbesine karşı mücadeleyi, burjuvazinin işçi sınıfına karşı yeni saldırı dalgasına karşı mücadeleyle birleştirmek gerekiyor. Orta sınıf ve beyaz yaka ağırlıklı semtlerde başlayan referandum gaspına karşı protesto eylemlerini, işyerlerine, fabrika, hizmet, ofis bölgelerine, mavi yaka semtlerine doğru genişletmenin bir dinamiği de buradan, bu yeni saldırı dalgasını işçilere anlatıp mücadeleye hazırlamaktan geçiyor.

Morgan Stanley, HSBC, Deutch Bank gibi emperyalist kapitalist mali oligarşik karar ve strateji organlarından, TÜSİAD, TOBB, MÜSİAD’a kadar “evet” dayatması ve desteğinin önemli bir yönünü Türkiye’de uzun süredir beklemede olan bu yeni neoliberal despotik saldırı ve düzenlemelerin önünün açılması oluşturuyordu.

Dünya çapında aşırı gerici-muhafazakar veya faşist iktidarlarının yükselişinin önemli bir yönünü, dünya çapında neoliberal kapitalizme karşı artan isyan ve direnişlerin, grev dalgalarının bastırılarak, toplumsal sınırlarına dayanmış neoliberal kapitalizmin vites büyüterek, daha fazla baskı, gericilik ve zorla sürdürülmesi oluşturmaktadır.

Bu yüzden neoliberal kapitalizmin yeni dalga yeniden yapılanması ile burjuva mali oligarşik egemenlik ve devlet iktidarının yeniden yapılandırılması birbirinden ayrılamaz.

Öyleyse, neoliberal kapitalizme karşı mücadele, onun gerici-faşist iktidarlarına karşı mücadeleden ayrılamaz.

Bu iç bağıntının kavranması, sokaklara inmeye başlayan referandum emrivakisine karşı mücadelede sınıf eksen ve perspektifini geliştirmek açısından da kritik önemdedir.

Devrimci 1 Mayıs, bu bağlantı üzerinden yükselmelidir.

Dünya gazetesinden, Murat Kaya’nın haberi, 18 Nisan 2017:

ANKARA – (…)

Çalışma hayatında da önemli iki reform hazırlıkları son aşamaya getirildi. Bunlardan ilki, esnekleşmenin tamamlanması anlamına gelecek olan kıdem tazminatı sisteminin fona dönüştürülmesi olacak. Çalışma Bakanı bu alanda tam uzlaşma aramaktan vazgeçeceklerini daha önce açıklamıştı. Çalışma hayatında yargı ayağı da bulunan, işçi-işveren uyuşmazlıklarının öncelikle uzlaşmaya gitme zorunluluğu getiren düzenlemede de uzlaşma sağlandı ve taslak hazırlandı.

Çalışma hayatının diğer önemli düzenlemesi ise kamu personel rejimine yönelik olacak. Bu düzenlemede de “esnek çalışma” modeli benimsenecek. Taşeron işçilerin kadroya alınmasını da içeren bu düzenleme ile memurların sınırsıza yakın olan iş güvencesi kaldırılacak. Performansa ve işleyişe bağlı olarak memurların da işten çıkarılabilmesine, süreli sözleşme yapılabilmesine imkan sağlanacak.

Ekonomik işleyişte önemli yeri bulunan Borçlar Kanununa yönelik hazırlığın da büyük ölçüde tamamlandığı belirtildi. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan ve içinde hukukçu bilim insanları da bulunan bir teknik komisyon yaklaşık 3 yıldır bu kanun üzerinde çalışıyor. Sosyal güvenlik alanında ikincil bir reform çalışmasının yapıldığı da daha önce SGK başkanı tarafından açıklanmıştı. Bu düzenlemelerin bir kısmı çeşitli yasalarla tamamlandı. Düzenlemelerin ana ekseninin, SGK çatısı altında birleştirilen ancak hala ciddi uygulama farklılıkları bulunan ücretli çalışanlar, kendi adına çalışanlar ve kamu çalışanlarının standartlarının birbirine yaklaştırılması- birleştirilmesi arayışı olacağı kaydedildi.

Organize sanayi bölgelerinin işleyişi, arsa tahsisi, yatırım süreçlerini içeren üretim reformu taslağı da kamuoyuna açıklanmıştı. Bu alanda da çalışmanın büyük oranda tamamlandığı kaydedildi. Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik olarak bazı düzenlemelerle birlikte bu tasarının da TBMM’ye sunulabileceği belirtiliyor.

Eğitim ve yargı reformu

Hükümet, yapısal reformlar içinde daha önce hükümet ve yargı reformunu da almıştı. Özellikle teknik eğitim ağırlıklı olarak eğitime yönelik kapsamlı bir reform yapılması, yüksek öğretim dahil sistemin tamamen yönetim şeklinin değiştirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Yargı alanında da özellikle yargı sürecini hızlandırıcı düzenlemeler için çalışıldığı belirtildi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*