Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Rapor: Ölen 5 İşçi Kusurlu

Rapor: Ölen 5 İşçi Kusurlu

Erzurum’un Aşkale İlçesi’nde göletin içindeki elektrik direğindeki arızayı gidermek için bindikleri deniz bisikleti alabora olunca 5 TEDAŞ işçisinin ölmesiyle ilgili ikinci bilirkişi raporunda bu kez yetkililer ile birlikte ölen işçiler de eşit kusurlu görüldü. İlk raporda 5 yetkili ile birlikte, ölen 2 işçi birinci derece, 3 işçi ise ikinci derece kusurlu bulunmuştu. EMO tarafından hazırlanan raporda ise 5 TEDAŞ işçisinin göz göre göre öldüğü görülüyor.

Erzurum – Bayburt karayolu üzerindeki Karasu-2 HES’in göletinden geçen enerji nakil hattındaki arızayı onarmak için 5 işçi, 3 Nisan 2012 günü, deniz bisikleti ile tamir için yola çıktı. Buzla kaplı gölette deniz bisitletinin alabora olması sonucu suya düşen Mustafa Arifoğulları, Ahmet Sait Turan, Şahin Baykal, Feridun Öztürk ve Rıdvan Takım, hayatını kaybetti.

Olayın ardından Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. İşletme Müdürü Tuncer Yeşilyurt, 5 Nisan günü ‘taksirli olarak birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’tan tutuklandı. Tuncer Yeşilyurt, personelin kendi inisiyatifleriyle gittikleri gerekçesiyle 30 Nisan günü tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Aşkale’de 5 işçinin ölümüne neden olan kaza ile ilgili olarak Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakultesi Dekanı, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz, inşaat mühendisi Halil Yıldız, elektrikçi Barış Gerez, tarafından hazırlanan ilk bilirkişi raporu 2 Mayıs günü Aşkale Cumhuriyet Savcılığına verildi.

Raporda, Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. İşletme Müdürü Tuncer Yeşilyurt, taşeronluk yapan Temel Elektrik Sorumlu Müdürü, İş Güvenlik Sorumlusu, Karasu-2 HES şirket yetkilisi, İDEAL Enerji, güvenlik önlemi almadıkları için ölen işçilerden Rıdvan Takım ve Şahin Baykal’ın birinci derecede, diğer üçünün ise ikinci derecede sorumlu tutuldu.

İtiraz üzerine savcılık ikinci bir rapor hazırlamaları için elektrik mühendisi Muhittin Oral ve inşaat mühendisi Mustafa Cengiz Ayna ile Tevfik Paçacı’yı görevlendirdi. 27 Temmuz günü hazırlanan ikinci bilirkişi raporunda ise ‘onarın’ talimatı veren yetkililer ile hayatını kaybeden 5 işçi eşit oranda kusurlu sayıldı.

İşletme Müdürü Tuncer Yeşilyurt, göl alanındaki 4 direğin yerlerinin değiştirilmesi takibini yapmamış olmasından dolayı, Temel Elektrik şirketi sabipleri Fehmi Temel ve Nurullah Gümüş işçileri engellemediği, Aras EDAŞ İl Müdürlüğü’nde personel müdürlüğüne vekalet eden Şahin Torun görevlendirme yapmadığı, Aras EDAŞ İl Müdürü Ziya Özpeker’in de organizasyonu sağlamadığı için ikinci raporda kusurlu bulundu.

Ölen 5 işçi de “Yetkililer tarafından uygun araç temin edilmeden, suyu donmuş gölete deniz bisikleti ile girerek, iki kişilik bisiklete beş kişi binerek iş güvenliği kurullarına aykırı davranmış olmaları” nedeniyle eşit ölçüde kusurlu sayıldı.

Aşkale Cumhuriyet savcılığındaki soruşturma devam ederken konuya ilişkin dava henüz daha açılmadı.

5 TEDAŞ İŞÇİSİ BÖYLE ÖLDÜ

Elektrik Mühendisler Odası heyeti tarafından hazırlanan raporda ise 5 TEDAŞ işçisinin göz göre göre öldüğü görülüyor.

İşçilerin kusurlu olduğuna ilişkin tespitlerin aksine EMO tarafından yapılan incelemeler, “yaşanan elim olayın arkasında ihmaller zinciri bulunduğunu, yaşanan felaketin basit bir iş kazası olarak geçiştirilmeyeceğini, pek çok yapısal sorunun var olduğunu ve bu sorunların halen ciddi tehdit oluşturduğu gerçeğini” gösteriyor.

DİREKLER KURU ARAZİ ŞARTLARINA GÖRE

EMO raporunda gölet alanının; Karasu-2 HES’in inşası ve su tutulmaya başlamasından önce kuru toprak zemin konumunda boş bir alan olduğu, 2011 yılının Haziran ayından sonra başlayan su tutma işlemi neticesinde bu alanın gölet haline dönüştüğü belirtiliyor.

Aras EDAŞ’a ait olan ve uzun yıllar önce tesis edilen enerji nakil hattı direklerinin temel betonları normal arazi (kuru toprak zemin) şartlarına göre yapılmıştır” ifadelerine yer verilen raporda felaketin adım adım geldiği belirtiliyor.

Raporda şöyle deniliyor:“Temel betonlarının özelliğinden dolayı, Aras EDAŞ’a ait enerji nakil hatları direklerinin sulu bir zeminde veya su içinde kalması teknik olarak mümkün olmadığından, zaman içinde yatması veya devrilmesinin kaçınılmaz olacağı aşikardır. Nitekim söz konusu iş kazası da, gölet alanı içinde kalan direklerin yatması sonucu ortaya çıkan arızanın giderilmek istenmesi sonucu yaşanmıştır. Kaldı ki 31 Mart 2012 tarihinde Çat İlçesi’ni besleyen ve gölet içerisinde kalan enerji nakil hattında direk yatması neticesinde oluşan tehlike, bir anlamda 3 gün sonra diğer hatta meydana gelen arızanın ve yaşanan dramın habercisi olmuştur.”

İŞÇİLER BİR İMKANSIZA GİTTİLER

Raporda işçilerden Aras EDAŞ Çalışanı Mustafa Arifoğlu ile taşeron şirket çalışanları Feridun Öztürk, Ahmet Sait Turan, Şahin Baykal ve Rıdvan Takım, deniz bisikletinin ters-dönmesi sonucu suya düşerek hayatlarını kaybettikleri hatırlatıldı.

Raporda en dikkat çekici ifade ise işçilerin “ bir imkansıza gittikleri” oldu. Raporda şöyle denildi: “Olayın en dramatik yönlerinden biri de arıza gidermeye giden işçilerin esasen bir imkansıza gitmeleridir. Gölet içerisinde devrilmiş direkte arıza gidermeye elverişli ne araçları ne de ekipmanları bulunmaktadır. Tek araçları altlarındaki deniz bisikletidir ve o da buzlara çarparak parçalanmıştır. Bunun dışında yan yatmış ve telleri su içine gömülmüş direk üzerinde yapılabilecek herhangi bir işlem yoktur. Söylenenlere göre, direk içerisindeki telleri, elleriyle boşa çıkartacaklar ve böylece yükselmesini sağlayacaklardır. Oysa bu imkansızı başarsalar bile, gergin tellerin yaylanması sonucu farklı bir ölümle yüz yüze gelmeleri kaçınılmaz olacaktı. Arızayla ilgili yapılacak olan şey kısa vadede gölet içerisindeki direklerin enerjiden arındırılması ve enerjisiz kalan bölgenin başka hatlar üzerinden beslenmesi, uzun vadede ise bu direklerin güzergahının değiştirilmesidir. Yani hiçbir şekilde devrilen direklere müdahale edilmemesidir.”

Rapor kapsamında EMO‘nun olayın ardında yatan gerçeklere ilişkin yaptığı tespitler şöyle özetleniyor:

CAN GÜVENLİĞİ BİLE GÖZARDI EDİLDİ

-Elektrik üretim alanındaki özelleştirmeler sonucunda Karasu-HES‘in, kar hırsıyla gerekli önlemler alınmadan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘nca kabulü yapılmıştır. Üretim ve dağıtımın parçalanması nedeniyle; üretim tesisi için nakil hattı sulu zemin içine kurulurken ve sulu zemine uygun direk kurulumu yapılırken; suya gömüleceği bilinen dağıtım hatları için gerekli önlemler alınmamıştır. Karasu-2 HES için etüd yapılmasından projelendirilmesine ve geçici kabulünün yapılarak işletmeye alınmasına kadar geçen süreçte, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği yok sayılmıştır. Serbest piyasanın acımasız kuralları ile HES‘in bir an önce üretime geçmesi sağlanmış, insanlar için can güvenliği bile göz ardı edilerek iş kazasına zemin hazırlanmıştır.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI OLMASI GEREKİYORDU

-Dağıtım hizmeti alanında yaşanan taşeronlaşma uygulaması nedeniyle yetkisiz ve ehil olmayan kişilerle bir çalışma yürütülmüştür. Yapılacak olan bakım ve onarım işi, çok tehlikeli işler sınıfına girmekte olup, “İşçi Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği” gereği A sınıfı iş güvenliği uzmanı bulundurulması gerekirdi. Ne kamu şirketi olan Aras Dağıtım, ne taşeron şirket Temel Enerji, ne de özel elektrik üreticisi şirket İdeal Enerji “İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği” şartlarını sağlamıştır.

KAZA GELİYORUM DEMİŞ

-Mesai saati dışında kamu çalışanının bakım yapmaya gitmesini sağlayan baskılar olduğu anlaşılmaktadır. Elektrik sisteminin parçalanması ve özelleştirme uygulaması nedeniyle işin sorumluluğunda karmaşa yaşanmış olup, iş sahiplenilmeyip uzaktan kumandalarla çalışanların inisiyatifine bırakılmıştır. Olayın birkaç gün öncesinde 31 Mart 2012 tarihinde Çat İlçesi‘ni besleyen enerji nakil hattının gölet içinde kalan bir direği yıkılarak kazanın habercisi olmuş, ancak kaza gününe kadar bir planlama yapılmamış, hatta kaza sonrası enerji nakil hatlarının farklı yerlerden beslenmesi şeklinde alınan önlemler kaza öncesinde hiç düşünülmemiştir.

KURUMLARIN İÇİ BOŞALTILIYOR

-Kamu ve özel sektör kuruluşlarında yaratılan kadro ve araç yetersizliği, yani kurumların içinin boşaltılmış olması olayın arkasındaki önemli bir etkendir. Elektrik enerjisinin dağıtımında sevk ve idareyi idari, teknik sorumluluğu ehliyetsiz ve yetkisiz elemanlara teslim eden yönetimler bir anlamda bu tür kazaların hazırlayıcıları konumundadırlar. İdari anlamda doğrudan Erzurum İl Müdürlüğü‘ne bağlı olması gereken İlçe İşletme Şefliği personelinin, mesai saati dışında arıza mahalline sevki ile ilgili ortada somut veriler bulunmamaktadır.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*