Anasayfa » DÜNYA » Putin Avrasya Birliği için düğmeye bastı…

Putin Avrasya Birliği için düğmeye bastı…

Avrupa Birliği dağılacak mı tartışmalarına karşın ekonomik-siyasal entegrasyonu sıkılaştırma arayışına girerken yanıbaşında bir bölgesel birlik daha oluşuyor.

Rusya merkezli “Avrasya Birliği Projesi” doğrultusunda Rusya, Kazakistan ve Belarus devletleri arasında Avrasya Ortak Ekonomi Alanı anlaşması imzalandı. 1 Ocak 2012’den itibaren kendi aralarında gümrük birliği oluşturacak bu devletlere 2015 yılına kadar Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna gibi devletlerin de katılımıyla AB benzeri bir bölgesel ekonomik entegrasyon oluşturulması öngörülüyor.

Tek bir tekelci kapitalist dünya sistemi ortaya çıkmaktadır. Kapitalist dünya sisteminin ekonomik temeli, tüm artıdeğer zincirlerini küresel ölçekten kontrol ve organize eden dev tekeller ve mali oligarşisiyle yukarıdan aşağıya ve çekirdekten çepere oluşmuş küresel üretim, ticaret, hizmet, finans, hammadde, enerji, iletişim, ulaşım, işgücü ağyapılarıdır. Sermayenin tüm biçimlerinin küresel ölçekten merkezi bileşik birikimiyle mali sermaye piramidi ortaya çıkmaktadır. Bu, artıdeğer sömürüsü ve azami karın küresel temelde ve çok daha büyük oranlarda gerçekleştirilmesini gerektirir. Bugün, toplumsal emek üretkenliğini yükseltmenin bilimsel, teknolojik, organizasyonel güçlerinin gelişmesini ve bu temelde egemenliğin küresel ölçekten örgütlenmesini koşullayan da budur. 50-100 ülkede birden eşgüdümlü faaliyet yürüten, irili ufaklı onbinlerce işletmeden oluşan tedarik ağlarına kumanda eden küresel ölçekli tekeller bulunmaktadır. Bir dünya devleti bunların oluşturduğu sınıfsal-toplumsal çelişki ve sarsıntılardan ortaya çıkmaktadır.

Egemenlik ve hiyerarşi bir dünya devleti eğilimi içerisinde birleşiyor. Bölgesel pazar birlikleri ve bölgesel devlet oluşumları bu yöndeki gelişimin alt biçimleridir. Mali sermaye ve mali oligarşik egemenlik, dünya devletini kurma yönünde ilerlemektedir. Burjuva, tekelci, mali oligarşik egemenlik ekonomiden siyasete, siyasetten külltüre, askeri alandan medyaya ve iletişime, bütün alan ve düzeylere sayısız biçim ve araçla bir üst düzeyden yoğunlaşıp merkezileşerek hükmediyor.

Ulus devletin, uluslararasılaşmış ve artık küresel temelden gelişen tüm bu ekonomik, toplumsal, siyasal, kültürel ilişkileri kapsaması, kontrol etmesi, yönetmesi olanaksızdır. Devlet de uluslararasılaşmaktadır. Küresel devlet oluşumunun bir alt bileşeni olmakta, bağımlı tekelci burjuvazi bunu da iç egemenliğini ve bölgesel etkisini artırmakta kullanmaktadır.

Emperyalist olanlarıyla, bağımlı olanlarıyla, bağımlı Türkiye burjuvazisi içinde de farklı sermaye grup ve kesimleriyle, – Kürt burjuvazisi dahil- tüm bir burjuvazi, bunu görmekte, bunu bilmekte, bunun mali oligarşiden aşağıya çekirdekten çepere örgütlenmesinde yer almakta, buna göre yeniden konumlanmakta, bunun içinden kendi güç, konum, pay alma politikalarını yapmaktadır. Kartlar bunun içinden yeniden dağıtılmakta, egemenlik ve hiyerarşi, hegemonya, sert ya da yumuşak güç kullanımı, konum, nüfuz alanları, rekabet, güç ve paylaşım mücadeleleri bu temel strateji, yön ve oluşum süreci içinden gerçekleşmektedir.

Küresel temelden gelen hakimiyet, devrimciler ve kitleler ulusal dar görüşlülük içinde kaldığı ölçüde, burjuvazinin ekonomik, toplumsal, siyasal, kültürel plandaki egemenliğini de genişletip derinleştirmektedir. Bu, tüm dünyada olduğu gibi özellikle Türkiye gibi ülkeler kategorisinde, sınıf savaşımının kritik bir eşiği, doğrudan yeni düzlemi sorunu ve dinamiğidir. Gelgitli ve sarsıntılı, rekabet ve savaşlarla, eşitsizlik ve dengesizleşmelerle, kriz ve çöküntülerle, kesinti ve sıçramalarla ilerleyen köklü bir dönüşüm süreci çerçevesinde, gelişmekte olandır. Giderek belirleyici hale gelen, her şeyin çerçevesini yeniden çizendir. (KDÖ Mücadele Platformu’ndan)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*