Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Press: Gerçeğe kurşun işlemez!

Press: Gerçeğe kurşun işlemez!

Yönetmen Sedat Yılmaz‘ın Özgür Gündem Diyarbakır bürosunu konu edinen Press filmi, İşçi Filmleri Festivali kapsamında izleyicileriyle bir kez daha buluştu. Filmin Fransız Kültür Merkezi‘ndeki gösteriminde salonu çoğunluğunu o yıllarda çocuk olan gençlerin oluşturduğu izleyiciler doldurdu. Gösterimin ardından yapılan söyleşide Sedat Yılmaz izleyicilerin sorularını yanıtladı. Sedat Yılmaz, Antalya Film Festivali‘nde Jüri Özel Ödülü kazanan bu ilk filmini 2008 yılında ve bir video kamerayla çektiğini anlatırken, bugünün teknolojik imkanlarıyla ve en başta cesaret ederek bir filmi gerçekleştirmenin mümkün olduğunu vurguladı.

Press, 1992-1994 yılları arasında yaşamını sürdüren ve muhabirleri ve dağıtımcılarıyla Kürt ulusal mücadelesinin sakınmasız mevzilerinden birini oluşturan Özgür Gündem Diyarbakır bürosundaki yaşamı, hiçbir abartıya başvurmaksızın tüm doğallığıyla anlatan bir film. Kirli savaşın kentlerde ve dağlarda tüm şiddetiyle sürdürüldüğü dönemde Özgür Gündem muhabirlerinin devletin kirli savaş aygıtıyla ve tüm yoksunluklarla gün gün boğuşarak, cesaret ve aklın, en önemlisi kendilerinin de bir parçası olduğu halkın gücüne dayanarak Kürt ulusal kurtuluş mücadelesini sayfalarına taşıma çabasının kısa bir kesitini gözler önüne seriyor. Gazetenin Diyarbakır bürosunda çalıştıktan sonra İstanbul’a gelen ve katledilen arkadaşlarının anılarını sinemaya taşımak için 1996′dan beri çabalayan Bayram Balcı‘nın ve diğer çalışanların anlatımları filmdeki gerçeklik duygusunun hiç kaybolmamasına yol açıyor. Filmin oyuncularından biri de çocukluk çağlarında Özgür Gündem’in dağıtımcılığını yapmış.

Press filmi, bireylerden değil halktan ve mücadelenin meşruluğundan kaynağını alan, korkuyu yenerek yaratılan kahramanlığı da, korkuya yenilerek ortaya çıkan ihaneti de abartısızca ortaya koymayı başarıyor -burada bir halkın doğallaşmış mücadelesini anlatıyor olmanın olgunluğunu görüyoruz. Sahnelerin yüzde 70′i gazete bürosunda geçmesine rağmen bu bir durağanlığa yol açmıyor. Filmin başından sonuna kadar içindesiniz, oradasınız… Diyarbakır’ın daracık ara sokaklarının çekildiği kovalamaca sahneleri ve yoksul semtlerin görüntüleriyle kentin 20 yıl önceki dokusu başarıyla yansıtılıyor. Filmde müzik pek az kullanılmış. Yönetmen Sedat Yılmaz, bunu seyirciyi müzikle yönlendirmeme ve duygu yüklememe yaklaşımıyla açıklıyor. Ancak filmin sonuna dek varlığını sürdüren elektrik yükü müzik kullanılmadan da seyirciyi etkilemenin ve kilitlemenin üstesinden geliyor -son sahnenin gerilimiyle kilitlenen seyirciler filmi ancak sonradan alkışlayabildiler. Muhabirler arasındaki ilişkiler, aynı kavgaya ait olmaları ve emek vermeleri, küçük gerilimler ve mizahla birlikte, şablonik değil özden gelerek ifade ediliyor. Muhabirleri katledilen ve en sonu tümüyle talan edilen gazete bürosunda en son kalan 17 yaşındaki Fırat, duvara arkadaşlarının resimlerini asarken, geleceği omuzlamanın imgesi oluyor.

Yüksekova
çetesiyle ilgili bir haberi takip ederken Hewsel Bahçelerinde kendisine doğrultulan silaha karşı fotoğraf makinesini dimdik tutan Alişan, vurulurken celladını teslim alıyor gerçekte.

Press, kirli savaşa karşı mücadelenin Özgür Gündem cephesine saygı duruşu ile bir kez daha “Asla unutma, asla bağışlama!” diyor…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*