Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Pentagon’dan ayaklanmalar, devrimler ve sosyalizm yüzyılına hazırlık stratejisi

Pentagon’dan ayaklanmalar, devrimler ve sosyalizm yüzyılına hazırlık stratejisi

Amerikan ordusunun yeni stratejisi: Aynı anda iki ayrı konvansiyonel savaş yürütülmesine değil, farklı bölgelerden gelebilecek güncel tehditlere dayalı sayısız çatışmalara hazırlıklı olmaya ağırlık vermek.

ABD emperyalizmi neoliberal saldırı politikaları karşısında dünyada yeniden şekillenmeye başlayan devrimci kitle mücadelelerine karşı yeni saldırı konseptini Pentagon’un odalarında taslak olarak hazırlamış bulunuyor. Yeni stratejide en önemli farklılık aslında Vietnam savaşından beri tanıdığımız bir kavramın ya da bir savaşma taktiğinin “Düşük Yoğunluklu Savaş”ın önümüzdeki dönem için temel strateji olarak belirlenmesidir. Ancak 60`lı yada 70`li yıllardaki içeriğinden çok farklı ve küresel düzeyde tanımlanması ve neredeyse konvansiyonel savaşlara göre öncelik vurgusunun yapılması, emperyalistlerin asıl korkusunun gelişecek sosyalist işçi hareketlerinin ve devrimci kitle mücadelelerinin kapitalist sistemi ve dolaysız olarak küresel piyasadaki ABD tekellerinin hegemonyasını tehdit ediyor olmasından kaynağını alıyor. Böylelikle Pentagon, Amerikan ordusunun 21. yüzyıldaki stratejisini, isyanla mücadele olarak algılıyor. Bu algıda kusursuz işleyen sınıf iç güdüleri rol oynuyor, çünkü gelişen kitle hareketleri sınıf temelinde bir politik zeminde daha çok radikalleşerek belirmeye başladıkça, emperyalist politikanın aracının içeriği ona göre şekillendiriliyor.

Pentagon’un bir önceki strateji değişimini 2006 yılında gerçekleştirdiği, ancak son dört yılda dünyada değişen koşullar nedeniyle yeni bir plana ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. 2006’da yapılan yenileme ile Çin’le olası bir konvansiyonel savaş ihtimali dikkate alınmıştı. 2010 belgesinde Çin konusuna yine geniş yer ayrılacak, ancak gelecekteki çatışmaların, iletişim ve gözlemci uydulara yönelik patlayıcı ve lazer silahları ile yapılabileceği hesaplanıyor.

Raporda, helikopter ve insansız hava araçlarının artırılması ve araçların daha etkin kullanımı için yeni teknolojilerin geliştirilmesi de tavsiye ediliyor. Ancak belgede ordunun başlıca önceliğinin, “bugünün savaşlarında galip gelmek ve Afganistan ile Irak’taki direnişi dağıtmak” olduğu söyleniyor. Belgede, her iki savaşta da hayati önemde bir rol oynayan helikopterler, insansız savaş uçakları ve özel operasyon birliklerine yeni fonlar ayrılması öngörülüyor. Strateji belgesinde ayrıca Çin, İran ve Kuzey Kore’nin hava savunma ve saldırı sistemlerini geliştirdikleri belirtiliyor. Bu nedenle belgede, bu ülkelerden yönelebilecek tehditlere karşı donanma ve hava kuvvetlerinin ortak savaş planları ana hatlarıyla belirleniyor.

Pentagon tarafından ordunun 25 yıllık savaş planlama tekniğini değiştirecek bir planlama yapılıyor, 25 yıllık muharebe planlama tarzı sonlandırılıyor. Mevcut askeri yapı, iki farklı noktada iki büyük konvansiyonel savaşın kazanılmasını amaçlayacak şekilde hazırlanmıştı. ABD ordusu bundan sonra aynı anda iki ayrı konvansiyonel savaş yürütülmesine değil, farklı bölgelerden gelebilecek güncel tehditlere dayalı sayısız çatışmalara hazırlıklı olmaya ağırlık verecek.”Farklı bölgelerden gelebilecek güncel tehditlere dayalı sayısız çatışmalar” tanımı çok geniş bir kapsama sahip görünüyor. Emperyalist tekellerin ucuz işgücü alanları haline gelmiş bölgelerdeki hükümetlerin, saati 1 dolara çalışmak istemeyen işçilerin yaratacağı devrimci istikrarsızlıklıkları önleyemedikleri durumlardan, gıda tekellerinin yıkıma uğrattığı tarımsal alanlardaki kır işçilerinin kalkışmalarına, sendika bürokrasisinin, polisin, askerin, devlet aygıtlarının önleyemediği uluslararası kapitalist karlılığı tehdit eden politik hareketlere kadar çok geniş bir tanım aralığı Pentagon’un strateji belgesinde yer buluyor.

Taslak metinde, “ABD güçlerinin büyüklüğü, şekillenmesi ve değerlendirmesinde büyük bölgesel çatışmaları tek hatta başlıca şablon olduğunu söylemek artık uygun değil‘ ifadesi yer alıyor. Yeni strateji ile “ABD Ordusu içinde siber savaş, sınırlı doğal kaynaklar için mücadele, çevresel felaketler, terör, gerilla tipi isyan, daha çok sayıda ülkenin nükleer silah edinme ihtimali gibi dünyanın dört bir yanından gelebilecek tehditlere karşı koruyabilecek savaşçı güçler oluşturulacağı” ifade ediliyor. Kimdir bu savaşcı güçler? Kimlerden oluşacak? Amerikan ordusunu daha küçük, esnek ve hareket kabiliyeti yüksek birimlere daha fazla bölmek anlamını taşıyor. En son Haiti’de depremden sonra dünyanın gözü önünde ülkenin işgal edilmesi, geleceğe dair ipuçlarını fazlasıyla veriyor. Yeni ekonomik düzen askeri alanda da kendi yasallıklarını sürdürüyor. Özel askeri şirketler özellikle son yirmi yıldır, katliamlardan karlılığa uzanan grafiklerindeki yükselmeyle yakın gelecekteki isyanları bastırma harekatlarında daha belirgin bir rol oynayacakları manevralara hazırlanıyorlar. Klasik orduların yapamadıkları bütün kirli yöntemleri daha şimdiden Afganistan’da, Irak’ta yapmış olmanın deneyimleriyle denenmiş ve bu işleri ucuza yapmış olarak…

Emperyalist tekelci sermaye, işçi sınıfına dünya çapında gözü dönmüş bir biçimde saldırırken, gelişmeye başlayan tepkilerin yakın bir zamandan başlayarak alacağı devrimci ve yıkıcı mücadele biçimlerine karşı savaş aygıtlarını yeniden düzenleyerek yanıt vermek istiyor. İşçi sınıfı ise sosyalizm hedefiyle kendi partisinin öncülüğünde yaratacağı devrimci mücadele biçimleriyle kendi stratejik yanıtını vermelidir.

İsviçre’den Devrimci Proletarya okuru

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*