Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Paris Journée Sans Voiture,”Otomobilsiz Gün”

Paris Journée Sans Voiture,”Otomobilsiz Gün”

İlk denemesi geçen yıl olan ve küçük bir alanda yapılan “Otomobilsiz Gün” denemesi, bu yıl Paris’te 650 km’lik bir alanda uygulandı. Otomobilsiz bir gün adeta bayram havasında geçti ve bir kez daha bize otomobilsiz ulaşımın vazgeçilmez bir ihtiyaç mı olduğu sorusunu sordurdu. Her sabah trafiğe takılmamak için saat 6’da yola çıkıyoruz, saat 8’de işte olabilmek için yine de trafiğe takılmadan gitmek zorunda olduğunuz yere gidemiyoruz. Günün her saati Paris’te trafik var ve her aracın içinde bir kişi var ve sokakları karşılıklı işgal etmiş park halindeki bir sürü araç ve bu da yetmiyormuş gibi yüzünü çevirdiğin her yerde araba tekellerinin insanı küçülten, araçları büyüten reklamlarını görüyoruz.

fransa

Paris toplu taşımacılık anlamında dünyanın oldukça gelişkin şehirleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. İstediğin her yere toplu taşıma araçları ile rahatlıkla gidebilirken, bu şehri adeta yaşanmaz hale getiren araçlar neden bu kadar çok? Bu soruya cevap aradığımızda karşımıza devasa bir kapitalist yönetişim aygıtı çıkıyor ve adeta her tarafta seni kuşatarak bu toplamda baş belası olan arabayı zorunlu bir ihtiyaca dönüştürüyor ve aynı zamanda alışkanlığa dönüşüyor. Burada sadece bir yönetişim bilinç yansıması yaratan tekli bir aygıtla karşı karşıya değiliz. Otomobil tekelleri sigorta tekelleri; benzin, mazot, yağ, lastik, boya, otopark şirketleri (otopark deyip geçmeyin Paris’in altını adeta boşalttılar, 7 katlı otoparklar yaptılar ve bu bir aracın günlük park ücretiyle aylara vurulunca asgari ücretle eş değer) otoyol şirketleri vb. bu örneği çoğaltabiliriz. Otomobil araçlarının trafik ve otopark ve yolları çift yönlü işgal etmiş olması zaten yaşanmaz hale gelen büyük kentleri iyice yaşanmaz hale getiriyor. Bir gelecek projesinin içinde yer alan ulaşım, sağlık, doğa ile uyumlu barınma ve beslenme vb. pek çok konu yeni bir yaşamın ihtiyaçları için bu günden tasarımlarını yapmamız gereken konulardır. İnsanlar nereye ‘ulaş´ması zorunlu hale getirilmiş?

İşe, okula, hastaneye, bürokrasi ile boğuşma kurumlarına, eğlence, tatil ve dinlenme yerlerine vs. vs…
İnsanlar bu gün otomobilsiz yaşamın mutluluğunu gülücükleriyle yansıttılar. Gülücüklerinle bu taleplerini rahatlıkla gösterdiler. Sokaklarda herkes serbestçe yürüyordu, bisiklet sürüyor, paten yapıyor, insanlar yol da oturmuş bir şeyler yiyor, oyun oynuyor, yürüyen, koşan insanların yüzündeki bu bir günlük keyif ve mutluluk sokaklarını kendi ihtiyaçları ve kâr hırsı için gasp eden kapitalizm bu günü lütuf olarak sunmuştu ve ne acıdır ki bu arabasız günün sponsoru da otomobil tekelleriydi ve reklam panolarında yüzsüzce satmaya çalıştıkları otomobillerin reklamını yapıyorlardı. Yaşanabilir bir dünya yaşanabilir bir kent kapitalizmden arındırılmadan mümkün değil. Bu ve buna benzer pek çok zorunlu hareket akışı bu gün sermeyenin şekillendirdiği koşullara bağımlı şekilleniyor. Oysaki kent ve kır arasındaki üretime dayılı çelişkiyi ortadan kaldırmak, insanal /doğasal gerçek ihtiyaçlarımız için toplumsal üretim mümkün. Bu zemin üzerinden ulaşım vb. Çok yönlü bir yaşam örgüsü gerçekleştirebiliriz. Uğraşlarımızdan keyif aldığımız, mutlu olup güldüğümüz bir dünya mümkün, çünkü sosyalizm gülmektir…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*