Anasayfa » SERBEST KÜRSÜ » Özgürlük ve Aşkla Anılan Şair; Paul Eluard

Özgürlük ve Aşkla Anılan Şair; Paul Eluard

İnsanlık tarihinde, hiç bir zaman şiirsiz bir dem geçirmemiştir dersek abartı olmaz. Duyguların kayda geçirildiği sözün en anlamlısı şiir olsa gerek. Bu kaydı tutanların başında da hep söz ustası şairler gelmiştir. Dilinizden şiir, yüreğinizden umut eksilmesin.

Paul Eluard 14 Aralık 1895’de Paris yakınlarında Saint Denis’de doğdu. İlk şiirleri, İsviçre Davos’da tüberküloz tedavisi gördüğü sırada, aşık olduğu Rus asıllı Gala isimli kıza olan derin aşkını anlatır. Birinci dünya savaşı başlayınca; eğitimi yarıda kesilerek, askere alınıp cepheye gönderilir. Bu yılların dayanılmaz yoksulluğu ve savaşın yarattığı acıların etkisiyle şiirinde, toplumsal sorunlar, savaş karşıtlığı ve özgürlük temaları daha bir yoğunluk kazanmaya başladı. “Ödev ve Tasa”, “Barış İçin Şiirleri” bu bu dönemde yayımlandı. İsviçre’de aşık olduğu Gala ile evlenmesi ve Fransa’nın ünlü şairleriyle tanışması da bu döneme rastlar.

Savaşın bittiği günlerde, Fransa’daki dadaist şiir hareketi ve sonrasında gerçeküstücü şiirler yazarak eserlerini çoğalttı. “Acının Başkenti”, “Aşk”, “Şiir”, “Dolambaçsız Yaşam”, “Halk Gülü” gibi eserleri bu sanat akımlarının etkilerini taşır. 1930’ların ortalarına doğru gerçeküstücü akımla yollarını ayıran şair; “Doğal Akış”, “Eksiksiz Türkü” isimli şiir kitaplarıyla kötülüklere karşı insanların birleşmesi ve mücadele etmesini konu edindi.

İkinci Dünya Savaşı patlak verip Nazilerin ülkesini işgal etmesiyle direniş hareketinin saflarında yer alır. Zülfü Livaneli tarafından bestelenen “Özgürlük” şiiri bu mücadele döneminin ruhunu taşır. 1940-1950 yılları arasında toplumsal ve siyasal içerikli şiirleriyle öne çıktı. “Şiir ve Doğruluk”, “Alman Buluşması” ve “Siyasal Şiirler” bu dönemin başlıca eserleridir. Paul Eluard 1952 yılında ardından tümünün isimlerini yazamadığım sayısız eser bırakarak bu dünyaya veda etti.
İşte Eluard tadında bir kaç şiir örneği: İlk şiiri severek dinlenen bir Livaneli bestesi olan “Karartma” olsun.

KARARTMA
Kapılar tutulmuş neylersin
Neylersin içerde kalmışız
Yollar kesilmiş
Şehir yenilmiş neylersin
Açlıktır başlamış
Elde silah kalmamış neylersin
Neylersin karanlık da bastırmış
Sevişmezsin de neylersin”

(Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu)

BİLEMEZ BENİ KİMSELER
Bilemez beni kimseler
Senin bildiğin kadar

İçinde uyuduğumuz gözlerin
İkimiz hani koyun koyuna
Ağarttı dünyanın gecelerini
Senin insan ışıklarınla

İçinde yolculuğa çıktığım gözlerin
Yeryüzünün dışında yolların gidişine
Bir güzellik verdi ki sorma

Gözlerinde yansıtır bizi
Bitmeyen yalnızlığımız
Gözlerin şimdi o gözler değil ki

Bilemez seni kimseler
Benim bildiğim kadar”

ÖZGÜRLÜK
Okul defterlerime
Sırama ağaçlara
Kumlara karlara
Yazarım adını

Okunmuş yapraklara
Akpak sayfalara
Taş kan kağıt yada kül
Yazarım adını

Yaldızlı resimlere
Savaşçı armalarına
Taçlarına kralların
Yazarım adını

Ormanlara çöllere
Yuvalara çiğdemlere
Anılarına çocukluğumun
Yazarım adını

Şaşılası gecelere
Günlerin ak ekmeğine
Yavuklu mevsimlere
Yazarım adını

Parçalı gökyüzüne
Kuş kanatlarına
Değirmenine gölgelerin
Yazarım adını

Şafağın her dalgasına
Denize gemilere
Çıldırmış dağlara
Yazarım adını

Bulutların yosununa
Kasırganın terine
Hırçın yağan yağmura
Yazarım adını

Parıldayan biçimlere
Renklerin çanlarına
Görünen gerçekliğe
Yazarım adını

Uzanmış patikalara
Uzanan yollara
Taşan alanlara
Yazarım adını

Yanan lambaya
Sönen lambaya
Bitişik odalara
Yazarım adını

İki paylık meyvaya
Odama ve aynaya
Kaplama boş yatağıma
Yazarım adını

Şirin obur köpeğime
Kalkık kulaklarına
Çelimsiz pençesine
Yazarım adını

Kapımın eşiğine
Kabıma kacağıma
Kutsal ocağın yalazına
Yazarım adını

Sunulan her tene
Dostların alnına
Uzanan her ele
Yazarım adını

Şaşırtan camlara
Saygılı dudaklara
Sessizliğin üstüne
Yazarım adını

Yıkık sığınaklarıma
Sönük fenerlerime
Duvarlarına sıkıntımın
Yazarım adını

İsteksiz yokluğa
Çıplak yalnızlığa
Ölüm basamaklarına
Yazarım adını

Düzelen sağlığa
Kalmayan tehlikeye
Anısız umuda
Yazarım adını

Ve bir tek sözün gücüyle
Başlarım yeniden yaşamaya
Seni tanımak için doğmuşum
Seni çağırmaya
-Özgürlük”

Doğan Ceren

Kaynak: Paul Eluard, Seçme Şiirler, Yön Yayıncılık, 1992 İstanbul Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu, A. Kadir, Asım Bezirci

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*