Anasayfa » DÜNYA » Ortadoğu çalkalanıyor: Lübnan ve Suud üzerine ilk notlar…

Ortadoğu çalkalanıyor: Lübnan ve Suud üzerine ilk notlar…

Ortadoğu’da IŞİD çetesinin sonunun görünmeye başlamasıyla birlikte gelişmeler olağanüstü hızlandı.

Güney Kürdistan’da referandum vesilesiyle yaşananların sarsıntıları sürerken, Irak başbakanı Hariri’nin ölüm tehlikesi altında olduğunu belirterek istifa ettiğini duyurdu, Suudi Arabistan’da ise 11 prens, 20 eski-yeni bakan, donanma komutanı, ulusal muhafız başkanı ve bir dizi mali sermaye grubu sahibinin gözaltına alındığı büyük bir operasyon sürüyor.

Lübnan’ın Suud yörüngesindeki başbakanı Hariri birkaç gün önce Suudi Arabistan’a gitmiş, ardından İran dini lideri Hameney’in başdanışmanı Lübnan’a gelerek başbakan Hariri, Lübnan Meclis başkanı, dışışleri bakanı ve Hizbullah genel sekreteri ile görüşmeler yapmıştı.

Bu görüşmelerin ardından Hariri, İran ve Hizbullah tarafından tehdit edildiğini söyleyerek istifa etti.

Lübnan’daki krizin iki etkenle ilgisi var görünüyor: İran ve Lübnan Hizbullahı’nın Lübnan’da üslenmiş olan Nusra gibi cihatçı çetelerin Lübnan’dan çıkartılması için baskısını artırması. Ve en son Irak/Güney Kürdistan’da olduğu gibi bölgedeki güç ve etkisini belirgin biçimde artırmaya devam eden İran ve müttefiklerine karşı, (Suriye ve Irak’ta belirgin biçimde gerileyen) ABD, Suud, İsrail’in Lübnan’da kaos çıkartarak bir karşı harekat zemini yaratmaya çalışması.

Suudi Arabistan’da ise Yemen’den Riyad’a bir füze saldırısının olduğunun duyurulmasının ardından, Kral Salman ve Veliaht Prens Bil Salman tarafından, ülkede çok büyük çaplı, bir nevi darbe benzeri bir operasyon başlatıldı. Başında bin Salman’ın bulunduğu olağanüstü yetkilerle donatılmış bir “yolsuluğa karşı mücadele komitesi” tarafından, 11 prens, 20 eski-yeni bakan, donanma komutanı, ulusal muhafız komutanı, 3 televizyon sahibi, ve ülkenin ve dünyanın önde gelen mali oligarkları arasında yer alan bir dizi holding sahibi gözaltına alındı ve mal varlıklarına el kondu. Çıkartılan olağanüstü kararnameyle gözaltına alınanların 15 yıl hapsi isteniyor.

Twitter’ın ikinci büyük hissedarı ve dünyanın bir dizi büyük tekelinde ortaklıkları bulunan bin Tallal, Cidde Ticaret Odası başkanı ve Türkiye’de büyük yatırımları bulunan Saleh Kamil de gözaltına alınanlar arasında bulunuyor.

Bin Salman, bir hafta önce “ılımlı ve modern İslam’a geçileceği”, birkaç gün önce de “hiçbir prens ve bakan kanunların üstünde değildir” açıklamalarıyla dikkat çekmişti. Çok sayıda prensin, bakanın, komutanın, yüksek bürokratın, ülke bölge ve dünya çapında mal varlığına sahip olanların gözaltına alınması, kritik bir gelişmeye işaret ediyor.

Suudi Arabistan’da rejim krizi ve egemen sınıf ve kesimler arasında güçler çatışması uzun süredir biliniyordu. Petrol gelirlerininin azalması, Yemen’de ve Suriye-Irak’ta yaşadığı gerileme, İran karşısında güç kaybetme, krizi şiddetlendirmiş görünüyor. Suud’da sermaye birikiminin geldiği düzey artık feodal-burjuva kabuğuna sığmaz hale geldi. Nitekim birkaç yıl önce ilk kez petrol-dışı büyük sanayi bölgeleri ve tarımsal modernizasyon yatırımları başlatılmıştı. Petrol Suud’da her daim başat olmakla birlikte, burjuva-feodal büyük rant gelirleri ve bunun şekillendirdiği geleneksel rejim biçimiyle hızlanan mali oligarşik kapitalistleşme ve bunun gerektirdiği yeniden yapılandırma arasında şiddetlenen bir güç mücadelesi söz konusu.

“Ilımlı ve modern İslam”ın ne olduğunu Türkiye’den iyi bildiğimiz için, bu konuda bir beklentiye kapılmamak gerekiyor. Bununla birlikte Suud’daki gelişmelerin iç dinamikleri kadar, bölgede değişen güç dengeleriyle de ilgili olduğunu görmek gerekir. Bölgede cihatçı çetelerin giderek gerilemesi ile birlikte, emperyalist ve bölgesel tekelci kapitalist güçler, yeni duruma geçiş için, arka bahçelerini de düzenlemeye çalışıyor. Suud’daki büyük operasyon da, aynı zamanda Yemen ve Suriye-Irak-Lübnan’da gerileyip sıkışan Suud mali oligarşisinin iç güç ve iktidar yoğunlaşması ve merkezileşmesini pekiştirerek, bölgeye ilişkin yeni hamlelere hazırlığı anlamına geliyor.

Güney Kürdistan ve Lübnan’daki krizlerle birlikte düşünüldüğünde, arkasından İran’la gerilimi tırmandırmak gelebilir. Suud’daki gelişmelerin AKP-Erdoğan üzerindeki etkileri ilk elde olumsuz olacak gibi görünüyor. Nitekim bin Salman’ın “ılımlı İslam’a geçeceğiz” açıklamasını bazı AKP trolleri “yeni FETÖ tezgahı” olarak değerlendirmişlerdi!

Lübnan ve Suud’da gelişmelerin Türkiye dahil tüm bölge ve dünya çapında kritik etkileri olacak…

Gelişmeleri değerlendirmeye devam edeceğiz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*