Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » OHAL; grev kırıcılığı, fazla çalışma, işsizlik, keyfilik ve iş cinayetleri demektir… Ağustos ayında en az 217, yılın ilk sekiz ayında ise en az 1338 işçi yaşamını yitirdi

OHAL; grev kırıcılığı, fazla çalışma, işsizlik, keyfilik ve iş cinayetleri demektir… Ağustos ayında en az 217, yılın ilk sekiz ayında ise en az 1338 işçi yaşamını yitirdi

Raporumuzun birinci kısmında Ağustos ayında işçi sağlığı ve iş güvenliği alanını direkt ve dolaylı olarak ilgilendiren gelişmelere yer vereceğiz. İkinci kısımda ise grafikler eşliğinde iş cinayetlerine dair bilgileri aktaracağız…

OHAL/KHK rejiminin birinci yılı geride kaldı. Görüldü ki bu rejim işçi haklarını daha da kısıtlayan, ses çıkaranı gözaltına alan ve tutuklayan, iş cinayetlerini artıran, grevlere müdahale eden bir uygulamalar zincirini hayata geçiriyor: Kamuda yapılan ihraçlara karşı Ankara’da eyleme başlayan eğitim emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevleri cezaevi koşullarında altıncı ayını doldurdu. Düzce Tekno Maccaferri’de grevin 25.gününde bizzat devlet grev kırıcılığı yaptı. Jandarma müdahalesi sonucu Birleşik Metal-İş üyesi işçiler gözaltına alınarak mallar fabrikadan çıkarıldı. Elini iş makinasına kaptıran işçi OHAL’de kimliği yanında olmadığı için 1 saat Pamukkale Üniversite Hastanesi acil servisinde bekletildi… O kadar farklı alanlardan kapsamlı örnekler verilebilir ki bu uygulamalara şimdilik noktayı koyarken hatırlatalım: Haklar ve özgürlükler kimsenin lütfu değildir. Tarih işçi sınıfının bu ve benzeri koşullara karşı muzaffer yürüyüşlerine tanık olmuştur…

TÜİK enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre resmi enflasyon bile çift hanelere (Yüzde 10,68) yeniden çıktı. Kira, gıda, yol, eğitim, sağlık masrafı derken borçlanarak veya aile yardımıyla yaşıyoruz. İşsizlik cabası. Bu ay ataması yapılmadığı için ‘yaşam ışığını kaybeden’ sosyal bilimleri öğretmeni İsa Erdoğan intihar ederek yaşamına son verdi. Yine Kayseri’de işsiz Mustafa Çat iş arayıp bulamaması ve borçlarının baskısı yüzünden yaşama veda etti. Diğer yandan çalışanlar da parasını ya geç alıyor ya da alamıyor. Bu kez de Kayseri’de ücretlerini alamayan inşaat işçileri çatıya çıktı. Ya da üç aydır ücreti ödenmeyen Avcılar Belediyesi işçilerinden Özgür bunalıma girdi ve icraların ardından kirayı da ödeyemeyince intihara kalkıştı. Bu olaylarla artık daha sık karşılaşmaktayız.

Ücretlerin düşüklüğü, ödenmemesi ya da işsizlik emekçileri intihara sürüklerken sendikaların da bu sorunu mücadele merkezine alması gerekiyor. Bu noktada Ağustos ayında ibretlik bir durum yaşandı. Kamu sendikalarında yetkili konfederasyon olan Memur-Sen toplu görüşme mamasında o kadar hazırlık yapmış, kartondan dövizler hazırlamış “bu teklife kapalıyız” diye. Yaşanan bu iki günlük tiyatrodan sonra (bu tip tabirleri kullanmamamıza rağmen tiyatro demek bile hafif kalıyor) Memur-Sen, devletin enflasyon oranlarının altındaki zam teklifini kabul etti. 2018 yılı için yüzde 4+3,5 ve 2019 yılı için yüzde 4+5…

Gece gündüz çalışıyoruz. 19 Ağustos’ta yapılan yönetmelik değişikliği ile turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürüten işlerde çalışan işçiler için gece 7,5 saatten fazla çalıştırma yasağı kaldırıldı. Değişiklikle patrona, işçiden fazla çalışma onayını dilerse iş sözleşmesinin yapılması sırasında dilerse fazla çalışma gereksinimi doğduğu anda alabilme olanağı getirildi. Yönetmelik’te yapılan değişikliğe göre, işçi fazla çalışma konusunda vermiş olduğu onayı, dilerse bir ay önceden işverene yazılı bildirimde bulunarak geri alabilecek.

Peki işçinin onay vermeme gibi bir durumu var mı? Tabi ki yok. Hangi işyerinde işçi patrona hayır diyebiliyor ve pazarlık yapabiliyor ki. Bu durum fazla çalışmayı yasallaştıracak, aşırı yorgunluğa neden olacak itiraz eden emekçinin kamuda ise en hafifinden başka bölümlere sürgüne ve genel olarak performans vb. nedenlerle işten çıkarılmasına yol açacaktır. Özetle gece çalışmak sağlığa zararlıdır…
İşyeri hekimi Ahmet Tellioğlu yine işini yaptı, yine görevinden oldu. Daha önce çalıştığı Kaslowski ailesine ait Organik Kimya firmasından işçilerde toksik kimyasallara maruziyet tespit ettiği ve bunu Çalışma Bakanlığı’na bildirdiği için işine son verilen işyeri hekimi Dr. Ahmet Tellioğlu bu kez de benzer bir durumla OYAK BETON’da karşılaştı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Yürütme Kurulu üyesi Dr. Ahmet Tellioğlu, işyeri hekimi olarak görev yaptığı Çetinkaya Ortak Sağlık Güvenlik Şirketi tarafından (Çet-Ka OSGB) 2014 yılında görevlendirdiği OYAK Beton’a ait Kocaeli/Çerkeşli’deki beton santrali ve taş ocağında çalışan 17 işçide, halk arasında madenci hastalığı-toz hastalığı olarak bilinen pnömokonyoz bulgusu tespit etmesinin ardından işten çıkarıldı.

Dr. Ahmet Tellioğlu da konu ile ilgili olarak, “Benim işten çıkarılmama sebep olan olayda ILO okuyucusu meslektaşım OYAK Beton’a ait taş ocağında taşeron bünyesinde çalışan 17 işçinin filmlerinde pnömokonyoz bulgusuna rastladı. Ben bunun gereğini yapacağımı bildirdiğim e-postamın üzerinden 24 saat geçmeden Çetinkaya OSGB tarafından telefonla işten çıkarıldım. OYAK Beton bu 17 işçinin akıbetini açıklamalıdır. Tıbbi ve hukuki olarak gereken yapıldıysa, ben işten çıkarılmış olmama rağmen OYAK yetkililerine teşekkür etmeye hazırım” açıklamasını yaptı.

Bony Çorap’ta İSİG mücadelesi sürüyor. Sözü işten atılan İSİG temsilcisi Hakan Gürses’e bırakalım: “Değerli halkımız; Tekirdağ Çerkezköyde bulunan Bony Çorap isimli fabrikada çalıştığım süre boyunca H&M için çorap ürettim… Ancak çalıştığım fabrikada birçok hak ihlali birarada yaşanmaktaydı. Batis Trakya sendikasının üyesi olarak işyerinde verdiğim mücadele sonucunda işçiler beni işçi sağlığı ve iş güvenliği baş temsilcisi seçtiler. Bunun üzerine patron beni işçi hakkı savunduğum için tazminatlarımı dahi ödemeden işten çıkardı…

Katia&Bony patronu işyerinin önünde başlattığım protesto eylemleri boyunca defalarca gözaltına aldı. Direnişin 23.gününde Bony Tekstil patronu Çerkezköy Cumhuriyet Savcısı ve Çerkezköy Sulh Ceza Hakimi anlaşarak bana ve sendikama işyerinin önüne 100 metre yaklaşmama cezası verdirdi. Daha sonra H&M mağazalarına protesto eylemleri için gittiğimizde güvenlik görevlileri tarafından darp edildik. Şu anda Bony Çorap direnişinin 140.günündeyiz. Kurban bayramına da işsiz girdim… Ancak emek, hak, hukuk, adalet, talebiyle Çerkezköy Belediyesi meydanında, işçi duraklarında, belediye arabalarında emek sömürüsü karşısında sessiz kalan markaları Bennetton, H&M, Gap, Mango, ZARA, Score BERSHKA, Pull&Bear, Tommy Hilfiger, CarrefourSA ve Katia&Bony isimli markaları üretim ve tüketim alanlarında protesto etmeyi sürdüreceğim…”

Son olarak belirtelim Akkim (Petrol-İş), Aroma* (TekGıda-İş), DHL (TÜMTİS), Eren Enerji (DİSK Enerji-Sen) ve Tekno Maccaferri (Birleşik Metal-İş) direnişleri şahsında işçi sınıfının haklar ve özgürlükler mücadelesini selamlıyoruz…

* Rapor yazılırken anlaşma sağlandı…
Yazılı, görsel, dijital basından takip edebildiğimiz, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ile işçiler, işçi yakınlarının bildirimleri ışığında tespit edebildiğimiz ve her gün güncellenen bilgiler ışığında 2017 yılının ilk sekiz ayında yaşanan iş cinayetleri şöyle:

Ocak ayında en az 161 işçi,
Şubat ayında en az 133 işçi,
Mart ayında en az 152 işçi,
Nisan ayında en az 151 işçi,
Mayıs ayında en az 147 işçi,
Haziran ayında en az 170 işçi,
Temmuz ayında en az 207 işçi,
Ağustos ayında ise en az 217 işçi yaşamını yitirdi…

2017 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetleri sonucu en az 1338 işçi kardeşimiz aramızdan ayrıldı…
6331 Sayılı İSG Yasası çıktıktan sonraki yıllarda ilk sekiz ayda iş cinayetleri şöyle;

2013 yılının ilk sekiz ayında en az 757 işçi,
2014 yılının ilk sekiz ayında en az 1299 işçi,
2015 yılının ilk sekiz ayında en az 1142 işçi,
2016 yılının ilk sekiz ayında en az 1314 işçi,
2017 yılının ilk sekiz ayında ise en az 1338 işçi yaşamını yitirdi…

Ağustos ayında da, OHAL’e gelen süreç ve sonrası ile birlikte başlayan iş cinayetlerindeki artış sürüyor…
Ağustos ayında yaşamını yitiren 217 emekçinin 179’u işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden; 29’u çiftçilerden/küçük toprak sahiplerinden ve 9’u esnaflardan olmak üzere 38’i kendi nam ve hesabına çalışanlardan oluşuyor…

Ağustos ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle;

İnşaat, Yol işkolunda 56 işçi; Tarım, Orman işkolunda 54 işçi; Taşımacılık işkolunda 40 işçi; Ticaret, Büro işkolunda 11 işçi; Enerji işkolunda 9 işçi; Metal işkolunda 8 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 7 işçi; Gıda, Şeker 5 işçi; Madencilik işkolunda 5 işçi; Çimento, Cam işkolunda 4 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 4 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 3 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 2 işçi; Gemi, Tersane işkolunda 2 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 1 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 1 işçi; İletişim işkolunda 1 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 1 işçi ve çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 3 işçi yaşamını yitirdi…

Ağustos ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle;

Trafik, Servis kazası nedeniyle 64 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 35 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 22 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 20 işçi; Şiddet nedeniyle 20 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 16 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 10 işçi; İntihar nedeniyle 9 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 6 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 5 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 1 işçi ve diğer nedenlerden dolayı 9 işçi yaşamını yitirdi…

Ağustos ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle;

14 yaş ve altı yaş grubunda 5 işçi,
15-17 yaş grubunda 11 işçi,
18-27 yaş grubunda 34 işçi,
28-50 yaş grubunda 93 işçi,
51-64 yaş grubunda 37 işçi,
65 yaş ve üstü yaş grubunda 12 işçi,
ve yaşını bilmediğimiz/öğrenemediğimiz 25 işçi yaşamını yitirdi…

Ağustos ayında ülkemizin 69 şehrinde ve yurtdışında bir ülkede işçi arkadaşlarımızı yitirdik…

13’er ölüm İstanbul ve Sakarya’da; 9 ölüm İzmir’de; 8’er ölüm Adana ve Manisa’da; 7’şer ölüm Ankara, Antalya ve Malatya’da; 6 ölüm Denizli ve Kocaeli’nde; 5’er ölüm Aydın, Konya, Mersin, Sivas ve Tekirdağ’da; 4’er ölüm Bursa, Elazığ, Hakkari, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Samsun ve Trabzon’da; 3’er ölüm Adıyaman, Diyarbakır, Giresun, Karabük, Mardin, Niğde, Şırnak ve Uşak’ta; 2’şer ölüm Aksaray, Batman, Bilecik, Bolu, Düzce, Eskişehir, Gaziantep, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Ordu ve Tokat’ta; 1’er ölüm ise Ağrı, Amasya, Ardahan, Balıkesir, Bartın, Burdur, Çankırı, Çorum, Edirne, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Iğdır, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Kilis, Kütahya, Muğla, Nevşehir, Osmaniye, Rize, Şanlıurfa, Yalova, Yozgat ve Burkina Faso’da yaşandı…

***

2017 / Ağustos ayında yaşamını yitiren Osman Yılmaz, Ahmet Kocatürk, Ayşe Yalçın, Fatma Keleş, Halil Aygün, Ayşe İbrik, Şehmuz Akboğa, Mustafa Özkan, Şahin Çiftçioğlu, Mehmet Tatar, Bayram Altıntaş, Bezmi Durkut, Abdulseddar Abdulkayyum Hudayberdi, Eray Sevim, Tolga Köse, Naime Ulusoy, Murat Temiz, Şengül Akman, Nildanur Akman, Çiçeği Çapat, Gülistan Boz, Bahar Çağatay, Faruk Boz, Bedirhan Çağatay, Mustafa Aycı, Ramazan Köksal, Hüseyin Sağlam, Özkan Tunalı, Mustafa Su, Esma Polat, Hüsnü Koymalı, Piroz Yaşar, Elif Kaya, Asiye Serin, Zeynep Talay, Halil Ersoy, Bayram Alpaslan, Akın Yumrutaş, Murat Beyrek, Hamdo Mugis, Baran Yıldan, Ramazan İşkol, Mehmet Kenar, Muzaffer Çakır, Sabri Canpolat, Osman Demirtaş, Halil Eğerci, Teyfik Bodur, Şerife Aksu, Süleyman Aydın, Mehmet Bakkal, Mehmet Kaydı, Yılmaz Orhan, Emine Demirci, Hüseyin Türker, Emre Özel, Ümit Aydın, Hüseyin Yoldaş, Nihat Ersöz, Kaan Urfan, Reşat Doğantürk, Veysel Giray, Ahmet Elşeyhelsana, Emre Karadut, Şükriye Şen, Faruk Yıldız, Seyfettin Özelmas, Murat Kapar, Mustafa İşeri, Savaş Güzelgün, Mehmet Patan, Şahin Budan, A.T., Abdullah Şayık, İsa Erdoğan, İsmail Turan, Cengiz Tükenmez, Muhammed Hanifi Ural, Ahmet Varol, Enis Aktaş, Mehmet Karakoç, Döndü Açıkgöz, Müslüm Karataş, Hakkı Kurucu, Mehmet Gürses, Mustafa Yılmaz, Muhammet Reşit Yıldırım, İlhan Candemir, Eren Gül, Salim Yeşilova, Nadir Kandemir, Gökhan Ataoğlu, Metin Şahin, Ömer Polat, Kadir Oslu, Ramazan Yakut, Cangir Yılmaz, Şaban Kemik, Mustafa Kaymak, Mahmut Göl, Gökhan Kesgin, Murat Aksoy, Caner Ege, Muharrem Çil, Mehmet Aslanhan, Abdulkadir Yaşar, İsmet Akgül, Mehmet Akcan, Murat Bozoğlu, Aladdin Halit, İsmail Kayar, İbrahim Deniz, Mehmet Ali İlhan, Hasan Şimşek, Hasan Ünlü, Adem Çoban, Selahattin Baz, Hacı Mustafa Hannep, Dursun Ülger, Ömer Üzümcü, Haydar Bozarslan, Suat İz, Selçuk Fırtına, Güner İlhan, Sinan Kaya, Furkan Duman, Mustafa Turan, Samet Çelebi, Yavuz Kahrıman, Muhammet Nur El Ahmet, Ahmet Yıldırım, Cumali Barut, Eyüp Aksoy, Turan Güneri, Hüseyin Asan, Murat Dayanmaz, Hulusi Erkaya, İhsan Göçeri, Hasan Durna, Sait Özdemir, Hasan Ali Gürlemiş, İdris Güneş, Samet Barış Aydın, Murat Şahin, Yasin Adsız, Emre Karatürk, Ramazan Demiroğlu, Ali Rıza Esen, Murat Altun, Mehmet C., Umut Özyurt, Ercan Canlı, Şenol Murat, Halit Rençber, Cumali Şahin, Desi Sosa, Menderes Gezer, Murat Orhan, Mustafa Dertli, Cengiz Kunt, Vedat Kamerli, Davoud Habibi, Hüseyin Yıldırım, Salim Karapınar, Abdullah Çanak, Yaşar Beşmumlu, Nizamettin Sarıgül, Hakkı Şermet, Uğur Durmaz, Erdem Karakoç, Vural Hazım Öncel, Selahattin Karaaslan, Şahin Korkmaz, Hüseyin Y., Necati Özkan, Hüsnü Gürel, Salih Oygar, İlyas Eser, Fatih Akdin, Hilmi Dilatmaz, Arif Dede, Hüseyin Semiz, Mehmet Kırıcı, Murat Koluncu, Murat Kürşat Devecioğlu, İhsan Güleryüz, Mehmet Kirkin, Sergen Ayverdi, Zeynel Erkan, Serkan Saz, Ferhat Özçelik, Önder Ekiz, Özkan Dağdevir, Samarat Deshmukh Vınayakrao, Abuzer Taş, Fazlı Çam, Mehmet Fatih Okur, Ramazan Karakuş, Hüseyin Sarı, Muhammed Osman, Ali Doğan Çayırlıoğlu, Ahmet Koçak, Gürbüz Mustafa Çiftçi, Niyazi Öğmen, Oktay Boz, Halil Duman, Burhan Dönmez, Serhat Kılınç, Mustafa Çat, Şükrü Kadiroğlu ve ismini öğrenemediğimiz yedi işçiyi saygıyla anıyoruz!

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*