Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Öğretmen mektubu: Örgütlü ve kararlı geleceğe yürüyeceğiz!..

Öğretmen mektubu: Örgütlü ve kararlı geleceğe yürüyeceğiz!..

Yasa tasarısı meclise geldiğinde toplumun gündemine girerek önemli tartışmaların yaşanmasına neden oldu. 27-28 Mart tarihlerinde devletin tüm engellemelerine rağmen Eğitim sen tarafından 2 günlük grev örgütlendi. Hükümet yasayı meclisten geçirirken bizleri de gaz ve joplarından eksik bırakmadı.

Tüm tepkilere rağmen yasa meclisten geçti ve Eylül ayı ile birlikte kademeli bir şekilde uygulanmaya başlandı. Sistemin ilk kurbanları okulları imam hatip liselerine-ortaokullarına dönüştürülen veliler ve öğrenciler oldu.Ardından sınıf öğretmenleri norm fazlası oldukları için okullarından başka okullara gönderildiler. Bir nevi dolaylı sürgünü yaşadılar. Sürgünü yaşayan öğretmenlerden biri de benim. Çalıştığım okul ortaokula dönüştürüldüğü için norm fazlası durumuna düştüm ve evimden uzak bir okula il içi tayin istemek durumunda kaldım. İl içi tayin istemeseydim okulumda sınıf olmadığı için boşta kalacak, yada milli eğitim müdürlüğünün belirlediği bir okula gönderilecektim. Norm fazlası bir çok arkadaşımız şu an bu durumda ve ne yapacaklarını bilememektedirler.

Her yeni okula gidene birinci sınıf verirler kuralı uygulandı ve okul idaresi tarafından 1. sınıfları okutmak üzere görevlendirildim. Öğretmenlikte 9. yılımı çalışmama rağmen 60 aylıkların okula gelecek olması, 60 aylıklar ile 80 aylık öğrencilerin bir arada olacak olması, sınıf mevcutlarının kalabalık olması, müfredat proğramının belli olmaması nedeniyle daha okula başlamadan kaygılanmaya başladım.

Hafta başında pazartesi günü öğrenciler okula gelmeye başladı ve bakanın tabiri ile kervan yolda …… diyerek yeni siteme dair hiç bir şey bilmeden ne yapacağımızı anlamadan derslere başladık.

Sınıfımda 60-66 aylık öğrenciler var. Velileri zorunlu olmadığı halde daha anaokuluna gitmesi gereken öğrencileri 1. sınıfa kaydettirmişler. Veliler istediği taktirde 60-66 aylık çocukları da okula kaydettirebiliyor. Bunun yanında sınıfımda 66-72 aylık öğrencilerde mevcut. 72 aydan büyük öğrenciler de bulunmakta. Ben bu aradaki yaş farkına rağmen aynı proğramı tüm çocuklara uygulayacağım,uygulamaya çalışacağım. Bunun işinden nasıl çıkacağımı Bakan da dahil olmak üzere anlayan biri varsa bana anlatsın.

Sınıfımdaki bazı öğrenciler tuvalete bile gidemez ( ki tuvalate gitse fiziki şartlar bu yaş çocuklarına uygun olmadığı için zaten ihtiyacını gideremeyecek) durumdalar. Bahçeye çıktığında yada sınıftan ayrıldığında sınıfı bulamayacak kadar küçükler.

Oryantasyon eğitimi kapsamında ilk üç ay oyun oynanacak ses eğitimine başlanmayacaktır. Geçen yıl anaokula giden bazı öğrencilerim yaptığımız ilk etkinliklerde biz bunları geçen yıl yaptık öğretmenim serzenişinde bulunmaktadırlar. Öğrencilerin gelişimleri arasında uçurum vardır.

Bakanlık 1. ve 5. sınıflarda yeni eğitim sistemine bu yıl geçileceğini ve müfredatında değişeceğini açıklamasına rağmen okullar açılmasına rağmen hiç bir hazırlık yapmamıştır. Oryantasyon ve uyum dönemine ait kitaplar elimize ancak ilk hafta bittikten sonra ulaşmıştır. Bu arada bazı yayınevleri Bakanlıktan önce davranarak oryantasyon dönemine ait kaynak kitapları okullara Pazartesi günü satmak üzere getirmişlerdir.

Okullara tüm öğrencilere yetecek kadar kitap gönderilmemiştir. Bunun için gönderilen kitapları öğrencilere dağıtamadık. Bazı okullara hiç kitap gönderilmediğini biliyorum.Oryantasyon dönemi Kasım ayı sonunda bitecektir. Oryantasyon döneminden itibaren nasıl bir yol izleyeceğiz hala belli değildir.

Yine ilk hafta yaşanan sıkıntılardan bir tanesi sınıfların çok kalabalık olmasıdır. Yeni çalışmaya başladığım okul fiziken büyük olduğu için alfabenin yarı harfi kadar sınıf açılmış sınıf mevcutları 30 kişi olmuştur. Bu sayı yeni kayıtlar ve nakillerle beraber pazartesinden itibaren artacaktır. Her okul çalıştığım okul kadar fiziki olarak müsait olmadığından 40′lı, 50′li, 60′lı ve daha yüksek sayılarla ifade edilen sınıf mevcutları bulunmaktadır. Çocuklarını okula göndermeyen velileri Başbakan ihanetle suçlamıştır. Çocuklarını bu şartlarda okula göndermeyen veliler mi minicik bedenlere ihanet etmektedir, yoksa bu sistemi dayatan Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı mı çocuklara ihanet etmektedir? Kararını siz verin.

Okulun ilk haftası yaşadıklarımı kısaca bu şekilde özetleyebilirim. Bu ve benzeri sorunları daha da ağırlaştırılmış biçimde önümüzdeki dönemde yaşayabileceğimizi biliyorum.

Biz eğitim işçileri, veliler ve öğrenciler bu çarkı tersine döndürmedikçe bu cendereden çıkışımızın olmadığı biliyorum. Bunun için örgütlü, kararlı ve inanarak geleceğe doğru ilerlemeliyiz. Bunun ilk adımını yarın Ankara’da atacağız.

1. Sınıf öğretmeni

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*