Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » ÖDP’nin TÜSİAD ve devlet ağzı

ÖDP’nin TÜSİAD ve devlet ağzı

2017-ye-girerken-ekmek-yasam-ve-ozgurluk-icin-bir-yol-var-226637-5-1ÖDP başkanlar kurulunun “2017’ye girerken Ekmek, Yaşam ve Özgürlük için Bir Yol Var!” başlığıyla yayınladığı bildirge, ÖDP’nin liberal skandallar zincirine bir yenisini ekliyor.

Bildirge, baştan aşağıya burjuvaziye akıl verme ve devlet ağzıyla konuşmadan ibaret.

Devlet ağzı: “Kürt sorununu emperyalist merkezlerin inisiyatif alanından çıkarmak için iç barışı tesis edecek adımlar hızla atılmalıdır.
-TAK insanlık dışı saldırılarına son vermelidir. TAK’ın eylemlerinin siyasi sorumlusu PKK’dir. PKK ilk adım olarak iç savaşı derinleştiren silahlı eylemlere, bombalı saldırılara koşulsuz son vermeli, silahlı güçlerini sınır dışına çekmelidir. Demokratik Özerklik gibi talepler için kimsenin kimseyi öldürmesine ve kimsenin de ölmesine gerek yoktur.”

Burjuvaziye akıl verme: “Demokrasi iklimine geçmeden ekonomik toparlanma gerçekleşemez… Turizm  önemli ölçüde  döviz ve istihdam sağlayan bir sektör olmak yanında, kültürel alışveriş ve dostluk kapısıdır da. Turizm gelirlerinin % 35-40 gerilemesi ve sektörün çöküntüye sürüklenmesi süreci ancak huzur ortamının  sağlanması, ülkenin cihatçı çetelerin ve şiddet örgütlerinin savaş alanı olmaktan çıkarılmasıyla mümkündür.”

Demokrasiden ne anladığı:Bugün, Başkanlık rejimine değil yüzde 10 seçim barajının kaldırıldığı, anti-demokratik seçim ve siyasi Partiler yasasının değiştirildiği, demokratikleştirilmiş bir Parlamenter sisteme ihtiyaç vardır.”

Bu bildirge, liberal-halkçı demokratik bile değil, düpedüz neoliberal-şovenisttir.

Kürt ulusunun demokratik özerklik istemini bile devlet ağzına sarılarak inkar etmekte, lütfettiği tek hak seçim barajının kaldırılması ve seçim ve siyasi partiler yasasının değiştirilmesi olmaktadır.

“...reel sektör şirketlerinin döviz borçları 310 milyar dolara” yükselmiş olmasını sorun edinip, “Bu yüklerin zaman içerisinde bir plan dâhilinde yeniden yapılandırılması” gereğinden bahsetmekte, ancak işçi sınıfı ve emekçilerin tek bir ekonomik, siyasal mücadele istemine yer vermemektedir.

Ekonomiye ayırdığı 3-5 paragrafta, işçi katliamlarının rekor kıldığı bir yılda, bir tek turizm sektörüne, o da “döviz, istihdam, kültürel alışveriş ve dostluk” kapitalizmi diye güzellemeler düzmesi, steril burjuva jargonunu göstermesinin yanısıra, ÖDP’de bataklaşmış epey turizm patronu var herhalde, düşüncesini ister istemez doğurmaktadır.

Kitlelerin siyasal-toplumsal özgürlük mücadelesi istemlerinden tek bir kelimeyle bahsedilmemekte, özgürlük ve demokrasi için neoliberal burjuva demokrasisi adres gösterilmektedir.

Bu bildirgenin altına TÜSİAD da imza atabilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*