Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Numune Hastanesi Önünde Nuriye ve Semih İçin Dayanışma’ya Saldırı

Numune Hastanesi Önünde Nuriye ve Semih İçin Dayanışma’ya Saldırı

26 Eylül tarihinde sabah erken saatlerde kaldığı Sincan Hapishanesi Hastanesi’nden , açlık grevinin 201. gününe gelen Nuriye Gülmen kendi iradesi dışında zorla Numune Hastanesi yoğun bakım servisine getirilmişti.

Semih Özakça ve Acun Karadağ ile birlikte yargılandıkları davanın 28 Eylül günü görülecek olan ikinci duruşmasının hemen öncesinde gerçekleşen zorla hastaneye getirme, Nuriye Gülmen’in duruşmadan kaçırılması ve aynı zamanda savunma hakkına yapılan bir saldırı niteliğindedir.
14 Eylül’de gerçekleşen ilk duruşmada da, güvenlik gerekçe gösterilerek Gülmen ve Özakça Ankara Adliyesi’ndeki duruşma salonuna getirilmemiş ve savunma hakları gasp edilmişti.
Zira Gülmen ve Özakça’nın savunmasını yapacak olan 14 avukat da tutuklanarak farklı illerde bulunan hapishanelere gönderilmişti.

Nuriye Gülmen’in yoğun bakımda zorla tutulduğu Numune Hastanesi önünde ailesi ve direniş dostları, zorla tıbbi müdahale tehdidine karşılık dayanışma amacıyla gece gündüz nöbete devam ediyor. Refakatçisi olan kızkardeşi Beyza Gülmen ve avukatları yanına alınmazken, dün haftada 3 gün birer saat olmak üzere görüş yapılabileceği belirtilmişti. Ancak bugün Beyza Gülmen, ablasının yanına alınmayarak sadece 5 dakikalığına bir avukatın görüş yapmasına izin verildi.

Bugün aynı zamanda Nuriye ve Semih İçin Dayanışma bileşenleri Numune Hastanesi önüne nöbet çağrısı yaptı. Saat 13:00 itibarı ile hastane önünde Nuriye Gülmen için bir araya gelen bileşen bekleyişini bir süre devam ettirdi. Ardından Gülmen ile bir süre görüşme yapabilen avukat Duygu Demirel çıkarak basına ve bileşene Nuriye Gülmen’in durumu hakkında bilgilendirme yaparken kısa bir süre sonra sivil ve çevik kuvvet polisleri ani bir şekilde bileşenin toplandığı hastane kantinine saldırdı. Kalkanlar ve zor yoluyla kantinde bekleyen herkes darp edilip, hastane sınırlarından dışarı çıkartıldı. Bununla yetinmeyen polis, kitleyi yol boyu takip ve tacizi sürdürdü. Polis darpından kaynaklı rahatsızlanan yurttaşlar olurken, bu kişilere yardım edilmesi de polis tarafından engellendi.

Tüm bu saldırılar gösteriyor ki, bitmek bilmeyen bu faşist OHAL süreci kamusal alanlar da dahil olmak üzere mekan yasaklarıyla ve artan polis terörüyle devam edecek. Abluka altına alınan hastaneler, adliye binaları özellikle emek mücadelesi veren, bu mücadeleyi destekleyen işçi sınıfına yasaklanmış durumda. Herhangi bir kamusal alanda hak arama mücadelesine dönük basın açıklaması dahil her türden eylem ve etkinlik yasaklanırken, bir yerde toplu olarak beklemenin bile yasak olduğu günlerdeyiz. OHAL rejimi, sadece ihraç listeleriyle kamu emekçilerini tasviye etmekle kalmayıp aynı zamanda işçi sınıfının dişi ve tırnağı ile kazıya kazıya elde ettiği kazanılmış haklarının da teker teker gasp edildiği karanlık bir süreçtir. Dayatılan bu karanlık tabloyu kıracak olan işçi sınıfının bulunduğu her alanda yükselteceği örgütlü mücadeledir. Tarihsel kazanımları gasp edilmeye çalışılan tüm işçi ve emekçiler olarak bir araya gelip mücadeleyi bulunduğumuz her alanda olmak üzere keyfi dayatmalara karşı her yerde topyekün direniş alanlarını çoğaltıp, yükseltmeliyiz. Ancak bu şekilde OHAL karanlığını parçalayabiliriz.

Tüm bu engelleme ve saldırılara karşılık Nuriye Semih İçin Dayanışma Ankara’nın bir bileşeni olarak yarın sabah saat 09:30’da Sincan Hapishanesi Adliyesi’nde olacağız, ve tüm işçi ve emekçileri Mahkemeye davet ediyoruz.

Devrimci Proletarya/Ankara

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*