Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Nazım’ı size bırakmayacağız!

Nazım’ı size bırakmayacağız!

3 Haziran Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümüydü. Neoliberal siyasal-kültürel açılımların hız kazandığı bu yıl, Nazım’ın da sermayeleştirilmesi, neoliberal burjuva demokrasisi tarafından asimile edilerek bir parçası kılınma operasyonu ayyuka çıktı.

Rus-Türk İşadamları Birliği, Moskova’da Nazım’ın mezarı başında, Türkiye’nin Rusya büyükelçisinin de katıldığı resmi bir tören düzenledi. Törene Türkiye’den ve Rusya’dan çok sayıda yüksek bürokrat ve burjuvanın yanısıra, Edip Akbayram da katıldı. Tören de Nazım’ın Rusya ile Türkiye arasında ticari ilişkilerin hızlı gelişimi vurgulanarak, Nazım’ın da bunu kolaylaştıracak bir “kültür köprüsü” olduğu (aynen böyle!) pervasızca ifade edildi. Törende Türkiye burjuvazisinin sözcüleri Nazım’ın haksız zulüme uğradığı vatan hasretinden, Rusya burjuvazisinin sözcüleri ise Nazım’ın Stalin’i eleştiren bir şiirden dem vurdular. Böylece neoliberal ideolojinin en beylik demogojilerinden olan, faşizm ile Stalin önderliğindeki sosyalizm deneyimini pervasızca birbirine eşitleme demogojisi de, bu kez gemi azıya alan Nazım’ı liberalleştirme operasyonu çerçevesinde sahneye kondu. Eh, faşizme ve sosyalizme muhalif bir Nazım’dan geriye ne kalır: Tabii ki, liberal demokratik asilimilasyona uğramış bir garip Nazım!

Dün iki yüzlü neoliberal burjuva demokrasisinin Nazım’ı asimile etme ve bir liberal Nazım endüstrisi yaratma kampanyasının pek çok başka girişimine de tanık olduk. Emperyalist kapitalist Avrupa Birliği yörüngesindeki İstanbul2010 (İstanbul Avrupa Kültür Başkenti) programı çerçevesinde Haydarpaşa Garı’nda 3 günlük Nazım etkinlikleri başlatıldı. CHP milletvekilleri Nazım’ı selamlama mesajları yayınladı. Cumhuriyet’ten Hürriyet’e tüm burjuva internet siteleri Nazım galerileri ve şiirleri yayınladı, vb.

Neoliberal burjuva demokrasisinin en temel mekanizmalarından biri, “öteki”ni evcilleştirerek özümsemeye çalışmak, kapitalist sistemi yeniden üretmenin bir dinamiği haline getirmektir. Türkiye burjuvazisinin neoliberal Kürt açılımı, neoliberal kadın açılımı, neoliberal çocuk açılımı vd neyse neoliberal Nazım açılımı da odur! Faşist rejim altında imha ve inkar edilen, salt zorbalık ve yasakla bastırılmaya çalışılan, yok sayılan Nazım’ı, bugün burjuvazi “şefkatle bağrına basarak” sermayeleştirmeye, uluslar arası bir ticari kültür markası haline getirmeye, ticaret ve kentsel dönüşüm malzemesi yapmaya çalışmaktadır.

Hayır efendiler! Nazım komünisttir, işçi sınıfının şairidir. Nazım’ı size bırakmayacağız!

Fakat neoliberal burjuva demokrasisinin kültür-sanat planında da genişleyen liberalizasyon harekatı karşısında, Nazım’ı yalnızca geçmişe dönük olarak sahiplenerek savunmanın yeterli olmayacağını da biliyoruz. Burjuva sınıf egemenliğinin en etkin, en kapsayıcı, en içerden nüfuz edici alanlarından olan kültür-sanat planındaki sınıf mücadelesinde de, karşınıza “sermaye için değil işçiler için demokrasi, sosyalist işçi demokrasisi” şiarıyla çıkacağız. Sermaye için değil işçiler için Nazım, komünist Nazımla çıkacağız. Ve yalnızca geçmişe dönük olarak değil, kültür-sanat alanında da kapitalizmin geçirdiği içsel dönüşümü, kültür-sanat üretiminin de sermayeleşmesine karşılık ileri toplumsallaşması temelinde, çıkışını komünizmden alan, daha çok yönlü, daha kolektif bir kültür-sanat savaşımı cephesini, siyasal, ekonomik, toplumsal sınıf savaşımlarıyla iç içe geliştireceğiz. Nazım’ı savunmanın yolu da buradan geçiyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*