Anasayfa » DÜNYA » Musul harekatı üzerine

Musul harekatı üzerine

161017033538-19-mosul-1017-super-169Musul harekatı başladı. Harekat, ABD’nin koordinasyonunda, ABD, Fransa, İngiltere hava bombardıman uçakları desteğindeki, Irak Ordusu, Irak Halk Seferberlik Güçleri ve Kürt Peşmergeleri tarafından yürütülüyor.

Suriye ve Irak’taki cihatçı çetelere karşı silik bir profil izleyen ABD, bu kez Musul harekatını başta CNN olmak üzere dünya çapında canlı yayınlanan bir “reality” savaş şovuna çevirmeye çalışıyor. Rakamlar abartılıyor. Musul’da en az 5 bin IŞİD’çinin olduğu, şehrin 30 bin kişilik güçle kuşatıldığı söyleniyor. Oysa IŞİD’çilerin sayısı en fazla bin-2 bin civarında, Irak ve Peşmerge güçlerinin toplam sayısı ise 20 bin kişi civarında.

ABD’nin yapmaya çalıştığı, söylendiği gibi başkanlık seçimleri öncesi IŞİD’e karşı bir zafer kazanmaktan çok, Rusya-İran-Suriye ekseninin Halep’te kazandığı üstünlük ve bölge çapında belirgin olarak güç ve inisiyatife karşılık, Musul üzerinden bir hegemonik güç gösterisi çabası.

Zaten Musul’da mesele IŞİD’den geri alınmasından çok, sonrasında küresel, bölgesel, yerel kapitalist güçlerden hangilerinin denetiminde olacağı veya yeniden nasıl paylaşılacağıdır. IŞİD Musul gibi bir şehri bin civarında kişiyle alıp elinde tutabildiyse, Irak ordusunun başıbozukluğu kadar küresel, bölgesel, yerel kapitalist güçler arasında mezhepçi fay hatları üzerinden çürümüş güç ve rant dalaşmaları arasında zemin bulmasındandır. Suud ve Türkiye’nin IŞİD’i İran’a karşı bir koz olarak kullanmasından, Musul’daki sunni aşiret şeflerinin en azından bir kısmının Musul’a şiilerin girmemesi için IŞİD’i desteklemesine varana kadar.

Türkiye ve İran’ın her ikisi de Musul harekatına katılmaya can atmakla birlikte, İran’ın Devrim Muhafızları ve general Kasım komutasındaki Şii Milislerinin de, Türkiye’nin (asıl PKK ve PYD’nin Musul ve Kerkük hatlarını kesmek için fiilen bulunduğu) Başika üssünden Musul harekatına katılma iştahı da, ABD-İbadi anlaşması tarafından bloke edilmiş durumda.

ABD, Şiilerin ağırlıkta olduğu Irak Halk Seferberlik Güçleri ve Kürt Peşmergelerin şehre girmeyeceğini, Musul alındıktan sonra yalnızca 15 bin kişilik bir Irak Sunni gücünün şehri koruyacağını açıkladı. Tabii taşlar bir kez daha yerinden oynadıktan sonra, değişen güç dengeleri çerçevesinde, daha pek çok hamle ve yapboz göreceğiz.

IŞİD’i zayıflatan bir etken de, Suud’un ağır bir ekonomik kriz, Yemen savaşında yaşadığı belirgin irtifa kaybı ve en sonu BMGK’da Rusya’yı destekleyen Mısır’la da arasının açılmasıyla, yaşadığı gerilemedir. Türkiye tekelci oligarşik burjuva devleti de bu boşluğu dolduracak güce sahip değil, ama ABD-Rusya arasındaki çatlaklardan buna oynamaya çalışıyor. Irak ve Suriye’de IŞİD vb çetelerin gerilemesiyle yeniden dizayn ve paylaşımında, İran, Şii güçler ve YPG’nin daha fazla alan kazanmasını engellemek için, “operasyonlara katılmazsak B, C planımız devreye girer” lafları elbette blöfün ötesine geçmiyor. Ama gerçekte Sunnilerin hamiliğine oynayarak, Irak’ın bölünmesi yönünde bir basınç yaratarak, Güney Kürdistan’ı yutmaya ve Irak’ın Sunni bölgeleri üzerinde bir nüfuz kazanmaya çalışıyor.

Bununla birlikte Musul IŞİD’den geri alındığı durumda Sunnilere bırakılmış görünse bile, bundan hem Irak’ın bütünlüğünün bir süre daha devam etmesi hem de İbadi yönetimi üzerindeki etkisi ve Barzani’yi de dengelemesi yönleriyle İran daha avantajlı çıkacak gibi görünüyor. Putin ise Suud’a karşı Mısır’ın desteğini almış, Suriye üzerine içi boş Lozan Konferansında ise Türkiye’ye bile Nusra karşıtı açıklamalar yaptırmış olarak pozisyonundan oldukça emin. Bu yüzden Musul harekatından hiç endişeli değil, ABD kendisine Halep’in tam alınmasını geciktirerek ne yaptıysa, o da şimdi ABD’ye karşı Türkiye’yi cıyaklatarak, aralarını açmaya çalışarak aynısını ABD’ye yapıyor.

Savaş, ihtiyar gergadanlar ve çakalların, koyun yerine konan kitlelere bir reality şovu olarak televizyonlardan naklen yayınlanıyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*