Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Moabit Hapishanesi Önünde Bekleyiş

Moabit Hapishanesi Önünde Bekleyiş

Dün gece saat 2 civarında Brandenburg Tor’da sokakta oturarak açlık grevi yapan arkadaşların etrafını polis çevirdi.

Arkadaşlardan bir kaçını arabanan içine alarak öteki sokağa götürdüler. Arkadaşların üzerinde yatmakta oldukları izomatları ve tulumları aldılar. Bu şekilde oturma eylemi devam etti. Ancak sabah saat 7 sularında tekrar polisler geldi. Bu sefer zorla ve vurarak dört kişiyi göz altına aldılar.

Polis saldırısının duyurulması üzerine Moabit hapishanesinin önüne doğru yürüyüşe geçtik. Hava çok soğuktu, çağrıya uyarak gelen insanların sayısı fazla değildi. Yol üzerinde de bir kaç arkadaşı polis göz altına aldı.

Mobit hapishanesinin önünde saatlerce bekledik. Uzun sloganlar ve beklemelerir ardından arkadaşları tek tek bırakmaya başladılar. Her çıkan arkadaşı gene sloganlarla karşıladık. Tabii ki gene megafondan Çav Bella marşını söyledik.
Direnişimizin temel marşı haline gelen bu marşı artık diğer arkadaşlar da ezberlemiş oldular ve söylemeye başladığımız zaman onlar da eşlik ediyorlar. Nijerya konsolosluğu işgalinde de göz altına alınan ve darp ediler arkadaş gene gözaltındaydı ve gene darp edilmişti. Bu arkadaşı bırakmaları biraz uzun sürdü. Devreye giren bir avukat yarım saat içinde bırakmazlarsa kendisine haber vermemizi istedi.

Gözaltına alınanların hepsini serbest bıraktıktan sonra geri döndük. Açlık grevinde olan arkadaşlar tekrar Brandenburg Tor’daki caddede oturmaya devam ediyorlar. Biz de Oranien Platz’daki direniş çadırlarımıza geri döndük.

Bir günümüzü daha polis ve gözaltına alınan arkadaşlarımızın serbest bırakılması için uğraşarak geçiridik. Bu nedenle bu akşam gerçekleştirmeyi düşündüğümüz toplantıyı yapamadık. Hepimiz çok üşümüştük. Yarın ki eylemimizle ilgili duyuruları yazıp info çadırına astıktan sonra işlerimize devam ettik.
Akşam saatlerinde Reboot. Fm adlı radyoda bir canlı röportaj yayını yapmak için davet edilmiştik. Vupertal’dan gelen arkadaşla birlikte bu radyo istasyonuna gittik. Radyo büyük bir binanın içindeydi. Bugün o binanın içinde burjuvaların yemekli toplantıları vardı. Bu nedenle bina biraz sıkıydı.

Bu radyo genelde kültür sanat yayını yapıyor ve belli aralıklarla Karawane, The Voise program yapması için kontenjan tanıyor. Bizimle de özgürlük yürüyüşü ve genel olarak mülteci sorunlarıyla ilgili sorular yönelttiler. Direnişimizin genel amacı ve gidişatı üzerine sorulan soruları yatınladık. Bu gün göz altına alınıp bırakılan arkadaşımız da telefonla canlı bağlantı yaparak Nijerya konsolosluğu işgaliyle ilgili bilgiler verdi ve soruları yanıtladı. Gelecekte neler yapacağımızla ilgili olarak ta genel bir bilgilendirme yaptık. Arada Grup Yorum’dan Çav Bella marşını çaldılar. Güzel bir canlı yayın oldu. Yayına katıldığımız arkadaşla daha önce de bir film yapmıştık. “Biz de artık meşhur olduk” diyerek arkadaşla espri yapıp güldük biraz.

Çadırlarımıza geri döndüğümüzde küçük bir ateş yakmıştı arkadaşlar. Hava çok soğuk ve bu havada ateş insanın kemiklerini ısıtıyor doğrusu. Genel durum üzerine arkadaşla biraz sohbet edip kahve içtik. Yarın buluşmak üzere vedalaştık.
Moabit hapishanesinin önünde beklerken açlık grevi eyleminin nasıl devam edeceği üzerine genel sohbetler yaptık. Havalar çok soğudu, polis çadır açmaya izin vermiyor. Bu durumda sokakta oturarak açlık grevinin nasıl devam edeceği üzerine görüş alışverişinde bulunduk. Başka türlü bir çözümü nası hayata geçirebilheceğimiz üzerine sohbet ettik. Şimdilik bu şekilde devam ediyor.

Bu arada biz geçen haftadan beri toplantılarda almış olduğumuz eylem biçimlerini hayata geçirmeye devam ediyoruz. Yarın bir mülteci kampını ziyarete gideceğiz ve kampın önünde eylem yapacağız Bu mülteci kampına ırkçılar tarafından saldırı gerçekleştirilmişti. Daha önce de bu mülteci kampına gitmişti.
Direniş çadırlarımızın bulunduğu yerde bir çok evsiz ve işsiz insanlar da kalıyorlar. Bu insanlar hem kampın genel temizliğine katılıyorlar ve hem de düzenlediğimiz eylemlere katılıyorlar. Toplantılarımıza da artık katılıyorlar. Uzun sakallı ve hep aynı elbiseleri giyen bir adam var. Sürekli yemekhane çadırında yatıyor. Sabah olduğunda kalkıp genel temizlik işlerine yardımcı oluyor ve eyelemlerde yerini alıyor.

Polis saldırılarını protesto etmek için ve bizimle genel olarak dayanışmak için Almanya’nın bir çok şehrinde eylemler gerçekleştiriliyor. Eylemimizin siyasal etkisi devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de çeşitli kampanyalar, mahkemeler ve diğer sokak eylemlerini devam ettireceğiz.

Önümüzdeki günlerde çok sayıda eylem var. Bu eylemlere katılmak için zamanımızı ayarlamaya çalışıyoruz.

Berlin’e ilk geldiğimizde ağaçların yaprakları yemyeşildi. Daha sonra yavaş yavaş bu ağaçların yaprakları sararmaya başladı. Rüzgar her vurdukça sarı sonbahar yaprakları yerlere saçılıyordu. Bu güler de ise artık ağaçlar çıplaklaşmaya başladı. Yapraklar artık tamamen dökülüyor. Hava iyice sertleşti, belki de kar yağacak. Almanya’da zaten pek yaz mevsimi yaşanmıyor. Kışları da kesici bir soğuk oluyor. Şimdi biz, kapitalist izolasyon sisteminin yanında bir de soğuklarla savaşmak zorundayız. Çadırlarımızı ısıtmak için biraz odun aldık. Alt yapıyı kış mevsimine göre ayarlamaya çalışıyoruz. Bizi arabasıyla taşıyan bir arkadaş ormanlık bir alanda yaşıyormuş. Burada bir grip insan olarak, doğal bir hayat sürdürüyorlarmış. Elektiriklerini kendileri üretiyorlar. Bizim odunları da onlar verdi. Arkadaş ortakçık toplum sisteminin bu günden kendi aramızda kurulması gerektiğini savunuyor. Bu düşünceyle bir grup arkadaş bir araya gelmiş ve böyle bir doğal hayat kurmuşlar.

26.10.2012
Turgay Ulu/Berlin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*