Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Mısır burjuvazisi yeni taktik hamleler yapıyor!

Mısır burjuvazisi yeni taktik hamleler yapıyor!

Eskisi gibi kalabalık değiller ama ısrarla Tahrir meydanına geliyorlar ve daha fazla özgürlük talep ediyorlar. Sadece Mübarek’in ve birkaç bakanın göstermelik bir biçimde tasfiye edilmesini yeterli bulmuyorlar. Yönetimi üstlenen Askeri Konsey başkanının istifasını talep ediyorlar. Sokak röportajlarında gazetecilere “Halkı gerçekten temsil eden bir Anayasaya kavuşana kadar Tahrir meydanına gelmeyi sürdüreceğiz” diyorlar. Gerçekleştirdikleri gösterilerde giderek sınıfsal talepler ön plana çıkmaya başlıyor. Mısır burjuvazisi emekçi kitle hareketinin diğer Arap ülkelerine göre daha fazla devrimci sınıf talepleri etrafında kümelenip daha güçlü bir tehdit oluşturma olasılığına karşı daha ustaca oynuyor.

Mısır burjuvazisi kitlesel eylemlerle emekçilerin bilincinde yerle bir olmuş bir egemen sınıf olarak hakimiyet konumlanışını yeniden tahkim etmeye çalışıyor. Bu konumlanış iki bilindik yönde ilerliyor.

Bir yandan reform projeleriyle yakın gelecekte nasıl bir demokratik ülke olacaklarına dair vaadler sıralanıp işçilerin emekçilerin beklenti içerisine girmesi hedefleniyor. Böylece sokaklara, meydanlara çıkarak aslında sadece meydanlarda değil bilinçlerde kazanılmış mevzilerin bu yönlendirmeyle geriye dönük işlemeye başlaması amaç haline geliyor. Mısır’ı kasıp kavuran, bir daha geri dönülemez biçimde emekçilerin bilincinde yer etmiş olan direnci başlangıçta kırabilmek değil yakın gelecekte gerçekleştirecekleri yeni düzenin reform politikaları ile uyumlu bir doğrultuya hapsederek kontrol altına almak isteniyor.

Diğer yandan devlet aygıtını ve baskı araçlarını, orduyu, polisi hızla işçiler ve emekçiler açısından tekrar kabul edilir kurumlar olarak düzenliyorlar.Mısır emekçilerinin kitlesel gösteriler sırasında polis karakollarını toplu biçimde basıp polisleri cezalandırdıkları biliniyor. Buna karşlık olarak burjuva devlet polise karakollardan kitleye yönelik ateş açma yetkisini veriyor. Dikkat çekici bir süredir de polisi neredeyse toplumsal yaşamda çekiyorlar. Hemen sonrasında Batılı ajanslarda “Mısır’da kaos büyüyor” yorumları çıkmaya başlıyor. Ayaklananların sokak sokak mahallelerini korudukları, büyük bir ciddiyet ve disiplinle toplumsal yaşamı denetlemeye ve nüveler halinde yönetmeye başladıkları bir eşikte çeteler sokaklara salınıyor. Hırsızlık, gasp, yağmalama olayları basında abartılı tarzda yer almaya başlıyor. Yeniden düzenlenmiş, insan haklarına saygılı bir polis kurumuna olan ihtiyaç basın tarafından telkin ediliyor.

Basından başlıklar:

Kiliseyi korumak isteyen Hıristiyanlara palalar ile saldıran aşırı dinciler, tarihi binaya sığınanları öldürmek için kiliseye molotof kokteylleri attılar. Sabaha kadar devam eden çatışmalarda 2 kilise yakıldı, 12 kişi öldü, 232 kişi yaralandı. Olağanüstü toplanan Mısır kabinesi, başkentte sokağa çıkma yasağı ilan etti.

Çatışma boyunca güvenlik güçlerinin, tarafların her ikisine de uzun süre müdahale etmemesi, radikal İslamcıların Hüsnü Mübarek sonrası dönemin otorite boşluğundan yararlanmak istediğine yoruluyor.

Hıristiyan nüfusun bulunduğu birçok kentte polis, rejimin devrilmesinden bu yana kilise çevrelerindeki güvenliği tamamen bıraktığı için, din görevlileri bir süredir korku içinde yaşıyordu.

Yönetme becerilerini kullanıyorlar

Sokaklarda özgürlük yürüyüşleri sürerken, meydanlardaki emekçiler bujuvaziden daha çok kelle talep ederken, iki kilise ateşe veriliyor. Onlarca insan yangınlarda can veriyor. O günlere kadar din, mezhep, etnisite ayrımı gözetmeden özgürlük isteyen, Mısır burjuvazisini inim inim inleten emekçilerin rejime karşı giderek berraklaşan bilinçlerinde en aşağılık bir yöntemle travma yaşatmaya çalışıyorlar. Mısır burjuvazisi önce kaos yaratarak emekçilerin bilincini, kendilerine olan sınıfsal güvenlerini, ‘Düzeni ancak ben sağlarım, ben olmazsam kaos olur’ üzerinden kırmaya çalışıyor. Sonra da yeni düzenin reform sınırlarına çekerek kendisine toplumsal olarak kabul alanı açmaya çalışıyor. Mısır’da işçi sınıfı kendi sosyalist sınıf talepleri etrafında yürüyüşünü sürdürmek zorundadır. Yoksa Mısır burjuvazisi yüzyılların yönetme alışkanlıklarıyla adımlarını derin atıyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*