Anasayfa » GÜNDEM » “Milli istihdam seferberliği”, taşeronluk, asgari ücret, işbaşında eğitim, MESS dayatmaları… Hepsi tek bir sermaye programı!

“Milli istihdam seferberliği”, taşeronluk, asgari ücret, işbaşında eğitim, MESS dayatmaları… Hepsi tek bir sermaye programı!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısında şu açıklamalarda bulundu:

“İşçi ve işverenden fedakarlık bekliyoruz. Son 15 yılda asgari ücreti 7.5 kattan fazla artırdık. İşçimizi piyasa koşulları karşısında korumuş olduk. Bu salı itibarıyla onaylanan Torba Yasa ile birlikte asgari ücretlilerin vergi dilimi kayıplarını telafi etmiş olduk. Asgari ücret Ocak ayında neyse Aralık ayında da o olacak.”

Sarıeroğlu, Temmuz ayında Çalışma Bakanlığına getirildi. Eski Hak-İş Kadın Komisyonu Başkanı. Kamu emekçileri için yüzde 3+3 dayatmasına imza attı. Sonra birkaç ay hiç sesi soluğu çıkmadı. Son günlerde birden bire Erdoğan-AKP’nin yeni “vitrin yüzü” olarak piyasaya çıktı.

KAGİDER (TÜSİAD’ın kadın kolu, diyebiliriz) ile Hilton’da kahvaltı yaptı. “Milli İstihdam Seferberliği”nin (Ulusal İstihdam Stratejisinin yeni adı!) ikinci fazını başlatıyoruz. Bu programı yakında açıklayacağız. KAGİDER’in önerilerini dikkate alacağız, kadınların çalışma hayatına katılımını artıracağız, dedi.

Eğitim-Sen dışındaki memur sendikalarıyla görüşüp, vaatlerde bulundu.

Taşeron planı konusunu, yıl sonuna kadar açıklayacağız, dedi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda da, işçilerden, daha ne istiyorsunuz, diye, “fedakarlık” istedi.

Sonuç:

1- Burjuva faşist iktidar, yıllardır oyalayıp kandırdığı taşeron işçilerine dönük, bir miktar beklenti yaratmaya çalışan, ancak asıl olarak taşeronluğu yaygınlaştıracak bir program açıklayacak.

2- Taşeron işçilerde yaratmaya çalışacağı beklenti ile önemli bölümünü taşeron işçilerin oluşturduğu asgari ücrette olabilecek en düşük zammı geçirmeye çalışacak. Patronlara 2 yıldır verilen asgari ücrete 100 liralık devlet teşviğinin kaldırılması da, asgari ücret zammında aşağı doğru basıncı artıracak.

3- “Milli İstihdam Seferberliği”, şu bildiğimiz “Ulusal – güvencesiz, kiralık geçici, esnek, en düşük ücretten, sosyal haksız- İstihdam Stratejisi”nin kod adıdır. Açıklanacak taşeron programı da bunun bir parçası olacaktır.

4- İşçilere dönük saldırı, ekonomik krizin de kendisini daha fazla hissettirmeye başlamasıyla, 2018’de bir dalgaya dönüşecek. Ücretler, haklar minimize edilirken, esneklik, güvencesizlik, çalışma süre ve temposu (yani mutlak ve göreli artı-değer sömürüsünün ve baskısının) maksimize ediliyor. MESS’in 130 bin işçiyi kapsayan metal sözleşmesinde, yüzde 4-10 arası zam, kıdemli işçilerin ücretlerini budama, ve hastalık izinlerini bile ücretten kesen tam zamanında üretim ve performans sistemini dayatması, bunun en açık göstergelerinden biri. “İşbaşı eğitim”in 6 aya çıkarılması ise, patronlara devlet tarafından ödenen asgarinin altında bir ücretle, haksız, güvencesiz 6 ay çalıştırılıp, atılmak anlamına geliyor. Ve tabii, “kursiyer, bursiyer, stajiyer, işbaşı eğitimi, toplum destekli çalışma, kiralık geçici işçilik…” vb gibi adlar altında, işçi sınıfı içinde en güvencesiz, esnek, geçici, en düşük ücretli tabakanın hızla genişletilmesi… Bu tabaka ileri sürülerek, MESS dayatmasında görüldüğü gibi, ortalamanın üzerinde ücret ve haklara sahip işçi kesimi de dibe doğru bastırılıyor.

5- Demek ki, sorun yalnızca taşeronluk da değil. Taşeronluk esnek güvencesiz çalışmanın biçimlerinden yalnızca biri.

6- Asgari ücret konusuna geri dönersek: Taşeronluk ve tüm biçimleriyle esneklik, güvencesizlik, performans, tüm biçimleriyle Ulusal İstihdam Stratejisine karşı mücadele etmeden, gerçek ücretleri artırmak, hatta daha fazla erimesini engellemek mümkün değil. Fakat kriz, işsizlik, geçim sorunu büyüdükçe, mevcut ücretini koruyabilmek veya asgari ücret alabilmek için bile, daha fazla çalışmaya, esneklik ve güvencesizliğe boyun eğmek de yaygınlaşıyor. Bu kapitalizmin bize dayattığı kısır döngü, azami sömürü/azami eziyet kapanı…

7- Saldırının bütünselliğini kavramadan, yalnızca asgari ücret, yalnızca taşeron, yalnızca MESS dayatmaları sorunuyla parçadan mücadele edilemez. Bu mücadeleler kısmi kazanımlar elde etse bile, bütünsel geriye gidiş eğilimini kendi başına durduramaz. Kapitalizmin saldırı programının bütünselliğine karşı, işçi sınıfının dayanışma, birleşik örgütlenme ve mücadelesini geliştirecek, emeğin öz savunması mücadelesiyle kapitalizmi hedefe koymayı birleştirecek, bir mücadele programı ve pratiği yakıcıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*