Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Metro işçileri patron ve sendika işbirliğine karşı grev diyor

Metro işçileri patron ve sendika işbirliğine karşı grev diyor

METRO GROSMARKET İŞÇİLERİNE SEFALETİ REVA GÖRÜYOR

Metro Grosmarket mağazalarında çalışan işçiler isyanlarda!
Şirket ile işçilerin üyesi oldukları sendika arasında süren toplu sözleşme görüşmeleri tıkandı. Şirket, öncesinden kazanılmış hakları da gasp ederek işçileri sefalet sözleşmesiyle çalıştırmak istiyor. İşçiler grev isterken, şirket lokavt söylentisi ve baskılarla işçileri sindirmeye, sendikacılar ise 3 yıl daha koltuklarını koruma kaygısıyla orta yol bulmaya çalışıyor.

ADA_DSC_0072

ÖNCE ŞİRKET HAKKINDA BİRAZ BİLGİ…

Alman tekeli Metro Grup bünyesindeki Metro Grosmarket şirketi dünyanın en büyük toptancı mağazası olarak biliniyor.

Grubun kurumsal kimliğine dair verilerde; 31 ülkede 2.100’ün üzerinde lokasyonda faaliyet gösterdiği ve 270.000 işçi çalıştırdığı açıklanıyor. Grubun 2013-2014 yılı cirosu ise 63 Milyar Euro…

Türkiye pazarına 1990 yılında giren şirketin mağaza sayısı, geçtiğimiz günlerde 20 milyon avroluk yatırımla açılışı yapılan Antalya, Ayvalık ve Fethiye mağazalarıyla 35’e ulaşırken çalışan işçi sayısı da 5.000’e ulaşmış durumda.

Türkiye’deki perakende ve toptan satış mağazaları üzerine geçtiğimiz ay yayınlanan ‘perakende ilk 100’ verilerine göre Metro Grosmarket 3.297.196.555 TL’lik net satış rakamıyla ilk 5’nci sırada yer aldı.

“ÇALIŞANLARIMIZLA BÜYÜME” YALANI

Başarılarının sırrını; sundukları kalite-fiyat avantajı, tedarikçi ve müşterilerinin ihtiyaçlarına iyi bilmek, sosyal-etik ilkeler vb. yanında, ‘çalışanlarıyla büyüme, güvenilir işbirliği’ gibi kurumsal stratejiyle ifade eden Metro Grosmarket’in en azından çalışanlarıyla büyümediği kesin!

Şu günlerde mağazalarda en sık yaşanan olay, mağaza yöneticilerinin işçileri bir kenara çekerek, odalara alarak; “sen greve katılacak mısın?” sorusuyla başlayıp, ‘yazık olur, işini kaybedersin’ sonucuna ulaşan baskı ve tehditler…

SEFALET SÖZLEŞMESİ DAYATMASI

Metro Grosmarket şirketi ile işçilerin üyesi oldukları DİSK’e bağlı Sosyal-İş sendikası arasında 6’ncı dönem toplu sözleşme görüşme süreci devam ediyor.

İlk görüşme 31 Mart 2016’da şirketin İstanbul Kozyatağı mağazasında gerçekleştirildi. 36 madde üzerinde anlaşma sağlandı. 20 Nisan’da yapılan 2’nci toplantıda bir dizi madde üzerinde de anlaşmaya varıldı. Sonrasındaki oturumlarda sendikanın ‘kazanımlar korundu, geliştirildi’ dediği sosyal haklara dair maddeler geçti.

Görüşmeler; ücretler, ikramiye ve parasal bazı temel maddelerde tıkanınca sözleşme süreci resmi arabulucunun devreye girdiği yeni bir aşamaya evirildi.

İKRAMİYE VE ASGARİ ÜCRET ARTIŞ HAKKINI GASP HAMLESİ

Şirketin teklifi şöyle: ‘2015 yılında ödenen 12 aylık ücret ile 4 ikramiyenin toplamına yüzde 4 ücret artışı (sonradan yüzde 7 olarak revize edildi) yapılacak. Elde edilen toplam tutar 12’ye bölünerek aylık ücret belirlenecek. Ek olarak bir defalığına aylık ücretin yüzde 10’u tutarında bir köprü ödemesi yapılacak.’

Şirket, bu teklif ile yıllık 4 ikramiyeyi aylık ücretlere giydirip eritme hamlesi yaparken, hesaplamayı da 2016 üzerinden değil 2015 ücret tutarı üzerinden dayatıyor. 2016 Ocak ayından geçerli asgari ücretteki yüzde 30’luk artış hakkını yok sayıyor.

Kapitalistlerin ‘ahlak ve etik değerleri’ de böyle oluyor demek ki… Hani çalışanlarımızla büyüyecektik!

Şirketin yaptığı teklifin ücretlere yansıması şöyle oluyor; Mevcut rakamlarla işçinin maaşı (sosyal haklar hariç) ikramiye giydirilmiş haliyle brüt 2.196 TL’dir. Şirketin teklifi ise brüt 1.716 TL’ye tekabül ediyor.

Bu haliyle 4 ikramiye ücrete giydirildiği durumda ve yüzde 7 ücret zammı hesabıyla; işe yeni alınan işçiler yürürlükteki asgari ücret dolayında, kıdemli işçiler ise net 1.610 TL dolayında bir ücretle çalıştırılmış olacak.

Söz konusu rakam örneğin İstanbul’da en fazla 2 ev kirası tutarı kadardır…

Sermaye sınıfı bir bütün olarak işçi ücretlerini baskılayıp aşağı çekiyor. Metro Grosmarket’de işçilerini daha fazla sefalet ücretine mahkûm ederek trilyonlarını büyütecektir.

SENDİKA KIVRANIYOR!

Arabulucu süreci de sonlandı. Sendika, parasal konulara dair bazı maddeler üzerinde de anlaşma sağlandığını açıkladı.

Şirket, arabulucu sürecinde yüzde 4’lük artış oranını revize edip yüzde 7’ye çıkarmış olsa da 2015 rakamlarını esas alması ve yıllık 4 ikramiye hakkını ücretlere giydirme dayatmasından vazgeçmedi, arabulucu süreci bitti.

Şu anda işçilerin ve sendikanın gündeminde grev, Metro işvereninin gündeminde grevi boşa çıkarma ve bu amaçlı işçileri sindirme çabaları var.

Sendika ise kıvranıyor!

Kıvranma meselesinin bir tarafında yüzde 1 barajının altında kalma endişesi vardı. (Sosyal-İş’te dahil toplam 91 sendika baraj altında kalacak, TİS yapma yetkisini yitirecekti. Son anda bu sürenin 2 yıl daha uzatıldığı haberi geldi.) Bu yetkisiz kalma riski Metro işvereninin elinde sendikayı sıkıştırmak için bir koz idi.

Ancak ‘kıvranma’ meselesinin esası Sosyal-İş’in bu şirkette yetkili sendika olma süreciyle alakalıdır. Sosyal-İş’in Metro mağazalarında nasıl örgütlenip yetkili sendika haline geldiğini kısa bir süre önce gazetemizin facebook sayfasında yayınlanan Metro işçilerinin mektubu gayet açık anlatıyor. (İlgilenmek isteyenler SOSYAL-İŞ KİMİN SENDİKASIDIR? başlıklı yazıya bakabilirler.)

İşçilerin mektubu, sendikanın mağazalarda nasıl işveren desteğiyle kendini var ettiğini ortaya koymakla kalmıyor, yapılan sendikacılığın rezaletini ve kendi düzenlerine biat etmeyen işçileri işverenle beraber işten atmaya varan sonuçlarını da gözler önüne seriyor.

METRO GROSMARKET SENDİKAYI DA İŞÇİLERİ DE DİKKATE ALMIYOR

Şirketin, 6’ncı dönem TİS görüşmelerinde yüzde 30’luk yasal asgari ücret artışını dikkate almayıp 2015 yılını baz alarak ücret teklifi yapması ve işçiler için en önemli kazanım olan yıllık 4 ikramiye hakkını kuşa çevrilen ücretlere yedirerek ortadan kaldırmak istemesi, sendikayı ve işçileri dikkate almadığını yeterince ifade ediyor.

Örnektir; mağazalardaki işçilere ait sendika odasının açılmasını şirket istemiyor, sendikanın buna yaptırımı değil zımni onayı var. Örnektir; şirketin mağaza amirleri, müdürleri vb. işçileri “greve katılacak mısın?” diye sorguya alıyor, ‘katılırsan senin için hayırlı olmaz’ minvalindeki baskı ve tehditlerle sindirmeye çalışıyor. İşçi, sendika şube başkanını arayıp “böyle bir durum var, sürekli baskıya maruz kalıyoruz, böyle bir hakkı var mı!” diye soruyor, sendikacı “evet maalesef var, böyle yapmamaları gerekir ama yapıyorlar” cevabı veriyor!

Greve gidecek sendika yöneticisi mağazada işçilere, “greve katılmayanlarda aynı haklardan yararlanacak” açıklaması yapıyorsa söylenecek fazla söz kalmış mıdır?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*