Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Metale odaklan!

Metale odaklan!

Metaldeki TİS mücadelesinin, sınıf mücadelesindeki kritik önemi halen “sol kamuoyu” tarafından kavranabilmiş değil:

1- Türk Metal’in Bosch’tan sarsılması, Arçelik ve Renault’daki işçi eylemleriyle sıkışması, işçi sınıfın öncü bölüklerinden metal işçileri üzerindeki faşist Türk Metal ablukasını kırma olanağını veriyor(du).

2- Başını metal işçilerinin çektiği 600 bin işçinin TİS’lerinin bu yıla yığılmış olması, metal işçilerinin daha geniş bir işçi hareketlenmesine yol açması olanağı veriyor.

Devrimci ve sol hareketin, Birleşik Metal İş dahil sendikaların metaldeki TİS sürecine ilgisi her zaman ki gibi oldu. Bosch’taki savaşım, ardından Arçelik ve Renault’daki eylemlerle yüzler biraz metal işçilerine döndü. Heyecanlanıldı. Metal işçileri ve eylemleri alkışlandı. Sonra…?

Sonra, metal işçilerinin eylemleri geçici olarak yatışınca, sınıf mücadelesinde kritik olanaklar taşıyan metal işçilerinin TİS mücadelesi unutuluverdi. Yüzler metal işçilerinden geri çevriliverdi.

Bu devrimci ve sol hareketin işçi sınıfına yaklaşımında ultra kendiliğindenciliğinin tipik bir hücre kesitidir. Bir işçi kesimi hareketlendiğinde, biraz kımıldanılır, dışardan ajitasyon yapılır. O işçi eylemleri yatışmış göründüğünde, unutulur gider. Stratejik bir kavrayış, sınıf savaşımına dair taktik bir odaklanma, eylemler duraksadığında da ısrarla sürdürülen bir yığınak yoktur.

Kasım başındaki metal işçileri eylemlerinin ardından -içlerinde Devrimci Proletarya’nın da olduğu- pek az devrimci ve sol hareket, sınıf savaşımında hem stratejik hem de güncel-taktik olarak temel bir halka olan metal işçilerine dönük çalışmasını devam ettirdi. Etki olanakları belli bir anda çok sınırlı olsa da, her işçi eylemine teğet geçecek bir yüzeysellik, bu etkisizliği sonsuzlaştırır. Odaklanmış, giderek işçiler içinde de kökleşecek ısrarlı, canlanma süreçlerini de dinamik olarak değerlendirmeyi bilen bir çaba ise devrimci etki olanaklarını artırmanın tek yoludur.

birlesik_metal_isBirleşik Metal ne yapıyor?

Birleşik Metal’ gelince… Bu 4 ay içinde TİS inisiyatifini elinde tutmak, Türk Metal’i ve MESS’i sıkıştırmayı sürdürmek için hemen hiçbir şey yapmadı. Adeta Türk Metal’in durumunu yeniden toparlaması için onun yaptıklarını seyretmekle yetindi. Türk Metal’i Bosch’tan sarsarak, Türk Metal tabanında hareketlenmeyle çok avantajlı girdiği süreçte inisiyatifi adeta gümüş tepsi içinde Türk Metal’e sunma noktasına geldi.

Dar TİS sendikacılığında, TİS sürecinin ilk ve ikinci 60′lar günlük dilimleri rehavetle geçer. Ancak uyuşmazlık zabıtları tutulup, yumurtanın kapıya dayandığı, olmazsa grevin gündemleşceği son 60 günlük dönemde bir canlanma başlar. Herşeyin eldekini korumaya dönük bir TİS’e indirgendiği tarzın rutini budur. Birleşik Metal önceki TİS sürecinde, ilk kez Türk Metal satışına teslim olmamış, kısmi grevlerle ek sözleşmeyi zorlayarak kısmi kazanımlar elde etmişti. En önemlisi, ilk kez Türk Metal’e teslim olmadan, kısmi de olsa bağımsız bir inisiyatif göstermişti. Türk Metal’in bu TİS’te tabandan sarsılmasına yol açan etkenlerden biri de bu olmuştu. Bu inisiyatifi Türk Metal’in tabanından kırılganlıştığı bir süreçte artırmak yerine, geriye çekmek, eski edilgen pozisyonuna dönmek, sendika bürokrasisinin tanımı gereği olan “kısmi kazanımların rehaveti”dir.

Birleşik Metal’in son 4 aydır, beklemek ve Türk Metal’i seyretmekten başka bir şey yapmamış olmasının örtük içerimi şudur: Tabanı tarafından sıkıştırılan Türk Metal’in ister istemez, önceki satışlarından daha iyi bir sözleşme yapmasını beklemekte, kendisini sıkıntıya sokmayan bir pragmatizm sergilemektedir. Metal işçilerinin Türk Metal’e tepkisini daha ileriye taşıyacağı yerde, sıkışmış Türk Metal’den “daha iyi sözleşme” beklemekle yetinmektedir. Böylesine avantajlı girdiği bir süreçte, tüm inisiyatifi Türk Metal’e bırakarak geri çekilmenin başka hiçbir açıklaması yoktur.

Türk Metal çok sıkıştı, eylem yapmadan ve işçiyi biraz yumuşatacak bir sözleşme yapmadan kurtaramaz diye, savaşım meydanından çekilmek! Meydanı Türk Metal çetesine bırakmak! Niyet ne olursa olsun, bu, birincisi, Türk Metal’e metal işçisi üzerinde kontrolünü restore etmesi için gökte aradığı fırsatı gümüş tepside ona sunmak, ikincisi, TİS sürecinin kaderini Türk Metal’e bırakmak, üçüncüsü Türk Metal’e yedeklenmek demektir.

Türk Metal çetesi

Türk Metal ise, en sıkıştığı dönemde kendisine tanınan bu fırsatı, işçiler üzerindeki örümcek ağlarını yeniden örmek için kullanıyor. “Türk İş yönetiminde çoğulculuk” adı altında Sendikal Güç Birliği’nin de pervasız işbirliğiyle, Türk İş Genel Başkanlığı’na oynuyor. Sendikal Güç Birliği’nin 21 Mart’ta Lüleburgaz’da, Türk Metal’in ise 23 Mart’ta Çorlu’da birer “işçi toplantısı” yapacak olması, tabii ki raslantı değil. Bu işbirliğinin göstergesi. Petrol-İş gibi Sendikal Güç Birliği’den bir iki sendikaya genel merkezde yer vererek desteğini alan Türk Metal çetesi, Türk-İş’te olağanüstü kongre istemeye hazırlanıyor. Pevrul Kavrak’ın 8 Mart toplantısı adı altında Erdoğan’ı yağlama fotoğrafına bakıldığında, Türk İş başkanlığı icazetini de AKP’den almış görünüyor!

Sendikal Güç Birliği ve Hükümet ile Türk-İş’i bağlamış görünen Türk Metal çetesi, şimdi bir dizi eylem ve etkinlik manevrasıyla TİS mühendisliğini başlatıyor. Çorlu’da 21 Mart’ta “1500 metal işçisiyle eylem kararlarını açıklayacağı”nı ilan etti! Yer olarak Çorlu’nun seçilmesi de tabii raslantı değil. Daiyang-SK greviyle DİSK/Birleşik Metal’in Çorlu ve Trakya sanayi havzalarında yarattığı etki ve hareketlenmenin Türk Metal/Türk İş tarafından kontrol altına alınması hedefleniyor. Birleşik Metal grup TİSlerinde Türk Metal çetesine azami manevra serbestisi alanı sunarken, Türk Metal daha ilk adımında, metal işçileri grevi ile Birleşik Metal’in Çorlu’da kazandığı bir inisiyatifi boğma kastıyla hareket ediyor. TİS sürecinde kazandığı saldırı inisiyatifini kullanmayıp, kendi elleriyle Türk Metal çetesine teslim eden Birleşik Metal’e de, maalesef, bu oyunun nasıl oynanacağını göstermiş oluyor! Sınıf mücadelesinin yasasıdır: Sen kazandığın inisiyatifi geliştirip sınıf düşmanının alanını daraltmazsan, ona toparlanması için zaman ve fırsat tanırsan, çok geçmeden o kazandığın inisiyatifi de dağıtmak için harekete geçmesine hizmet etmiş olursun! Birleşik Metal bu edilgenlikte gitmeye devam ederse, bırakalım Türk Metal’i sarsma fırsatını, yeni Sendikalar ve TİS yasası ile de eli güçlenmiş olan Türk Metal’in daha da saldırganlaşmış biçimde, sonraki süreçte her yerde kendi kapısına dayandığını görecek!

Faşist Türk Metal çetesi, 23 Mart’tan itibaren metazori olarak, metal işçileriyle bir dizi kitle eylem ve etkinliği yapacak. Taban basıncını ve (muhtemelen Nisan’ın 2. yarısındaki) satışa taban tepkisini olabildiğince azaltmak ve kontrol altında tutmaya çabalamak için eli mahkum. Bunlar hava boşaltma eylemleri olmakla kalmayacak, Türk Metal’in metal işçisini/ve dahası muhtemelen artık Türk-İş tabanı üzerinde yeniden kontrol altına alma amaçlı bir mühendisliğin bir parçası olacak. İşçiler üzerinde eski saldırgan, faşist baskı ve tahakküm biçimlerini bir yana bırakmayacak, ama işleri artık salt bununla götüremeyeceği için daha atraksiyoner yöntemleri de kullanacak. Türk-İş’in başına gelirse, metalden sonra sıradaki 500 bin işçinin TİS beklentilerini “yönetilebilir” kılmak için, aynı zamanda atraksiyoner bir kontrol sahası oluşturmak durumunda. Tehlikelerden biri, faşist Türk Metal ablukasının, Birleşik Metal’in metal işçilerini Türk Metal’den istifaya çağırmaya bile cesaret edememesi ve inisiyatifi ona terketmesi, SGB’nin ise işbirliğiyle, hem de alanı büsbütün genişletilerek meşrulaştırılmaya çalışılmasıdır. Gelen gideni aratır derler. Türk Metal çetesinin, Kumlu gibilerin bostan korkuluğuna nazaran, daha tahakkümcü, aktif kontrol ve manipulasyon yapan ve zehir akıtan bir çete olduğunun altını çizelim.

Metal TİS’lerinde en kritik döneme girildi

Tüm bunlar, Türk Metal çetesinin zayıf karnını, TİS sürecindeki kırılganlığını ortadan kaldırmıyor. Öfkeli tabanına bir şeyler “koklatmak” zorunda. Lakin uzantısı olduğu MESS’in ücret zammı teklifi, beklendiği gibi yüzde 4.6! Son 6 aylık enflasyonun dahi altında ve ortada Türk Metal’in baştaki yüzde 18 taslağına bile gürlemiş kocaman bir metal işçisi var! MESS’in görüşmelerde her zamanki geleneksel esneklik dayatmaları olan denklik ve telafi çalışmasının ötesinde bu kez daha üstten bir kart, kriz ve ücretsiz izin, kısmi zamanlı çalışma kartını göstermiş olması da, ücret zammını olabildiğince aşağıya çekmeye çalışacağını, yüzde 4.6′nın birkaç puan fazlasının üstüne çıkmayacağını gösteriyor. Türk Metal her koşulda satacak ve işçiyi ketempereye getirip kontrol altında tutmak için ne yaparsa yapsın, metal işçilerinin tepkisi, öfkesi olacak. Yani TİS süreci bitmiş değil, en kritik günleri önümüzde uzanıyor.

Öyleyse, sorun MESS-Türk Metal çetelerinin ne yaptığı değil, devrimcilerin, solun, Birleşik Metal’in, metal işçilerinin ne yapmadığıdır!

Birleşik Metal, kendi geri duruşunu rasyonalize etmek için tabanına durmadan Türk Metal’in ne kadar sıkıştığı, eylem yapmak zorunda kalacağı propagandası yaptı. Bu da Birleşik Metal’in rehaveti ile birleşince, tabanda Türk Metal’in “iyi sözleşme yapacağı” beklentisi yarattı. Bu iki olasılığı gündeme getirebilir: Birleşik Metal’in bu ataleti sürerse, 1- MESS’in de güçlendirmeyi gözetmesiyle, Türk Metal bir dizi eylem de yapmış olmasıyla, tabana bir şeyler “koklatılırsa”, bu kez dengeler tersine dönmeye, Birleşik Metal’in tabanı sarsılmaya başlayabilir. 2- Ağır bir satış durumunda, yalnızca Türk Metal’in tabanından değil, ondan “iyi sözleşme” hayaline kapılan Birleşik Metal tabanından da ciddi tepkiler yükselebilir.

Diğer taraftan MESS’in bir dizi teklifini bile (Birleşik Metal açıklamadığı için) Türk Metal sitesinden okumak durumunda kalan, en sonu MESS’in yüzde 4.6 teklifinin de üst sınırının ne olacağını anlayan Birleşik Metal tabanından sendikanın rehavetine karşı tepkiler şimdiden kendini göstermeye başladı. Bunlar kaçınılmaz olarak artacak. Ancak sorun, bu kez Türk Metal’in basıncıyla göstermelik (bir iki puan fazladan almak için) bir iki eylem değil, öncü metal işçilerinin inisiyatifi ele alması, tabanın hareketlenmesi, Mart-Nisan’da nabzın kitle eylemleriyle yükseltilmesi, Türk Metal’den hiçbir beklentiye girmeden tabanıyla eylemlerle ileriye doğru bir etkileşim kurulması ve tabandan greve hazırlanmaktır. Birleşik Metal’in Türk Metal’e adeta hediye ettiği inisiyatifi yeniden kazanması, ancak tabandan, öncü metal işçilerinin grev iradesini deklare edilmesi ve grev komitelerinin kurulmasıyla gerçekleşir.

Türk Metal’in bir dizi büyük otomotiv fabrikasında “10 bin kişiyle greve çıkarız, ama 7 bin kişiyle döneriz” türünden belagat yapması, grev kırıcılığı çabası kadar tabanda bir grev nabzı ve eğilimi olduğunu da gösteriyor. Aylardır direncini sürdüren, Türk Metal’i yakın markaja alan, ona hayatında yapmadığı dansları yaptıran büyük metal fabrikalarındaki işçiler, Türk Metal’in birkaç eylem atraksiyonuyla da ipin ucunu bırakmayacak. Türk Metal’in bu eylemleri grevin önünü kesmek için yapıyor olmasına karşın, bu eylemlerin grev hedefine bağlanması ve işçilerin inisiyatifinde yürütülmesi ise ancak taban inisiyatifiyle, taban etkileşiminin güçlenmesiyle, grev komitelerinin kurulmasıyla mümkün olacaktır.

Metal grup sözleşmelerinin 30 ile 45 günlük, en kritik süreci önümüzdedir. Metal işçileri dinamiğine odaklanmamızı bir üst düzeye çıkarıyoruz. Tüm güç, Birleşik Metal, Türk Metal tabanları ve sendikasız metal işçileri ile temasları, ilişkileri artırmak, eylemlerde metal işçilerinin içinde olmak, kitle grevini gündemleştirmek, metal işçilerinin grev örgütlenmesi ve iradesini geliştirmek, satış durumunda ortaya çıkacak tepkileri geliştirmeye ve greve yönlendirmeye odaklanmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*