Anasayfa » GENÇLİK » Mersin’de Kürt öğrencilere çirkin tezgah

Mersin’de Kürt öğrencilere çirkin tezgah

Mersin Üniversitesi ile Emniyet Müdürlüğünün işbirliği sonucunda 107 yurtsever öğrenci Kredi Yurtlar Kurumundan atılırken, 67 öğrenciye ise “Devlet malına zarar verdiği” gerekçesiyle para cezası verildi. Para cezasını şantaj olarak kullanan Mersin Emniyet Müdürlüğü, öğrencileri ajanlığa zorluyor.

Mersin’de Kürt çocuklarına ve yurtsever öğrencilere yönelik baskı ve yıldırma politikaları devam ediyor. Son olarak Mersin Üniversitesinde yaşanan taciz ve tecavüz olayının açığa çıkartılması için eylem yapan öğrencilere, üniversite yönetimi ile emniyet müdürlüğü işbirliğiyle okuldan uzaklaştırma, yurttan atılma, para cezasına çarptırılma yöntemine başvuruldu. Bununla da yetinmeyen Mersin Emniyet Müdürlüğü, para cezasını şantaj olarak kullanarak ajanlık baskısında bulundu. Üniversite ve emniyetin baskısına dayanamayan öğrenciler İHD Mersin Şubesine başvurdu.

ÜNİVERSİTE POLİSCİLİK OYNUYOR

Mersin Üniversitesinde Kürt öğrencilere yönelik organizeli sindirme politikalarının had safhaya çıktığını ifade eden İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, üniversite yetkililerinin ‘poliscilik’ oyunu oynadığını ifade ederek, ”Özellikle son aylarda emniyet müdürlüğü ile Mersin Üniversite yönetimi işbirliğiyle Kürt öğrenciler üzerinde büyük bir baskı uygulanıyor. Önce 107 öğrenciye yurttan uzaklaştırma cezası verildi. Bunlar aynı gerekçelerle okuldan da uzaklaştırma cezası aldılar bu yetmiyormuş gibi eylem ve etkinliğe katıldığı ve devletin malına zarar verdikleri gerekçesiyle 67 öğrenciye kabahatler yasasına göre para cezası verildi. Çok ilginçtir üniversite yönetimi öğrenciler hakkında listeyi hazırlıyor ve emniyet müdürlüğüne gönderiliyor. Üniversite öğrencilere para cezası verilmesi talebinde bulunuyor. Üniversite eğitim yuvası olması gerekirken ne yazık ki poliscilik oyunu oynamaktadır” dedi.

ÖĞRENCİLER AJANLIK DAYATMASI

Kürt öğrencilere verilen para cezalarıyla ailelerin üzerinde de tehdit oluştuğuna dikkat çeken Tanrıverdi, Öğrencilere ajanlık dayatması yapıldığı için suç duyurusunda bulunduklarını ifade ederek, “suç duyurusunda bulunduk ancak herhangi bir sonuç elde edemedik. Diğer taraftan polis marifetiyle öğrencilere verilen para cezasını baskı unsuru olarak icra yoluyla öğrencilerin ailelerine ödetiliyor. Hiçbir yasak dayanağı olmadığı bir şekilde aileleri üzerinde baskı oluşturup öğrencilerin okulu bırakmak zorunda kalıyor. Yine polis telefon aracılığıyla yada yolda yakalayarak ‘gelin bizimle işbirliği yapın, olayları kimin yapıyor’ şeklinde ajanlık dayatması yapılıyor eğer bunu yağmadıkları halde aileleri üzerinde baskı oluşturma tehditleri yapılıyor. Mesela Salih U. Adlı öğrenci gözaltına alınıyor işbirliği yapmak için başta vaatlerde bulunduklarını kendi başvurusunda açıklamıştır” dedi.

Mersin Üniversitesinin polisin postacısı konumuna geldiğini anımsatan Tanrıverdi, “Üniversite yönetmenlik disiplini gerekçe gösterilerek polis ve üniversite yönetimi işbirliğiyle Kürt öğrenciler üzerinde baskı kuruluyor. Hatta öyle bir duruma gelmiş ki polis yerine üniversite yönetimi tebligatları bile göndererek emniyetin postacısı durumuna gelmiştir” dedi.

TECAVÜZÜN ÜZERİ ÖRTÜNMEK İÇİNDİ!

Mersin Üniversitesinde yaşanan tecavüz olayının üzerine gittikleri için her türlü baskıya uğrayan öğrencilerin yalnız olmadıklarını da altını çizen Tanrıverdi, “ Mersin Üniversite’sinde Recep A. isimli şahsın bir kadına yönelik tecavüz iddiasının ortaya çıkmasıyla Recep A. üzerine gitmektedirler. Olayın açığa çıkartılması için taleplerini dile getirdikleri için öğrencilerin örgütlenmesini gerekçe gösterip üniversite yönetimi polis görevini yaparak baskı kurmaya çalışıyor. Fakat böyle bilinmelidir ki biz insan hakları aktivistleri öğrencilerin yanında olacağız” dedi

POLİSLER TEHDİT İLE AJANLIĞI DAYATIYOR

Para cezasına çarptırılan Salih U. Adlı öğrenci polislerin yoğun baskısına maruz kaldığını ifade ederek, durumun açığa çıkartılması için İHD Mersin Şubesine başvurduğunu belirterek, kendisi ve başka öğrenci arkadaşlarına yönelik ajanlık dayatmasını şöyle anlattı: “üniversite’de düzenlenen demokratik bir eyleme katıldığım gerekçe gösterilerek para cezasına çarptırıldım. Aslında eylemin olduğu gün ve saatte Akdeniz İlçesinde olmama rağmen bana 10 gün okuldan uzaklaştırma ve para cezası verildi. Ailem rahatsız edilince üzerimde büyük bir baskı oluştu. Daha sonra 05.. 38008 19 numaralı telefon beni aradı. Polis olduğunu söyledi ve en yakın polis karakoluna gelip benimle özel bir mesele konuşacağını söyledi. Bende işim var gelemem dedeme rağmen ‘müsait olduğunda gel’ dayatmasını yaptı. Ama gitmedim şu an bile sivil polislerin takibindeyim artık yalnız gezemeyecek duruma gelmişim. Ayrıca Sevim D. Adlı öğrenci arkadaşımızı yolda alan Hilmi ve Unal adlı iki sivil polis tarafından ajanlık teklifinde bulunmuş ve bazı öğrencilerin üzerinde ifade verdikleri takdirde haklarında açılan davanın kalkacağı vaadinde bulunmuşlar” dedi.

ANF

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*