Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Mersin’de Nükleer Karşıtı Eylem

Mersin’de Nükleer Karşıtı Eylem

Onlarca yıldır gündemde olan, fakat oluşan tepki nedeniyle bir türlü adım atılamayan nükleer santral projelerinin son yıllarda ete kemiğe bürünmesi ve ilk nükleer santralin de Mersin Akkuyu’da temelinin atılacak olması nedeniyle, Cumartesi günü Mersin’de bir basın açıklaması yapıldı.

Mersin Nükleer Karşıtı Platform öncülünde örgütlenen eyleme KESK bileşenleri, TEMA, ÖDP, 78’liler, Greenpeace, CHP, Eğitim Emekçileri Derneği (EED) ve İşçi Meclisi katıldı.

Saat 12:00’de KESK binası önünde başlayan yürüyüşe, Recep Tayyip Erdoğan’ın (nam-ı diğer TAY-GAZ) Demirelvari açıklamaları nedeniyle olsa gerek, son dönemdeki istim almasıyla birlikte CHP’nin katılımı görece fazla idi. Sendikalardan ise SES ve Eğitim-sen flamaları ile katılırken, devrimci-demokrat-sosyalist çevrelerin katılımı ise yok denecek kadar azdı.

Yaklaşık 400 kişinin katıldığı yürüyüşlü basın açıklamasında “Nükleere İnat, Yaşaşın Hayat”, “Akkuyu Japonya Olmayacak”, “Nükleer Öldürür, Güneş/Rüzgar Güldürür”, “Israr etme boşuna, yıkacağız başına”, “Nükleer santral istemiyoruz”, “Nükleerle ölmek istemiyoruz”, “İnsanca yaşam Sosyalizmde” gibi sloganlar atıldı.

Büyükşehir Belediye Binası (Taş bina) önüne kadar devam eden yürüyüş sonunda Mersin Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Sebahat Arslan basın açıklamasını okudu. Açıklamada Japonya’daki nükleer felaketin 2. Çernobil olduğu vurgulanırken, tüm dünyada gerekliliği tekrar sorgulanan nükleer santrallerin ülkemizde her şeye rağmen projelendirilmeye devam edildiği üzerinde duruldu. Ecemiş Fay Hattı üzerinde yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Santral projesinin derhal sonlandırılması istenen açıklama sloganlarla sona erdi.

Eyleme İşçi Meclisi de “İnsanca Yaşam Sosyalizm’de”, “Kapitalizm Öldürür”, “Kapitalizm Doğayı Katlediyor, İzin Verme”, “Ya Ölü Yıldızlara Hayatı Götüreceğiz, Ya da Dünyamıza İnecek Ölüm” gibi dövizlerle katıldı.

Bütün dünya Japonya’daki nükleer santral felaketini konuşurken, dünyadışı bir yaratık modunda hareket eden kapitalist devletin baş temsilcisi Recep Tayyip’in nükleer santral riskini mutfak tüpü ve doğalgazla eşleştirerek herkesle dalga geçmesinin de etkisiyle olsa gerek klasik basın açıklamalarının üstüne çıkan bu eylemden, çıkarılabilecek birkaç sonuç şöyle: Erdoğan’ın bütün işin sorumluluğunu alacak şekilde yaptığı tuhaf açıklama bir taraftan nefret oluştururken diğer taraftan bu tepkinin yönünün sadece hükümete ve hatta Recep Tayyip’e dönmesine neden olmaktadır. Bu durum Mersin’deki basın açıklamasında da ortaya çıkmıştır. Hayati önemine rağmen çok sınırlı sayıda insanla yapılan, fakat daha önceki eylemlere nazaran daha kitlesel olan eylemdeki slogan ve taleplerin büyük çoğunluğunun sadece Tayyip’e (Akkuyu’dan Al, Evine Yap) ve AKP’ye (Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Verecek) yönelik olması bunun örneğidir. Yine bu tür eylem ve etkinliklerin örgütleyicilerinin genellikle greenpeace ve TEMA gibi sivil toplum örgütleri olması, kapitalizme karşı mücadele içinde olan tüm devrimci-sosyalistler ve sendikaların kendilerini bir kez daha düşünmelerini gerektirmektedir. Sosyalist- devrimci kesimlerin örgütleyicisi olmadıkları bu eyleme katılımcı olarak bile ilgi göstermemeleri bunun en güzel örneğidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*