Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Mersin liman direnişi büyüyor

Mersin liman direnişi büyüyor

Yaklaşık 5 yıl önce Mersin Limanının özelleştirilmesinden sonra, biraz da patron eliyle, limanda örgütlenmeye başlayan Liman-İş sendikası için Mersin limanı vazgeçilmez bir öneme sahip. Bu durum son genel merkez seçimlerinde olanca çıplaklığı ile açığa çıktı. Koltuğunda daha uzun süre oturmaya niyetli Muzaffer Akpunar işten atılan liman işçileri ve Mersin Limanının üçte birlik delege silahını iyi bir şekilde kullanan yeni Genel Başkan Önder Avcı tarafından saf dışı bırakıldı. Bunu “Seçimden sonra ilk işimiz işten atılan işçileri işe geri aldırmak olacak. Bu bizim için en önemli meseledir” diyerek başardı. Ama üzerinden geçen 45 gün Liman’da hiçbir şeyin değişmediğini göstermektedir.

Liman-İş’in Mersin limanındaki diğer 2 gündemi ise MLH’dan MİP’ye geçirilen yaklaşık 130 civarındaki işçinin ve bu transferde işsiz kalan 50 işçinin durumudur. Bu transfer yapılırken “havuzda” kalan ve 2 ay içinde işe alınacağı söylenen 50 civarında işçinin isyanı ve geçiş sonucunda önceki maaşlarının çok altında 700 TL’ye çalışmak zorunda bırakılan 130 işçinin istemleri Liman-İş yönetiminin uykusunu kaçırırken, atama ile oluşturdukları Şube ise başka bir sorun kaynağıdır.

MİP’ye geçirilen bütün taşeron işçileri kapsayacak şekilde imza altına alındığı anlaşılan “Ek Protokol”ün ortaya çıkması ise Liman-İş patronlarının ağzının tadını bir kez daha kaçırmıştır. MPO geçişleri sırasında imzalanan bu protokol, “Gizli kapılar ardında işçi nasıl satılır” derslerine konu olabilecek bir belge niteliğinde. Yeni Genel Başkan Önder Avcı’nın da imzasının da olduğu belgede işçilerin MİP’ye geçiş sonrası 700TL’ye çalıştırılacağı, yılda 2 kere verilen ikramiyelerin ödenmeyeceği imza altına alınmış. Asgari ücretin biraz üstündeki bu rakam, daha önceki firmalarında 850TL ve üzeri maaş alan işçileri çıldırtmaya yeterken, bunun sorumlusunun da sendika olması, Liman-İş’in güvenilirliğini tamamen bitirmiştir.

İş bırakma…
Tüm bu gelişmeler ışığında 100 günü geride bırakan direnişçi işçiler ise mücadeleyi bir üst aşamaya taşımışlardır. İlk 30 gün “İşveren sizi işten atmadı ki sadece Liman giriş kartlarınız iptal edildi. Bekleyin”, sonraki 30 gün “Genel merkez seçim sürecindeyiz, Yeni yönetim seçilince sorun çözülecek. Bekleyin”, daha sonraki 30 günde “Bu sorunu oluşturulacak yeni Şube yönetimi çözecek, biz sonuna kadar şubenin aldığı kararların arkasındayız. Bekleyin” ve son olarak da “Bu şube seçimle gelmedi, atandı. Bu şubenin temel görevi sendikayı seçime götürmektir. Bekleyin” şeklinde bu zamana kadar getirilen süreç, işçilerin “Acaba sendika olmasaydı halimiz daha mı iyi olurdu” diye sorgulamasının da etkisiyle 31 Ekim günü direnişe dönüştü.

Direnişteki öncü işçilerin sendikayı devre dışı bırakarak içerdeki Uğursan öncü işçileri ile temas kurup desteklerini istemeleri ve vardiya değişimi sırasında teker teker Uğursan işçilerine durumu anlatmasıyla başlayan direniş bir anda iş bırakmaya evrildi. ‘Yağ, asit, çimento ve canlı hayvan tahliye işleri yapan NÇ Denizcilik işçilerinin yaptığı işte çalışmama’ kararına bütün Uğursan işçileri uydu.

16:00-24:00 vardiyası ile başlayan direniş, 24:00-8:00 ve 8:00-16:00 vardiyalarında da devam etti. Bu sırada direniş kararı şube yönetiminde de oylandı ve 2′ye karşı 4 oyla direnişe devam kararı alındı. “Hayır” oyu veren Şube Başkanının içerdeki yoğun çabası başta olmak üzere diğer tehdit ve ikna çabalarına rağmen işçiler direnişi sürdürdü.

Ta ki Sendika Genel Başkanı’nın telefonuna kadar; İşçiler, “Şeref sözü veriyorum. Oraya gelip bu işi çözeceğim. Siz şimdi limanda bekleyen gemide çalışması gereken 12 arkadaşınızı işe gönderin” sözüne “Son bir şans verelim” diyerek, direnişe ara verdiler.

Taşeron gitti, sendika geldi
Bu eylem sonucu, 2 Kasım günü apar topar Mersin’e gelen Genel Başkan çadıra bile uğramadan direk MİP yetkilileri ile görüşmeye gitti. Yaklaşık 5 saat süren toplantı sonucunu öğrenmek isteyen direnişçi işçiler ve MLH işçileri de Genel Başkanı sendikada beklediler. İlk olarak MLH işçileri ile görüşen Önder Avcı’ya bu sefer tepki çok büyüktü.

Sen bizi 700TL’ye nasıl mahkum edersin. Bu durumun tek sorumlusu sensin“ diyen çalışan MLH işçisine “Bize gidin Sendika’da bekleyin dedin. Bizde bekledik. Artık sabrımız kalmadı” diyen transferde işsiz kalan MLH işçileri katıldı. Son söz ise yaşlı bir işçiden geldi. “Taşeron gitti, Sendika geldi”.

Hesap soran işçilere Genel Başkanın söyleyebildiği tek şey her zamanki gibi “Bekleyin çözeceğiz” oldu. MLH işçilerinden sonra başına gelecekleri iyice anlayan Genel Başkan direnişçi işçilerle toplantıya geçti. “Saat 21:00′de uçağım var” şeklindeki aceleye getirme çabaları işçilerin tepkisi ile karşılaştı. En son söylediği “İşveren, çadırdakilerin hepsi PKK’lı diyor” cümlesi ise bardağı taşıran cümle oldu.

Bundan sonra olacaklardan sen sorumlusun” şeklindeki tepki gösteren işçiler sendikayı terkederek, MİP binasına gittiler. Tepkiler karşısında ne diyeceğini bilemeyen ve korktuğu her halinden belli olan Başkan da arkalarından MİP’ye geldi.

Direne direne kazanacağız” sloganları ile binaya giren Avcı, 1 saat süren toplantı sonucunu ise şu sözlerle açıkladı: “İşveren sizden iyiniyet olarak 15 gün ortalıktan yok olmanızı istiyor. Bu 15 gün sonunda ilk başta 8 kişi olmak üzere aralıklarla işçi alımı yapılacak”. Bu teklife çok sert tepki gösteren işçiler, “Sen neden korkuyorsun”, “Tamam Muzaffer Başkanın bir gebeliği vardı. Senin gebeliğinin nedeni nedir?”, “Biz burada 35 işçi ile neler yapabileceğimizi biliyoruz, senin elinde 1000 işçi var. Sen ne yapacağını bilmiyorsun”, “Bizim şu anda tek sıkıntımız sendika”, “Sendika olmadan herşey daha iyi idi”, “Seni durduran ne Başkan, söyle bizde öğrenelim” gibi tepkiler karşısında neye uğradığını şaşıran Başkan, kurmayları ve öncü işçilerle yaptığı uzun bir görüşme sonucunda “Yarından itibaren yağ, çimento, asit işçilerinde kimse çalışmayacak. Direnişe devam” kararını açıklamak zorunda kaldı. Bu karar, limanda 5 yıldır örgütlü olan Liman-İş yönetiminin aldığı ilk ciddi direniş kararı olarak kayıtlara geçti.

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz….

Bir yorum

  1. Merhabalar,
    “Mersin direnişi büyüyor” başlıklı haberde Mersin Limanında süren direnişin, Liman İş’te örgütlü diğer taşeron firmaların işçileri ile birlikte 4 kasımdan itibaren iş bırakma ile devam edeceği yazıyor. Haber doğru olmakla birlikte sonrasında direnişteki işçiler ile diğer taşeron firmalarda çalışan örgütlü öncü işçiler arasında yapılan toplantıda;
    1-Bayram süresince limanda yetkili bulunamayacağı,
    2-Bayram süresince limanda çalışan işçilerin iki katı mesai ücreti alacak olması
    3-MIP yetkililerin sendikadan istemiş olduğu 15 günlük zaman

    kaygıları ile iş bırakma bayram sonrasına ertelenmiştir.
    Kolay gelsin.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*