Anasayfa » DÜNYA » Meksika’nın ABD sınırındaki serbest sanayi ve ticaret bölgesinde büyük grev hareketi

Meksika’nın ABD sınırındaki serbest sanayi ve ticaret bölgesinde büyük grev hareketi

Meksika’nın ABD sınırındaki kötü ünlü “serbest sanayi ve ihracat bölgeleri”nden Matamaros’ta son dönemlerin önemli grev dalgalarından biri yaşanıyor. 

Matamaros’taki 60 bine yaklaşan işçi, yüzde 20 ücret zammı ve yılda bir 35 bin peso ikramiye istemiyle greve çıktı. İşçilerin grevlerine sahip çıkmayan sermaye-devlet güdümlü sendika bürokratlarının istifası ve taban inisiyatifine dayalı, mücadeleci sendikacılık da işçilerin istemleri arasında. 2 bin işçi, 2 hafta önce, işçilerden korkup kaçan ve sendika binasını kapatan sendika patronlarına karşın sendikanın bölgesel merkez binasını da işgal etti. 

Meksika’nın ABD sınırındaki sanayi bölgeleri, korkunç bir çalışma despotizminin hüküm sürdüğü yerler. Özellikle NAFTA’dan itibaren, Meksika’daki asgari ücret bile uygulanmıyor, haftalık çalışma süreleri Meksika resmi iş yasasının bile 8-10 saat üzerinde, geçici güvencesiz işçilik, işçi cinayet ve sakatlanmaları, kadın cinayetleri had safhada, bu bölgelerde en temel geçim mal ve hizmetlerinin fiyatları ise Meksika ortalamasının çok üzerinde seyrediyor. Uyuşturucu, fuhuş ve kaçak göçmen ticareti çeteleri kol geziyor. 

Meksika’nın yeni seçilen “sol merkez” görünümlü devlet başkanı Obrador yönetiminin, sınırdaki serbest sanayi ve ticaret bölgelerindeki asgari ücreti 2 kat artırma vaadi üzerine, Matamuros’ta zaten patlama noktasına gelmiş işçilerde fiili grev hareketi başladı. 

Latin Amerika’da ABD emperyalist kapitalizminin de operasyonlarını içeren biçimde sosyal demokrat veya sosyal neoliberal denilebilecek hükümetler birbiri ardına devrilirken, Meksika’da sosyal neoliberal Obrador’un yönetime gelmesi, Meksika’da son dönemde başta öğretmenler ve güvencesiz işçiler, kent ve kır yoksullarının yükselen militan eylem dalgalarının bir ürünü. 

Buna karşı Obrador’un sınır bölgelerinde asgari ücreti “yükseltme” uygulaması tabii ki Meksikalı işçilerin kara kaşı gözü için değil. Zaten bu yükseltilmiş haliyle bile Meksika ortalamasının altında kalan sınır bölgesi ücretleri, Trump’la anlaşma halinde, Meksika ve Orta Amerika ülkelerinden ABD’deye göçü engellemek, ABD’ye geçmek isteyenleri, Meksika sınırlarındaki serbest sanayi bölgelerinde tutup burada, en ağır koşullarda çalışmaya zorlamak için düşünülmüş bir uygulama. Çünkü ABD emperyalist kapitalist oligarşisinin göçmenlere karşı izlediği kirli savaş politikası bir yana, Meksikalı ve Orta Amerikalı aşırı yoksullar, işsizler ve işçiler bile artık bu sınır bölgelerindeki bir nevi ölüm kamplarında artık çalışmak istemiyorlar ve bu bölgede çalışma daha ziyade, ABD’ye girmenin bir basamağı olarak görülüyor. Bu da bu bölgelerde, eskisinden farklı olarak bir emek kıtlığına yol açıyor, korkunç ücretler ve çalışma koşulları üzerindeki basıncı artıyor. 

Sınırdaki sanayi bölgelerindeki fabrika ve işyerlerinin büyük bölümü, ABD merkezli otomotiv, elektronik, plastik tekellerinin, şubeleri veya tedarikçileri. Aşırı ucuz işçilik, vahşi sömürü, ulusal iş ve çevre yasalarından bile muaf emek ve doğa yağması alanı. 

Asgari ücretin artırılmasına karşın buraya çöreklenmiş tekelci oligarşik şirket kolları ve tedarikçilerinin bunu tanımaması, bu bölgelerdeki işçilerin artan mücadele dinamiklerine bir itilim kazandırdı. Ama işçiler, Obrador yönetiminden beklentiye girmemek gerektiğini, Meksika devlet mahkemelerinin önce “grevler bizim yetki sahamızın dışında” diye sessiz kalması, sonra da grevleri yasa-dışı ilan etmesiyle gördüler. 

Otoliv gibi gibi otomotiv yan sanayi tekellerinin yanısıra, GM tedarikçileri, Wall Mart gibi süpermarket zincirleri ve Coca-Cola fabrikaları da grev kapsamında. En önemli gelişmelerden biri ise, işçi sınıfının en güvencesiz ve parçalanmış kesimleri arasında yer alan bu sınır bölgelerinde, işçiler arasında taban hareketine dönük koordinasyon ve örgütlenme dinamiklerinin ortaya çıkmaya başlaması. İşçilerin sermaye-devlet güdümlü sendika patronlarını ve kararlarını tanımaması. Bir sendika patronu, bir işçi toplantısında, “patronlarla asgari ücret müzakerisinin sürdürülebilmesi için greve 15 gün ara verilmesini” istemeye kalkınca, işçilerin öfke ve tepkisinden güç kaçabildi. 

Patronların fabrikaları kapatma, artık bu bölgelere yatırım yapmama gibi tehditlerine karşın, şimdiden önemli sayıdaki fabrika ve işyerindeki kararlı grevler kazanımla sonuçlanmış durumda. En önemli noktalardan biri, serbest sanayi ve ticaret bölgelerinin en kilit olanlarında biri, onbinlerce işçinin ortak taleplerle fiili grev hareketini örgütlemesi. 

Kazanımlar arttıkça, sınır bölgelerinde yeni fabrikalar da greve çıkıyor. 

Matamaros’taki grev hareketi, yalnız serbest sanayi ve ticaret bölgelerinde değil, Meksika ve Latin Amerika bütününde önemli bir etki yaratmış durumda. 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*