Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Mahmut KONUK: İşimi geri istiyorum!

Mahmut KONUK: İşimi geri istiyorum!

Çankaya İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde çalışan, SES ( Sağlık Emekçileri Sendikası) İşyeri Temsilcisi Mahmut KONUK’un görev yerinin değiştirilmesine yönelik her hafta pazartesi günleri yapılan destek basın açıklamasını bu pazartesi Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi yaptı. Basın açıklaması öncesinde Çankaya İlçe Kaymakamlığı önünde oturma eylemi yapıldı.
Oturma eylemi ve basın açıklaması boyunca ” baskılar, sürgünler bizi yıldıramaz” “direne direne kazanacağız” Mahmut KONUK yalnız değildir” insanca yaşamak insanca çalışmak istiyoruz” sloganları atıldı.

Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi tarafından yapılan basın açıklamasının tam metnini yayınlıyoruz


MOBBİNGE, BASKIYA, DESPOTİZME, KEYFİLİĞE, GERİCİ KADROLAŞMAYA, IRKÇILIĞA, AYRIMCILIĞA HAYIR!..

Bir sabah işe gidiyorsun ve durup dururken birileri yıllardır yapmakta olduğun, benimsediğin, bulunduğun alanda halka karşı sorumluluğunu yerine getirme (Mahmut KONUK için halkın ve işçilerin sağlığını koruma-geliştirme) anlamında psikolojik tatmin de sağladığın bir işi elinden alıvermiş!
-“Sen artık burada çalışmayacaksın”!..
-“Neden”?
-“Ben öyle uygun gördüm”!..
-“Yaptığım işte yetersizliğim mi var? Görevimi mi savsakladım? Birine karşı bir suç mu işledim? Rüşvet mi yedim? Yolsuzluk-hırsızlık mı yaptım”?..
-“Hayır!.. Ama ben öyle uygun gördüm. Benim takdir hakkım!..
Birileri sana sormadan, senin fikrini almadan, senin yerine senin ne iş yapacağına, ya da yapmayacağına karar vermiş…
Biraz kurcalıyorsun; altından “mobbing” çıkıyor, keyfilik çıkıyor, despotizm çıkıyor, kadrolaşma çıkıyor, işin ucu ırkçılığa-ayrımcılığa kadar uzanıyor.

MAHMUT2
. . .

Yıllardır “sağlıkta dönüşüm” adı altında tam bir “KAOS” yaşanıyor

Her ne kadar burjuva ve yandaş medyada; “sağlık hizmetlerinde büyük başarı”dan söz edilse de bu hizmeti asıl üreten sağlık emekçileri; gerçek durumun “müşteri memnuniyeti” üzerinden bir dış görüntü, ama “dışı seni içi beni yakar” misali, hastalar için tam bir kandırılmışlık ve süründürülme, sağlık emekçileri için de korkunç bir sömürü çarkı, şiddet ve baskı ortamı olduğunu her gün yaşayarak görüyorlar.
“Sağlıkta dönüşüm” adı altında uygulanan neo-liberal “YIKIM” politikalarıyla sağlık hizmetleri en alt kademeye kadar piyasalaştırılırken sağlık emekçileri de köleleştiriliyor, yıllardır mücadeleyle kazandıkları sendikal güvenceleri de yok edilmeye çalışılıyor.
İşin içine Sağlık Bakanlığındaki tarikat-cemaat örgütlenmeleri ve bunlar arasındaki rekabet , (her birinin makam ve kadro ihtiyacını karşılamak v.s. ) de girince Sağlık Bakanlığında tam bir “KAOS” ve keşmekeş yaşanıyor.
Sağlık Bakanlığı 3-4 parçaya bölünmüş durumda ve bunların her biri ötekine göre “Orman Bakanlığı”!.. Hatta Orman Bakanlığına ya da diyelim ki Milli Savunma Bakanlığına geçmek isteyenler iki bakanlık arasında “muvafakat” aldıktan sonra kolaylıkla geçiş yapabiliyorken Sağlık Bakanlığının bu “ayrılmış parçaları” arasında isteğe bağlı geçiş mümkün değil.
Ancak “çekirdek kadro” içinde iseniz ve “yandaş”sanız bütün kapılar size açık olduğu gibi aynı anda bir-kaç görev-unvan, üstüne “kıyak” maaşlar da alabilirsiniz.
Bir de “ücretli köleler” arasından bir yere ihtiyaç hasıl olduğunda, size sormadan anında önünüze bir görev (geçici veya sürekli) onayı konabilir.

MAHMUT3

Maya Takvimine göre “kıyamet kopacağı” söylenen 21 Aralık 2012 günü “kıyamet” sağlık emekçilerinin başına koptu. Bir gecede 7 (yedi) bin kişinin tayini çıktı. Sağlık emekçileri tam bir güvencesizlik ve belirsizlik içinde çalıştırılıyor. Binlerce insanın yıllardır yaptığı “asli işi” başka yerde, “asli kadrosu” başka yerde.
Bu kaotik ortam içinde sendikal mücadeleden insan hakları ve düşünce özgürlüğü mücadelesine kadar fiili ve meşru mücadele alanlarından tanıdığımız; halen SES Çankaya İlçe Sağlık Müdürlüğü İşyeri Temsilciliği yapan, aynı zamanda İnsan Hakları Derneği Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi Aktivisti Mahmut KONUK’un yıllardır yaptığı işi ve işyeri kendi istemi dışında keyfi bir şekilde değiştirilmiştir.
Sağlık ocakları kapatılıp Aile Hekimliğine geçildiğinde “Aile Hekimi Elemanı” olmayı kabul etmeyen Mahmut KONUK’un kadrosu Çankaya Toplum Sağlığı Merkezine verilmiş, ancak yıllarca Çankaya Sağlık Grup Başkanlığı Ağız ve Diş Sağlığı Denetim Ekibinde Sağlık Memuru Olarak çalışmıştır. Bu sürede bazı yetkililerin ırkçı-ayrımcı uygulamalarıyla karşılaşsa da bunun hakkından gelebilen Mahmut KONUK Kasım 2012’de yürürlüğe giren 663 Sayılı KHK ile Grup Başkanlıklarının lağvedilip yerine İlçe Sağlık Müdürlüklerinin oluşturulması ile yeni bir baskı ve mobbing dalgasına uğramıştır.
Çünkü Çankaya İlçe Sağlık Müdürlüğüne atanan Dr. Muhammet Fatih TAŞLIÇAY gelir gelmez bir baskı ve terör dalgası estirmiş, açıkça “kendi kadrosunu kuracağını” ilan etmiş, kadrosu İlçe Sağlık Müdürlüğünde olan birçok çalışana da “kendinize yer beğenin” demiştir.

MAHMUT4

Muhalif sol kimlikli bir Sendika’nın; SES’in İşyeri Temsilciliğini yapan, hak aramaktan, fiili ve meşru mücadeleden yana konuşan Mahmut KONUK da belli ki Muhammet Fatih TAŞLIÇAY’ın “kendi kadrosu” içinde tasavvur ettiği “ölçü”lere uymamaktadır. Ayrıca M. Fatih TAŞLIÇAY kendinden önceki Grup Başkanının prim vermediği ırkçı-ayrımcı hedef göstermelerin de üstüne atlamıştır.
Mahmut KONUK’un karşı karşıya kaldığı baskı, mobbing ve ayrımcılık kendine özgü yanlar taşısa da asla tekil bir olay değildir ve her gün yüzlerce örneği ile hayatın içinde karşımıza çıkmaktadır. “Olağan” karşılanıp kanıksandıkça da asla bitmeyecektir.
Mahmut KONUK’un bir İşyeri Temsilcisi olarak işinin ve işyerinin kendi istemi dışında değiştirilmesi sendikal güvencelere açık bir saldırıdır.
Mahmut KONUK’un ırkçı-ayrımcı Saiklerle mobbinge uğraması anayasa ve yasalardaki “eşitlik” ilkesi ile “ayrımcılık yasağı” ilkesinin açık bir ihlalidir ve “SUÇ”tur.

Mahmut KONUK yıllarca yaptığı işine ve işyerine derhal iade edilmelidir.
“Kendi kadromu kuracağım” diyerek ayrımcılık yapan, keyfi ve despotik uygulamalar yapan Çankaya İlçe Sağlık Müdürü Muhammet Fatih TAŞLIÇAY ve ayrımcılık yapan diğer personel hakkında soruşturma açılmalı ve görevden alınmalıdırlar.

Keyfi uygulamalara, mobbinge, despotizme, ırkçı-gerici kadrolaşmaya, ayrımcılığa hayır.

ANKARA DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK GİRİŞİMİ

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*